enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,1846
EURO
52,9954
ALTIN
6.703,28
BIST
14.442,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
13°C
İstanbul
13°C
Çok Bulutlu
Pazar Hafif Yağmurlu
11°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
14°C
Salı Az Bulutlu
17°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
19°C

İnsan Görünümlü İlk Robot Tam 250 Yıl Önce Geliştirilmişti: Çağının Çok Ötesindeki “Writer” ile Tanışın!

Bugün robot dediğimizde aklımıza ilk olarak Sophia geliyor. Meğer dünyanın “insan görünümlü ilk robotu” günümüzde değil, 18. yüzyılda geliştirilmişti.

İnsan Görünümlü İlk Robot Tam 250 Yıl Önce Geliştirilmişti: Çağının Çok Ötesindeki “Writer” ile Tanışın!
01.02.2024 23:00
18
A+
A-

Evet, ilk bakışta yazı yazan bir oyuncak bebek görünüyor. O periyotlarda hangi teknolojiyle bu gerçek oldu diye düşünebilirsiniz; çünkü periyodunun çok ötesinde gelişen bu robot, günümüz teknolojisine kapı aralayan cinsten.

Birazdan göreceğiniz dünyanın “insana benzeyen ilk robotu” şimdi başınızda oluşandan çok uzak bir profilde. Kendisi komutsuz yazı yazabilen bir çocuk figürüydü. Üstelik bahsettiğimiz yıllar için bu olağanüstü bir şeydi.

Çoğu insan, “robot” sözünü hâlâ yeni gibi düşünüyor.

Robotların, sandığımızdan daha eski bir teknoloji olduğunu 1773 üretimi “Drawing Uzunluk Automata” isimli robot kanıtlıyor. Ancak geçmişte insanlar buna benzeyenteknolojilere bizlerin bilakis “robot” değil de “makine” ya da “mekanizma” ismi verirdi.

Bu antik makine, 18. yüzyıldaki insanların, bilhassa robotun ardındaki o dönem için son derece etkileyici mekanizmayı anlayamamaları nedeniyle zaman içinde unutuldu. Yapabildiklerinden ötürü birtakım şahıslar bu robota Türkçe karşılığı ile “Yazar” adını vermişti. Zira yaptığı şey yazı yazmaktı.

Robotun mimarı Pierre Jaquet Droz, ünlü Automat markasının öncü saat ustasıydı.

İsviçre doğumlu olan Pierre, hayatının büyük bir kısmını saatlerle ve bilhassa de saatlerin karmaşık sistemleriyle ilgilenerek geçirdi. Çocuk yaşlardan itibaren, eski saatleri modüllere ayırarak içerideki mekanizmayı keşfetmeye meraklıydı. Bugün bile Pierre Jaquet Droz’un zamanının en usta saat imalcisi olduğu biliniyor ve günümüze uzanan muvaffakiyetleri da bunu kanıtlıyor.

Kendisi 1772’de teknolojinin gücünü dünyaya göstermek istedi. O devirde teknolojinin her modülü bir sorunu çözmek maksadıyla yaratılmıştı ve Pierre’in karşılaştığı sorun da o periyottaki dünya nüfusunun yazma hüneriyle ilgiliydi: Herkes yazı yazamıyor, nasıl yazılacağını bile bilmiyordu.

Pierre, bu meseleye tahlil bulmak için programlanabilir bir yazı makinesi yapmaya karar verdi. Oğlu Henri Louis Jaquet Droz ve yakın arkadaşı Jean Frederic Leschot’un yardımıyla Writer’ı yaratmak için vaktinin ötesinde 6.000’den fazla özel mekanik bileşeni muvaffakiyetle oluşturdu.

Bu robot, arka taraftaki çarkta gösterilen İngiliz alfabesindeki herhangi bir harfi kalem ve mürekkeple yazabiliyordu.

Daha şaşırtan olan ise bu bebeğin, kalemi mürekkebe batırabilecek kadar kendi başına çalışması ve bunun için hiçbir enerji kaynağı kullanmamasıydı; yani tamamen mekanik bir çalışma prensibine dayanıyordu.

Dikkat çeken bir diğer durum; robotun gözlerinin, kâğıda yazdığı her mektuba âdeta canlı bir varlık odaklanmasıydı. İlk bakışta vahim gelse de bu teknoloji, şu an bile akıl alır aynıi değil.

Pierre, mesleğinde yenilikçi bir mucit olarak yalnızca bu robotla sınırlı kalmayarak “The Draftsman” ve “The Musician” isimli robot ve çeşitli düzenekler da oluşturmuştu.

Pierre’in yarattığı bu sistemlerin, bir dönüm noktası olduğunu belirtiliyor.

Bu yenilikler halka tanıtıldığında o periyotlar bu garip sistemler şeytani güç olarak algılanmıştı. Robot kavramına ve buna benzeyenteknolojiye alışkın olmayan halk, her zamangörünüşleri nedeniyle bunları kolay oyuncaklarla da karıştırdı. Dünya üzerindeki bu teknolojik sıçramanın ne kadar çok önemli bir tarihi an olduğu lakin o periyotta insanların bunu pek anlamadığı görülüyor.

Bugün bile bu yaratıcı çalışmanın pek çok insan tarafından fark edilmemesi ve bazılarının hâlâ bunun bir çeşit aldatmaca olduğuna inanması çok güç geliyor. İnanmak istemeyenler içinse bu robot, İsviçre’nin Neuchatel kentindeki Sanat Tarihi Müzesi’nde sergilenmekte.

Videosunu izlemek isteyenler için:

Bir de asırlar önce El-Cezeri’nin geliştirdiği robot var.

İslam coğrafyasında parlayan bir yıldız olan El-Cezeri, 1203 yılında ilk programlanabilir robotu geliştirmişti. Bu robot, Drawing Uzunluk Automata ile karıştırılmasın zira bu aslında bir tekneydi. Teknenin üzerinde iki davulcu, bir harpçı, bir de flüt çalan 4 kişi bulunuyordu. Yani “Writer” bir insan tipindeki ilk robotken, El-Cezeri bir tekne ile bu mekanizmayı geliştirmiş ilk isimdi.

Kaynaklar: History of Yesterday, Messy Nessy

Robotlarla ilgili diğer içeriklerimiz:

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.