Spor, her yaştan insanın günlük rutinleri arasında olması gereken hareketler bütünüdür. Şimdilerde neredeyse saymakla bitmeyecek sayıda spor çeşidi vardır. Fakat bir tanesi vardır ki dünyanın en eski sporudur ve bedene olan faydaları saymakla bitmez.

“Sizce dünyanın en eski sporu hangisidir?” Binicilik, güreş ya da yüzme?
Gelin, bu sorunun cevabını verelim.
Koşu, binlerce yıldır varlığını sürdüren en eski spordur.

Öyle ki bu spor, bir zamanlar tek Olimpiyat etkinliğiydi ve bu spor, dört farklı tıpta koşu karşılaşması içeriyordu.
Ayrıca insanlar, avlanmak ve hayatta kalmak için milyonlarca yıl önce koşma yeteneğini geliştirmek durumundaydı.
Zaman içinde de koşu hem sportmenler hem de sıradan insanlar için dünya çapında en tanınan ve erişilebilir bir spor hâline geldi.
Öte yandan koşu, tüm yaş kümelerinde kardiyovasküler kondisyonu düzgünleştirmeye katkı sağlıyor.

Ayrıca bilim beşerlerine göre; kemik yorgunluğuna, kilo idaresine, kas gücünü ve uyumu güzelleştirmeye, stresi azaltmaya ve ruh sıhhatini iyileştirmeye yardımcı oluyor.
Koşunun en dengeli şekilde incelenen yararı, kalp sıhhatini güzelleştirmesi. Çeşitli kardiyologlar koşunun kalbi güçlendirdiğini ve böylelikle kanın kalbe daha kolay pompalandığını ifade etmekte.
Koşuzamanda kalp atış suratını azaltarak, teneffüs ve sindirim benzeri istemsiz fizyolojik süreçleri düzenliyor ve otonom hudut sistemini de olumlu yönde etkiliyor. Yeniden koşu, akciğer kapasitesini ve performansını da güzelleştirmede en iyi sporlardan biri.