enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,5792
EURO
53,0245
ALTIN
6.660,48
BIST
14.333,66
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Parçalı Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
24°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
21°C
Perşembe Yağmurlu
19°C
Cuma Hafif Yağmurlu
22°C

Hiç bitmeyen tartışma: Antarktika kıtası hangi ülkeye ait?

Antarktika kıtasının hangi ülkeye ait olduğunu hiç düşündünüz mü? Aslında bu soğuk kıta için büyük tartışmalar yaşanıyor. Pekala ama Antarktika, kimi ülkeler için neden bu kadar önemli?

Hiç bitmeyen tartışma: Antarktika kıtası hangi ülkeye ait?
19.03.2024 04:40
5
A+
A-

Dünya’nın en soğuk, en kurak ve en rüzgarlı kıtası olan Antarktika’nın iç kesitlerinde yaz mevsimleri -30°Ci “yüksek” sıcaklıklara ve kışları en düşük -80°C gibi neredeyse inanılmaz bir soğuğa ulaşabilir. Bu kıta, insanlığın geri kalanından o kadar uzak ki kalıcı nüfusu sıfır ve şayet orada uzun süre yaşamak istiyorsanız, çok önemli zorluklarla karşılaşacağınızı rahatlıkla söyleyebiliriz. Ancak bütün zorluklara karşın, Antarktika bol ölçüde uluslararası hukuk ve toprak uyuşmazlıklarıyla dolu bir kıta.

Antarktika kimin toprağı?

Antarktika’ya kimin “sahip olduğu” ya da yönettiği sorusunu kime, nerede ya da ne zaman sorduğunuza bağlı olarak karşılık, “hiç kimse”den “53 farklı ülkeye” kadar geniş bir aralığı kapsayabilir.

2015 yılında Dışişleri ve Milletler Topluluğu Ofisi Kutup Bölgeleri Departmanı Başkan Yardımcısı olan Henry Burgess, o sırada Kraliyet Coğrafya Topluluğu ile yaptığı bir röportajda, “1959’dan kalma Antarktika Mutabakatı, Antarktika’daki tüm faaliyetleri yönetmektedir” dedi. Burgess, son sayımda 56 ülke tarafından onaylanan mutabakatın “benzersiz ve global çapta çok önemli bir uluslararası yönetim sistemini devreye soktuğunu ve kıtayı sadece barış ve bilime yönelik bir bölge olarak kurduğunu” açıkladı.

Başka bir deyişle, en gerçekçi ve uluslararası bakış açısını ele alırsak, hiç kimse Antarktika’nın sahibi değil ve Antarktika Antlaşması, kıtada herhangi bir bölgesel tezin oluşturulmasını ya da genişletilmesini bilhassa yasaklıyor. Ayrıyeten, bu mutabakata göre bölgede hiçbir askeri faaliyet, hiçbir silah testi ve hiçbir maden çıkarımı da yapılmayacak. Hatta mutabakata göre, gezegenin 60° Güney enleminin güneyinde kalan kısmının tamamı “yalnızca barışçıl gayelerle kullanılacaktır.”

Ancak, gerçek olamayacak kadar iyi görünen her şey, bu muahedenin da bir ayrıntısı bulunuyor.

Hiç kimse Antarktika’nın resmi olarak sahibi olmasa da, sahip olduklarını düşünmemizi isteyen pek çok ülke var ve daha da fazla ülke, bölgede geleceğe yönelik planlara sahip benzeri görünüyor.

7 ülkeden Antarktika iddiası

Burgess, “Şu ana kadar sadece yedi ülke resmi olarak Antarktika’nın birtakım kısımları için argümanda bulundu: Birleşik Krallık, Arjantin, Avustralya, Şili, Fransa, Yeni Zelanda ve Norveç” diyor ve devam ediyor: “Antarktika Yarımadası’ndaki tezler, 1940’lı ve 1950’li yıllarda Birleşik Krallık, Şili ve Arjantin arasında uluslararası gerginliğe neden oldu.”

En bariz bölgesel tartışmalar bu üç ülke kaynaklı ortaya çıkıyor. Şayet Antarktika’nın siyasi haritasına bakarsanız, sol üst çeyreğinde bir miktar karışıklık olduğunu görebilirsiniz. Norveç, Avustralya, Fransa ve Yeni Zelanda kıtanın farklı kısımları üzerinde hak iddia ederken, Şili, Arjantin ve İngiltere’nin iddiaları aynı bölgede örtüşüyor. Fakat sadece İngiltere’nin iddiaları uluslararası seviyede tanınıyor ve bu savlar bile yalnızca Antarktika haritasındaki diğer dört ülkeyle sınırlı kalıyor.

Bütün bu ülkelerin neden Antarktika’yı istediklerine baktığımızda ise, çoğu zaman ki aynıi yanıt petrolde yatıyor. ABD’nin ve diğer birçok ülkenin Antarktika’daki mevcut toprak tezlerini tanımamaları, kendileri için daha yararlı oluyor. ABD’nin 1956’dan bu yana kıtada resmi varlığını sürdürdüğü Amundsen-Scott araştırma istasyonunun yanı sıra, aralarında Çin ve Rusya’nın da bulunduğu pek çok ülke, yıllar içinde bölgede 75’ten fazla araştırma istasyonu kurdu.

Türkiye ve İran benzeri diğer pek çok ülke de geleceğe yönelik Antarktika planlarına sahip. ABD dahil pek çok ülke, şimdiye kadar bir hak iddiasında bulunmamış olsalar da, Antarktika’da toprak talep etmek için geçerli sayılabilecek temellere sahip ve hatta Brezilya ve Ekvador gibi kimileri, haritanın almak istedikleri kısımlarını bile işaretlediler.

Kıtanın buz katmanları şimdi 4,8 kilometre derinliğe kadar ulaşabildiği için, Antarktika petrolünün çıkarılması son derece zor. Fakat süreç daha uygun maliyetli hale gelirse, kara kütlesinin altında 200 milyar varil değerinde bir petrolün gizlendiği tahmin ediliyor.

Elbette, daha önce bahsettiğimiz antlaşma, bölgede madencilik yapmayı yasaklıyor. Tekrar de, antlaşmanın kendisinin teknik olarak bir sona erme tarihi olmasa da, içindeki çeşitli kararlar zaman zaman yeniden müzakere edilebiliyor ve maden aramayı yasaklayan çevre protokollerinin bundan 14 yıl sonra, 2048’de gözden geçirilmek üzere gündeme gelmesi bekleniyor.

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.