Kimi dizaynlarda geleceğe doğru koşarken kimilerinde ise zaman bilakis akıyor. Geçmişin şıklığına, sadeliğine ve ruhuna dokunan retro dizaynlı elektrikli otomobiller tam da bunun örneği.

Elektrikli otomobiller günümüz ulaşımında öne çıkarken bir yandan da sahneyi retro tasarımlı olanlar paylaşıyor.
Onlara baktığımızda bir yandan 70’lerin ruhunu hissederken bir yandan da “Hoş geldin 21. yüzyıl.” diyorsunuz. İşte karşınızda dikkat çeken retro ruhlu elektrikli otomobiller.
Volkswagen ID.Buzz-Modern vakitlerin hippi’si

İkonik Volkswagen T1 minibüsünü bilmeyen yoktur. Hani şu üstü çiçek desenli, “peace and love” yazılarıyla gezen. VW işte tam onu aldı ve elektrikli ID.Buzz’a dönüştürdü.
Tasarımı tamamen geçmişe hürmet duruşu ama teknolojisi çağın ilerisinde. Geniş iç hacmi, çift renkli dış görünüşü ve fütüristik far dizaynıyla âdeta geçmişin kalbini çalıp bugünün içine koymuşlar.
400 km’ye kadar menzil sunuyor, vakitte hem aile arabası hem de bir üslup bildirimi. Çocukları okula bırak, sonra kıyı yoluna çık. Hepsi ona yakışıyor.
Renault 5 E-Tech-Fransızların yeniden doğuşu

1970’lerde Avrupa yollarında fink atan, ufak tefekyaramaz bakışlı Renault 5 geri döndü. Üstelik tamamen elektrikli. Yeni hâliyle de ruhu koruyor: köşeli hatlar, sade farlar ve minimalsevimli bir duruş.
İçine oturduğunuz anda sizi karşılayan 10 inçlik dijital ekranlar, yapay zekâ dayanaklı sürüş modları ve süratli şarj özelliğiyle çok net şunu söylüyor: “Ben retro’yum ama yavaş değilim.” Menzil 400 km civarında.
MINI Cooper SE-Küçükfakat asi

Retro deyince MINI’yi anmamak olmaz. Aslında tasarımı başlı başına bir retro başyapıt olan KÜÇÜK, elektrikli versiyonu SE ile geçmişin zarafetini bugünün çevreci ruhuyla birleştiriyor.
230 km civarında bir menzil sunuyorfakat bu arabayı alan aslında uzun yol kederinde değil. Yere yakın sürüş keyfi, ikonik yuvarlak farlar, klasik KÜÇÜK göstergeleri ve çağdaş LED ayrıntılarıyla yollarla parlıyor.
Fiat 500e-İtalyan tarzı asla eskimez

Fiat 500 esasen retro dizaynıyla yıllardır dikkat çekiyor ama 500e versiyonu bu işi bir üst düzeye taşıyor. Kompakt boyutu, yuvarlak çizgileri ve iç yerde kullanılan deri-dokulu gereçleriyle tam bir il prensi.
320 km’ye kadar menzil sunuyor. Hem şık hem çevreci hem de park sorunu yok. Bonus: Panoramik cam tavanla gökyüzü hep sizinle.
Hyundai Ioniq 5-Retro gelecekten gelen uzay gemisi

Hyundai bu modelde retro-fütüristik çizgiyi o kadar hoş yakalamış ki gören herkes dönüp bir daha bakıyor. 80’lerin arcade oyunlarındaki otomobilleri andıran köşeli tasarım, piksel piksel LED farlarla birleşince ortaya nostaljikbir o kadar da uzay çağına ait bir araba çıkıyor.
440 km civarı menzil, ultra süratli şarj, dev ekranlar… Yani formu eski, içi uzay gemisi. En hoşu de şu: Sokakta çok tanıdık gibibir o kadar da yeni.
Neden bu kadar seviliyorlar?
Çünkü insanlar artık yalnızca A noktasından B’ye gitmek istemiyor. O yolda bir his, bir tarz, bir anlam da arıyor. Retro dizaynlı elektrikli otomobiller tam da bunu sunuyor. Geçmişin sıcaklığı bugünün teknolojisiyle birleşirken etrafa verdiği zarar da indirilmiş durumda.
Sevenlerin tahminen de en çok durduğu bir diğer nokta ise bu araçlar yalnızca ulaşım değil, birer karakterin de ifadesi.
Siz en çok hangisini beğeniyorsunuz?
Konu otomobil olunca bunları da incelemek isteyebilirsiniz: