enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,9573
EURO
53,4384
ALTIN
6.589,33
BIST
14.125,46
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
29°C
İstanbul
29°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Hafif Yağmurlu
29°C
Cumartesi Az Bulutlu
28°C
Pazar Açık
27°C

Türk uzman Ece Tekbulut ABD’deki yapay zeka algısını eleştirdi

Washington’da düzenlenen panelde konuşan yapay zeka etikçisi Ece Tekbulut, ABD toplumunun teknoloji politikalarına yönelik güven eksikliğini verilerle ortaya koydu.

Türk uzman Ece Tekbulut ABD’deki yapay zeka algısını eleştirdi
03.06.2026 14:00
5
A+
A-

Washington’da, ABD hükümetinin merkezi kabul edilen Capitol Hill’de “Expanding the AI Narrative: AI Ethics, Safety, Economic and Cultural Impact” başlıklı bir panel gerçekleştirildi. Game Change Project tarafından organize edilen bu etkinlikte konuşan Türk yapay zeka etikçisi ve felsefeci Ece Tekbulut, yapay zeka tartışmalarına farklı yaklaşımlar getirdi.

ABD Temsilciler Meclisi üyeleri, politika uzmanları, sivil toplum temsilcileri ve dini liderlerin katılım gösterdiği panelde, teknolojik gelişmelerin yanı sıra toplumsal, siyasi ve kültürel etkiler ele alındı. Konuşma temel olarak toplumun teknolojiye duyduğu güven, beyaz yakalı çalışanların geleceği ve muhafazakar siyasetin regülasyonlar karşısındaki yaklaşımı olmak üzere üç ana başlık etrafında şekillendi.

ABD’de yapay zekaya yönelik güven eksikliği dikkat çekiyor

Tekbulut, yapay zeka alanında yapıcı bir gelecek vizyonu oluşturmanın ABD için yalnızca bir teknoloji politikası olmadığını belirtti. Bu durumun aynı zamanda bir devlet güveni ve jeopolitik rekabet unsuru olduğunu ifade etti. Konuşmasında Stanford Üniversitesi bünyesinde hazırlanan 2026 AI Index araştırmasına değinen uzman, 35 ülke arasında Amerikalıların, hükümetlerinin yapay zekayı toplum yararına düzenleyeceğine en az güvenen topluluk olduğunu vurguladı. Bu tablonun sadece iç politik bir sorun yaratmadığını, aynı zamanda ülkenin küresel rekabet gücünü de olumsuz etkilediğini sözlerine ekledi.

Çin ve ABD arasındaki yaklaşım farklarına değinen Tekbulut, iki ülkenin toplumsal anlatılarını kıyasladı. Çin’de yapay zekanın günlük yaşamı kolaylaştıran, eğitim ve sağlık gibi kamu hizmetlerini destekleyen bir araç olarak sunulduğunu aktardı. Buna karşın ABD’deki hakim söylemin otomasyon ve süper zeka odaklı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “İnsanlar kendi hayatlarının nasıl daha iyi olacağını göremiyor.”
Teknoloji liderliğinin toplumsal destek mekanizmaları kurulmadan sürdürülemeyeceği panelin öne çıkan notları arasında yer aldı.

Beyaz yakalılar için dijital kopyalanma riski

Panelin en çok tartışılan bölümlerinden birini beyaz yakalı iş gücüne yönelik uyarılar oluşturdu. MIT’de işletme profesörü olan Danielle Li’nin araştırmalarına atıfta bulunan Tekbulut, şirketlerin yapay zekayı en nitelikli çalışanların bilgi birikimiyle eğittiğine dikkat çekti. Bu durum, yapay zeka desteği alan alt düzey çalışanların verimliliğini artırırken, tecrübeli ve üst düzey personelin rekabet avantajını zayıflatıyor. Geçmişte küreselleşmenin fabrikaları farklı ülkelere taşıdığını hatırlatan uzman, günümüzde ise beyaz yakalıların uzmanlığının şirket içinde dijital olarak kopyalandığını ve dağıtıldığını ifade etti. Tekbulut, yaşanan bu yeni süreci “binanın içindeki outsourcing” olarak tanımlıyor.

Etkinliğe katılan bazı Cumhuriyetçi Partili siyasetçiler, yapay zekanın getireceği sosyo-ekonomik değişimlerden endişe duyduklarını fakat devlet müdahalesi ile yasal düzenlemelere sıcak bakmadıklarını dile getirdi. Tekbulut, bu yaklaşımı “muhafazakar paradoks” şeklinde nitelendirdi. Durumu somutlaştırmak için tarihten bir örnek paylaştı. Modern sosyal güvenlik sisteminin ilk örneklerinin sosyalistler tarafından değil, muhafazakar Almanya Şansölyesi Otto von Bismarck döneminde kurulduğunu anımsattı. Bunun temel sebebi, büyük ölçekli dönüşümler doğru yönetilmediğinde toplumsal huzursuzlukların baş göstermesi ve devletlerin zorunlu olarak sosyal güvenlik mekanizmaları üretmek durumunda kalması.

Capitol Hill’de düzenlenen bu etkinlik, küresel yapay zeka politikalarının belirlenmesinde uluslararası uzmanların görüşlerine verilen önemi gösteriyor. Paneldeki tartışmalar, yapay zeka çağında ilerlemenin sadece teknik bir mühendislik başarısından ibaret kalmadığını kanıtlıyor. Süreç; güven, adil temsil, emek hakları ve sosyal adalet gibi pek çok insani kavramı doğrudan etkilemeye aday görünüyor.

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.