enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,5176
EURO
52,9944
ALTIN
6.644,89
BIST
14.367,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
21°C
İstanbul
21°C
Hafif Yağmurlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
21°C
Salı Parçalı Bulutlu
24°C
Çarşamba Az Bulutlu
22°C
Perşembe Yağmurlu
20°C

Freud’un Divanının Üzerinde Bir Türk Halısı Olmasının Sırrı

Terapi denince bugün birçok kişinin aklına gelen divan, aslında Freud’dan psikoterapiye miras kaldı diyebiliriz. Bu divanın üzerinde ise argümanlara göre bir Türk halısı seriliydi. İşin enteresan yanı Freud’un Londra’daki evi müzeye çevrildi ve o halı hala serili. Pekala ama neden?

Freud’un Divanının Üzerinde Bir Türk Halısı Olmasının Sırrı
11.12.2022 18:30
57
A+
A-

Günümüzde psikoterapi uygulayan psikiyatrist ve psikologların odasında pek rastlamasak da Freud ile dönemindeki meslektaşları odalarında bir divan bulundurur ve hastalarını divana yatırıp sorunlarını o şekilde dinlerlerdi. O devirde hastanın bu pozisyonda kendini rahat bir şekilde açabildiği düşünülürken terapistin de tarafsız davranabildiğine inanılıyordu.

Bu gelenek, psikanalizin bir terapi çeşidi olarak gitgide daha az kullanılmasıyla bir arada artık kullanılmaz hale geldi. Psikanaliz; Bilişsel Davranışçı Terapi, Şema Terapisi, Kabul ve Kararlılık Terapisi, EMDR benzeri terapi tiplerinden sadece biri ve en eskisi diyebiliriz. Uzun yıllar sürmesi, pahalı olması gibi nedenlerden ötürü terapistler ve danışanlar tarafından artık pek tercih edilmiyor. Freud bir terapi çeşidi olarak bunu geliştirip kullandı.

Sigmund Freud’un nörolojiden psikiyatriye uzanan farklı kıssası:

Nüfus kaydında geçen ismiyle Sigismund Scholomo Freud;  Avusturya-Macaristan doğumlu, Yahudi kökenli nörologtur. Tıp eğitimini tamamladıktan sonra bir süre beyin anatomisi ve nöropatolojisi üzerinde çalıştı. Sonrasında kokain üzerinde incelemelerde bulunmak için psikiyatri kliniğinde çalışmaya başladı. 

1885 yılına geldiğimizde ise aldığı burs sayesinde Paris’e gitti. Salpêtriê Hastanesi’nde, Jean Martin Charcot’un yanında histerinin belirtileri, hipnoz ve telkinin tesirlerini inceledi. İki yıl burada kaldıktan sonra Berlin’e gitti ve özel hekimlik yapmaya başladı. Bu ortada dört yıllık nişanlısı Martha Bernays ile evlendi. Bundan sonra ise psikanalizi geliştirmeye başladı. Psikoanalitik terapiyi uyguladığı hastalarını kabul ettiği odasında büyükçe bir divanı bulunurdu. Bu divanın üzerinde de bir Türk halısı bulunurdu. 

İzmir’deki bir Türk halısı, terapide kullanılmak için Freud’a doğru seyahat yapıyor.

Halının terapi odasına nasıl ulaştığıyla ilgili iki farklı teori bulunuyor. Birinci teoriye göre1885 yılında, Freud’un tüccar olan ve halıcı olarak çalışan kuzeni kendisine İzmir’den bir halı hediye etmiştir. Freud da onu beğenip desenlerinin farklı çağrışımlar yapabileceğini düşünerek divanına örtmüştür. 

İkinci ve daha ayrıntılı olan teoriye göre ise Freud’un kız kardeşiyle evlenen Moritz isimli bir tüccar hediye etmiştir. Uzaktan akraba da sayılan Moritz, Selanik’te tüccarlık yaparken İzmir’den gelen bir halıya denk gelir ve bunu Freud’a getirir. O devirde özel hekimlik yapan ve divanı bulunan psikiyatrist bunu çok beğenir ve divanına serer. Ondan sonra taşındığı kentlere, hatta ülkelere de bu halıyı götürdüğü söylenir. Yalnızca Türk halısı değil, İran halısının da terapi odasının duvarında asılı olduğu söylenir. Freud’un müze haline getirilen Londra’daki evini buradaki linkten online olarak gezebilirsiniz. 

Freud’un Türk halısına ilgi göstermesinin nedeni, o periyotta Türklerde görülen çok eşlilik olabilir. 

Psikiyatristin, Türk halısına ilgi göstermesinin nedenini yazarlar Freud’un o devirde baldızıyla yasak bir birliktelik yaşamasına da yoruyorlar. Zira armağan edilen Türk halısı tam da bu devirde Freud’a gelmişti. Türkler, poligamik evlilikleriyle Avrupa’da biliniyordu ve bu halı, kendisine aslında cinselliği çağrıştırdığı için de psikiyatrist tarafından odasında tutulmuş olabilir. Çünkü dönemde “Ölüm ve Cinsellik” isminde bir de makale yazmıştı.

Nedeni ne olursa olsun ünlü psikiyatristin bu halıyı odasında tuttuğunu, divanına serdiğini biliyoruz. Bunun hastalar üzerindeki tesirini ise Freud’un bir hastasının ağzından dinleyelim: Eskimiş, delik deşik olmuş divana yerleşir yerleşmez içim eridi güya. Bedenim yumuşak pamuğun içine çöktükçe ruhum da onunla birlikte çöktü. Daima gözlerim yaşardı. Koltukta otursaydım etkiyi yapmayacaktı, sırtımı dayayınca kendimi çok daha kuvvetli hissediyorum.

  • Kaynaklar: KimPsikoloji, TunaDergi, EUROZİNE, MyMatterPort
ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.