enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,1199
EURO
53,2585
ALTIN
6.419,83
BIST
13.863,13
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Çarşamba Açık
26°C
Perşembe Açık
27°C
Cuma Az Bulutlu
27°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
22°C

Tıbbileştirme Nedir, Yıllar İçinde İnsanlığı Nasıl Etkiledi?

Tıbbileştirmenin sebebi “aşırı teşhis” diyebiliriz zira bir şeyin hastalık olabilmesi için öncelikle tanımlanması gerekiyor. Mesela keder, hüzün …

Tıbbileştirme Nedir, Yıllar İçinde İnsanlığı Nasıl Etkiledi?
01.08.2022 15:25
44
A+
A-

Tıbbileştirmenin sebebi “aşırı teşhis” diyebiliriz zira bir şeyin hastalık olabilmesi için öncelikle tanımlanması gerekiyor. Mesela keder, hüzün, utangaçlık, başarısızlık, odaklanamamai durumlar da artık tıbbileştirme nedeniyle DEHB (dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu), depresyon gibi isimlerle patolojilere dönüşmüş durumda. Tıbbileştirme, Illich’in perspektifine göre ilk olarak 1960’lı yıllarda ortaya çıkmaya başlamıştı. Bu bakımdan kapitalizmle birlikte el ele yürüdüklerini söyleyebiliriz. Hatta tıbbileştirme kapitalizmin ekmeğine yağ süren bir durum zira her şeyin tıbbi hale gelmesi, insanları daha fazla sağlık sanayisini tüketmeye yönlendirebiliyor.

Velhasıl tüm bunlar, sosyolog Ivan Illich’e göre bireylerin, meselelerle baş etme yetilerine zarar verebiliyor. Pekala Illich, tıbbın insani baş etme becerilerine zarar verdiğini söyleyerek aslında ne kastediyor?

Tıbbileştirme, insanları kendi sağlık durumları hakkında tıp alanına bağlı hale getirebiliyor.

Tıbbileştirme, hasta ve tabip arasındaki ilişkiyi dengesiz bir hale getirebiliyor. Mesela bireyler, kendi sıhhatleri üzerine söz söyleme hakkından çarçabuk feragat edebiliyor. Bu durumda da insanlar, tıbbın kendi sıhhatleri üzerindeki yargısına aşırı muhtaç hale gelebiliyorlar. Illich tam bu noktada, hayattaki sıradan sayılan birçok durumun hastalık olarak tanımlanmasının insanları tıbba bağımlı kıldığını söylüyor. Illich’e göre bu bağımlılık, bireylerin günlük hayat becerilerini unutmasına yol açıyor. Bu bağımlılığı örneklerle şöyle anlaşılır kılabiliriz; menopoz kadınlığa mahsus doğal bir durumdur lakin tıp, menopozu bir sorun olarak tanımlayıp kendi alanına dahil ettikten sonra bayanlar menopoz için tıbba başvurmaya, medikal ilaçlar kullanmaya ve menopoz sürecini tıbbın gözetimi-takibi içerisinde yönetmeye başladı.

Bir diğer sosyolog Szasz ise tıbbileştirmenin ilk olarak 1970’lerde psikiyatri alanında ortaya çıktığından bahsediyor. En başta söylediğimizi evvelce olağan karşılanan ruh halleri ve davranışlar, psiyatrinin teşhis koymasıyla birlikte anormalleştirilerek depresyon, hiperaktivite gibi isimlerle isimlendirilmeye başlandı. Böylece bu durumdan muzdarip bireyler, aslında tahminen de yalnızca hüzünlü, kederli ve melankolik bir mizaçları olmasından ötürü varoluşlarının tıbbın alanına girmesiyle birlikte psikiyatrik ilaçlar kullanmak ve her hafta makul günlerde hekim denetimine gitmek durumunda kaldı. Her şeyin bu kadar çok tıbbın alanına dahil edilmesi, bireylerin doğuştan sahip olduğu doğal baş etme yetilerine zarar vererek aslında hep bir oburunun bakımına muhtaç hale gelmelerine yol açabiliyor.

Illich’e göre; tıp, sosyal yaşama müdahale ederek insanların acı çekme stratejilerini azaltıyor.

Illich, tıbbileştirmenin uğramadığı kültürler için hayatta kalmanın bir sanat olduğundan bahsediyor. Pekala bu durumla ne kastediyor derseniz, aslında acı çekmenin bu kültürler için şimdi ortadan kalkmadığına vurgu yapıyor diyebiliriz.

Mesela Illich, sıhhatin tıbbi bir hale gelmesi hakkında ilk örneğini doğumun tıbbileştirilmesi üzerine yapmaktadır. 19. yüzyıla kadar doğum olağan bir durumken, 19. yüzyıl ve sonrasında artık doğum olağan bir süreç olmaktan çıkmıştı. Evvelden bayanlar doğum süreçlerinde birbirlerine yardım ederken artık jinekolojik muayeneye gitmeye başlamışlardı. Aslında bayanların hepsi bir vakitler olağan doğum yaparken, günümüzde doğumun daha acısız ve kolay olması için sezaryene başvurdukları görülebiliyor. Tıbbileştirme eleştirisi tam burada devreye giriyor zira sezaryen gibi bir yolla bayanlar için olağan olan bir süreç, tıbbi hale gelmiş oluyor. Yani Illich, bu örnek üzerinden de gördüğümüz hastaların tamamen tıbba bağımlı hale gelerek bir vakitler olağan sayılan birçok özelliklerinden zamanla uzaklaştıklarından söz etmekte.

Kaynaklar: 1, 2, 3, 4

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.