Sivil mühendislik profesörü Moussa Leblouba’nın geliştirdiği yeni teknoloji, deprem sırasında oluşan enerjiyi ısıya dönüştürerek yapıları korumayı amaçlıyor. Sistem özellikle eski binalara kolayca entegre edilebilecek şekilde tasarlandı.

Depremlerle mücadelede bilim insanları farklı yollar üzerinde çalışıyor. Kimileri yaklaşan sarsıntıları önceden tespit etmeye odaklanırken, bazı araştırmacılar ise binaların deprem sırasında ayakta kalmasını sağlayacak sistemler geliştiriyor. Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Şarika Üniversitesi bünyesinde görev yapan sivil mühendislik profesörü Moussa Leblouba da bu ikinci grupta…
Leblouba’nın geliştirdiği yeni sistemin en dikkat çekici yanı, çalışmak için elektriğe ihtiyaç duymaması. Tamamen fizik kurallarıyla çalışan bu mekanizma, deprem sırasında ortaya çıkan yıkıcı enerjiyi emerek binaya ulaşan darbeyi azaltmayı hedefliyor.
İlk bakışta oldukça sade görünen cihaz, silindir şeklindeki bir gövdenin içine yerleştirilen uzun bir milden oluşuyor. Milin üzerinde dışarı doğru uzanan küçük çıkıntılar bulunuyor ve sistemin iç kısmı çelik bilyelerle dolduruluyor.
Deprem anında bina sallanmaya başladığında, ana mil silindirin içinde ileri geri hareket ediyor. Mil üzerindeki küçük çıkıntılar da sıkışık halde duran çelik bilyelerin arasından geçmeye çalışıyor. Tam bu noktada güçlü bir sürtünme kuvveti ortaya çıkıyor. Oluşan sürtünme, depremden gelen kinetik enerjiyi ısıya dönüştürerek sarsıntının etkisini azaltıyor. Sistemin temel çalışma mantığı tamamen bu fiziksel dönüşüme dayanıyor.
Yapılan laboratuvar testlerinde cihazın yaklaşık yüzde 14 oranında sönümleme sağlayabildiği açıklandı. Bu oran, sistemin deprem kaynaklı titreşimleri ciddi ölçüde azaltabileceğini gösteriyor.
Eski binalara sonradan takılabilecek
Araştırmacılara göre sistemin en önemli avantajlarından biri modüler yapısı. Herhangi bir güç kaynağı gerektirmediği için mevcut yapılara sonradan eklenmesi kolay. Özellikle eski ve deprem dayanımı düşük binalarda bu tip çözümler büyük önem taşıyor. Cihazın parçalarının gerektiğinde sökülüp değiştirilebilmesi de bakım maliyetlerini düşürüyor. Ayrıca sistemin farklı bina tiplerine göre uyarlanabilecek esnek bir yapıda geliştirildiği belirtiliyor.
Profesör Leblouba, geliştirdiği teknoloji için 2025 yılında patent aldı. Ancak araştırma ekibi, sistemin gerçek dünya koşullarında kullanılabilmesi için daha fazla teste ihtiyaç duyulduğunu da vurguluyor. Şimdiye kadar yapılan deneylerde cihaz yalnızca 1 ila 5 milimetre arasındaki küçük hareketlerle test edildi. Buna rağmen milimetre başına yaklaşık 5 kilonewtonluk direnç üretmeyi başardı.
Araştırma ekibi şimdi daha büyük ölçekli prototipler hazırlamayı planlıyor. Bir sonraki aşamada minyatür bina modelleri üzerinde gerçekçi deprem simülasyonları gerçekleştirilecek.