enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,9750
EURO
53,4539
ALTIN
6.575,24
BIST
13.965,65
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
29°C
İstanbul
29°C
Az Bulutlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Az Bulutlu
28°C
Cumartesi Az Bulutlu
28°C
Pazar Açık
27°C

Derin denizde 15 yıllık takip: Okyanus tabanındaki balina iskeletinin sırrı çözüldü

Dev balinalar hayatını kaybettiğinde okyanusun tabanında neler yaşandığını hiç merak ettiniz mi? Araştırmacılar, suyun altındaki zifiri karanlıkta tam 21 yıldır devam eden ve daha onlarca yıl sürecek olan sıra dışı ekosistemin haritasını çıkardı.

Derin denizde 15 yıllık takip: Okyanus tabanındaki balina iskeletinin sırrı çözüldü
04.06.2026 02:20
1
A+
A-

Denizlerin en ihtişamlı canlıları öldüklerinde, suyun binlerce metre altındaki bambaşka bir yaşamın ilk sayfasını açıyor. Bu devasa gövdelerin okyanus tabanına doğru yaptığı yolculuk, derin denizlerin karanlık ve sessiz dünyasında onlarca yıl sürecek bir hareketliliğin başlangıcı.

Bilim dünyasının “balina düşüşü” olarak adlandırıldığı bu olay, derinlerde nadiren rastlanan bir doğa mucizesi niteliği taşıyor. Ocean Networks Canada araştırmacıları, Vancouver Adası açıklarında tam 15 yıldır gözlemledikleri bir iskelet üzerinden bu gizemli sürecin tüm şifrelerini çözmeyi başardı.

Suyun bin 288 metre altında, zifiri karanlıkta yatan ve “Clayoquot İskeleti” adı verilen bu balina kalıntısı ilk kez 2009 yılında fark edildi. Yaklaşık 16,5 metre uzunluğundaki bu devasa kütlenin bir gri balinaya ait olduğu tahmin ediliyor. Uzaktan kumandalı su altı kameralarıyla yıllar boyu izlenen bu bölge, zamanın derinliklerinde benzersiz bir biyolojik dönüşüme ev sahipliği yaptı. Kemik yiyen solucanlardan midyelere kadar onlarca farklı tür, bu devasa besin deposunu kendilerine kalıcı bir yuva belledi.

Mikroskobik canlıların kurduğu karanlık ekosistem

Frontiers in Marine Science dergisinde yayınlanan güncel veriler, bu yok oluş sürecinin doğanın kendi içinde tasarladığı dört ana evreden oluştuğunu gösteriyor. İlk perdede köpekbalıkları, körbalıklar ve yengeçler gibi büyük leşçiller sahne alarak yumuşak et dokusunu kısa sürede kemiklerden ayırıyor. Ardından daha küçük omurgasız canlılar devreye giriyor ve kemiklerin derinliklerine sızan ufak kalıntıları temizlemeye başlıyor.

Asıl şaşırtıcı dönüşüm ise sülfür odaklı üçüncü aşamada gözleniyor. Güneş ışığından tamamen mahrum olan bu noktada, kemikteki yağları parçalayan bakteriler sayesinde fotosentez yerine kemosenteze dayalı yepyeni bir besin zinciri kuruluyor. En son aşamada ise tamamen çıplak kalan iskelet, deniz mercanları için yapay bir resif görevi görerek okyanus tabanının kalıcı bir parçası haline geliyor.

Clayoquot İskeleti’ndeki bu kimyasal sürecin yirmi yılı aşkın süredir devam ettiği ve bir on yıl daha süreceği öngörülüyor. Çürümeyi yavaşlatan ve yırtıcıları alandan uzak tutan temel faktör ise bölgedeki düşük oksijen seviyesi. Küresel iklim değişikliği nedeniyle denizlerdeki bu tarz oksijensiz ölü bölgelerin genişlemesi, gelecekte balina enkazlarının dipte çok daha uzun süre kalmasına yol açabilir. Karbonun hapsedilmesi açısından bu durum olumlu görünse de, yırtıcıların besinsiz kalması deniz ekosisteminin hassas dengelerini sarsma potansiyeli taşıyor.

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.