Üzerinden zaman geçmiş bir anıyı hatırlamak sizin için çok mu zor oluyor? Ya da bir anıyı unutmak… Şayet unutmakta zahmet çekiyorsanız, o anıyı hatırlamaya çalışabilirsiniz.

Çünkü yapılan araştırmalar gösteriyor ki bir anıyı ne kadar çok hatırlarsanız, beyninizde oluşturduğu sahneler her geçen saniye değişir.
Bu kere doğru olan anıyı da yanlış bir noktaya sürüklemeniz işten bile değil. Başınız biraz karıştı değil mi? Öyleyse en baştan ele alalım.
Nörobilim araştırmaları, hafızamızın nasıl işlediği ve hatırlama sürecinin anılarımız üzerindeki tesirlerini anlamaya yönelik çok önemli bulgular sunuyor.
Birçok deney ve çalışma, anıları hatırlamanın aslında onları yeniden oluşturmakla muadil olduğunu ortaya koydu. Bu da hafızamızla ilgili başımızda pek çok soru işareti oluşmasına sebep oluyor. Pekala nasıl ortaya çıktı bu durum?
70 katılımcı ile yapılan bir çalışma, hatırlama sürecinin anıları nasıl değiştirdiğini net bir şekilde gösteriyor. İştirakçilere bir ızgara üzerinde bulunan 180 objenin yerlerini hatırlamaları istendi. İlk gün, katılımcılar bu objelerle tanıştı; ikinci gün ise objelerin her biri ızgaranın merkezine yerleştirildi ve iştirakçilerden objeleri doğru yerleştirmeleri istendi.
Üçüncü gün test tekrar yapıldı. Sonuçlar ise şaşırtıcıydı. Zira anıların hatırlanması, hafızayı zayıflatmıştı.

Katılımcılar, doğru hatırlama oranlarına kıyasla, yanlış hatırladıkları objelerin gerçek yerlerine daha yakın yerleştirdiler. Yani, hatalı bir anıyı gerçekmişi değerlendirdiler.
Northwestern Üniversitesinden Donna Bridge, bu durumu şu şekilde açıklıyor: “Bir görgü şahidi, bir olayı ilk hatırladığında epey isabetli bir anıya sahip olabilir. Lakin sonraki her hatırlamada, işler giderek kötüleşir. Bu tesir, hakikaten de beklediğimizden büyük. Artık birisi, bir olayın nasıl yaşandığını tam olarak hatırladığını ileri sürdüğünde, bunu kuşkuyla karşılıyorum!”
Bu bulgular, anıları hatırlama sürecinde yaşadığımız yanılgıları da gözler önüne seriyor.
Anılarımızı her hatırladığımızda, bu anıların doğruluğu bozuluyor ve hatırladığımız şeylerin gerçekle olan irtibatı giderek zayıflıyor.
Peki durum böyleyken duygularımızın, etrafımızın ve şartların değişmesi, anılarımızın doğruluğunu nasıl etkiliyor diye düşünmeden edemiyor insan. şunu söylemeliyiz ki bir gün hatırladığımız her şeyin gerçekle hiçbir bağı kalmayabilir.