Roketler, insanlığın gökyüzüne olan ilgisini ve keşif dileğini simgeleyen eşsiz teknolojik muvaffakiyetler arasında yer alıyor. Pekala roketin icadı hakkında kâfi bilgiye sahip miyiz?

Gelişmiş uzay teleskopları, araştırma robotları ve keşif uyduları çağdaş uzay araçlarının temel taşı olan roketler, tarih boyunca büyük bir evrim geçirdi ve bugünkü hâline ulaştı.
Tarihi konusunda pek çok bilgi yer alsa da tarih bizlere epeyce şaşırtan sonuçlar veriyor. Bunlardan birisi de roketin Osmanlı Devleti tarafından tasarlanmış olması. Nitekim de o denli mi olmuş gelin bakalım.
Roketlerin tarihi, insanoğlunun en eski teknolojik icatlarından biri olan havai fişeklerle başladı.

MÖ 2. yüzyılda Çin’de barutla doldurulmuş bambu kamışlarıyla yapılan bu kolay roketler, gösterişli etkinliklerde kullanılıyor ve zamanla savaş aracı olarak da adapte ediliyordu. Bilhassa 1232’de Moğollara karşı Çinliler tarafından kullanılan roketler, ateşli silahlar olarak da benimsenmeye başlamıştı.
Osmanlı Devleti’nde ise Humbaracılar Sınıfı İkinci Halifesi Bayramoğlu Ali Ağa’nın icat ettiği roketi ateşli silahlar, o devrin teknolojik ilerlemesinin bir göstergesi olarak dikkat çekiyor. Bu silahlar, savaş alanında kullanılmak üzere tasarlanmış ve o periyottaki savaş stratejilerine büyük katkı sağlamıştı.
Gelelim tarihine…

Roketler, aslında Osmanlı Devleti’nin savunma ve teknoloji alanındaki katkılarıyla da zenginleşiyor. Prof. Dr. Salim Aydüz’ün açıklamalarına göre Osmanlı Devleti, ateşli silahlar konusunda çok önemli bir muvaffakiyet grafiği çizmişti.
Ancak zamanla Avrupa devletlerinin teknolojik ilerlemelerine ayak uyduramayarak gerileme yaşamış ve bu durum, devlet yöneticilerini teknolojik yeniliklere yöneltmiştir.
Özellikle Lale Bölümü’nde, Osmanlı toplumunda savaş dışı vakitlerin kıymetlendirilmesi ve teknolojik gelişmeler için fırsatlar doğmuştur.

Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın liderliğinde, ilmi, kültürel ve sanatsal faaliyetlerin çok önemli bir ivme kazandığı bu periyotta dikkat cazip icatlar da gerçekleşmiştir. Tersane Mimarı İbrahim Efendi’nin denizaltı “Tahtelbahir”i icat etmesi gibi, Humbaracılar Sınıfı İkinci Halifesi Bayramoğlu Ali Ağa’nın da yeni ateşli silahlar ve roketler geliştirdiği biliniyor.
Bayramoğlu Ali Ağa’nın icat ettiği roketler, günümüzdeki roketlerin atası olarak kabul edilebilecek yeni bir ateşli silah olarak öne çıkıyor. Ali Ağa’nın “Ümmü’l-Gaza fi Tedbiri’l-Harb ve Levazimiha” isimli yapıtında kendi icat ettiği silahlar fotoğraflarla anlatılıyor.
Özellikle kale kuşatmalarında kullanılan ve tamamen kendi icadı olan “tulumba” isimli roketlerin tanımlarını ayrıntılı bir şekilde vermiş.
Bu roketlerin boyutlarının 7-8 metre olduğu ve insan gücüyle kucaklanabilecek yükte olduğu belirtilmiştir. Ayrıyeten bu yeni silahların tesirlerini ve evvelki kullanılan silahlardan farkını da vurgulayan fotoğraflarla desteklemiştir.
Osmanlı İmparatorluğu’nun ateşli silahlar ve teknoloji alanındaki bu çok önemli icatları, periyodundaki teknolojik gelişmelerin ve savunma stratejilerinin bir yansıması olarak günümüze ışık tutuyor.