Her geçen gün daha fazla teknolojiye kavuşan otomobiller, trafikte şoföre daha fazla yardımcı olabiliyorlar. Elbette bir araba ne kadar çok …

Her geçen gün daha fazla teknolojiye kavuşan otomobiller, trafikte şoföre daha fazla yardımcı olabiliyorlar. Elbette bir araba ne kadar çok güvenlik tedbirine sahip olursa olsun en büyük güvenlik tekrar şoför tarafından sağlanabilir. Bu da trafik kurallarına uygun süratlerde seyahat yapmaktan geçiyor.
Bir arabayı yahut motosikleti ne kadar süratli kullanırsanız, görüş açınız da bu oranda daralacaktır. Siz otomobildeyken hızlandıkça etrafınızda net bir şekilde gördüğünüz alan da daralıyor. Mesela 30 – 40 km/s suratlarla ilerlerken derhal çabucak tüm görüş açınıza hakimken 150 km/s suratlara ulaştığınızda bu oran inanılmaz derecelerde daralıyor. Sürat körlüğü yahut tünel görüşü olarak isimlendirilen bu durum neymiş gelin yakından bakalım.
Öncelikle sürat körlüğünü tanıyalım.

Hız körlüğü, araç hızlandıkça şoförün net bir şekilde gördüğü açının daralması olarak tanımlanan bir durum. Araç ne kadar hızlanırsa içerideki şoför de yolu çok daha dar görmeye başlar. Bu da bilhassa şoförün ani hareket yapması gereken durumlarda çok önemli meselelere yol açar. (Çünkü göremez.) Görüş açınızı çok önemli manada düşüren bu durum, mevtle sonuçlanacak önemli kazaların da en önemli sorumluları arasında yer alıyor.
Hız körlüğünün ne kadar tehlikeli olduğunu anlamak için yaptığınız sürate göre hangi açıyla net görebildiğinize bakalım.

Hız yükseldikçe oluşan bulanıklık efekti yanlardan ön kısma doğru devam eder. Yani siz araçta giderken yanınızdan karşıya geçmeye çalışan bir insanı, hayvanı ya da objeyi göremezsiniz. Oranlara baktığımızda çok ufak sürat farklılıklarının bile açıyı çok önemli ölçüde daralttığını görüyoruz. Örneğin 50 km/s süratle gittiğinizi düşünelim. Bu hızdayken görüş açınız 104 derecedir. Bu açının son derece iyi olduğunu söyleyelim.
Ancak hızlanma 60 km/s’in üzerine çıktığında önemli bir görüş kaybı yaşamaya başlıyorsunuz. Suratınız 65 km/s’a ulaştığında görüş açınız 70 dereceye düşer. Bu açı bile diğer süratlerde yaşayacağınız görüş kaybıyla kıyaslandığında çok iyi bir derece kalıyor.
100 km/s’in üzerindeki süratlerde ekstra dikkat etmek gerekiyor.

Sadece otoyollarda çıkabileceğiniz 120 km/s suratlara ulaştığınızda görüş açınız inanılmaz oranlarda düşüyor. Saatte 120 km süratle seyahat ederken görüş açınız 45 dereceye düşüyor. Bu sürat 130 km/s’a çıktığında ise 30 derecelik çok dar bir alanı net bir şekilde görebiliyorsunuz.
Oldu ki hem kendi canınızı hem de araçtaki ve trafikteki diğer insan ve tüm canlıların canını hiçe sayıp da saatte 150 km sürate çıktınız. İşte bu noktada görüş açınız 18 derece benzeri çok dar bir alana küçülüyor. 18 derecelik net görüş alanınız dışındaki tüm yerler bulanık bir şekilde görünecek. Daha yüksek suratlara çıktıkça bu açı daralmaya devam edecek.
Peki sürat körlüğünden kaçınmanın bir yolu var mı?

Hız körlüğünü engellemenin çok kolay bir yolu var. Bu da her yol için özel olarak tavsiye edilmiş hız sonlarını aşmamaktan geçiyor. Bir otobanda 120 km/s suratlara çıkabilirsiniz zira burada hem şeritler daha geniştir hem de yolda yayaların bulunma ihtimali pek yoktur. Lakin il içinde belirlenen suratların üzerine çıkmak çok önemli sıkıntılara yol açar. En ufak bir görüş kaybı bile kaza yapmanıza neden olabilir. Şayet aracınızı inançlı süratlerde sürerseniz refleks ve hareket yapma kabiliyetiniz de artacaktır.
Bugün sizlere araçlarda sürat körlüğünü açıkladık. Bu biçim içeriklerin devamının gelmesini istiyorsanız bizlere yorumlar kısmında yazabilirsiniz.
Hız körlüğüyle ilgili hazırladığımız Instagram postu:
()