Gökbilimciler, Samanyolu Galaksisi'nde başıboş gezen öksüz gezegenleri araştırırken beklenmedik bir "sessizlik" ile karşılaştı. Einstein’ın teorileriyle saptanabilen bu yalnız dünyalar arasında, belirli bir kütledeki gezegenlerin neden neredeyse hiç bulunmadığı büyük bir tartışma başlattı.
Ay'ın gelgitleri oluşturması gibi, Dünya'nın da yıldızını çekmesiyle başlayan etkileşim, Güneş genişledikçe güçlenecek. Araştırmacılar, gezegenin yörüngesinin daralacağını ve yıldızın içine düşeceğini gösteren çarpıcı kanıtlar buldu; bu da insanlığın geleceği için en büyük tehdit.
Bilim insanları, gezegenlerin ilk oluşum evrelerinde düşündüğümüz kadar simetrik ve küresel olmayabileceğini gösteren simülasyonlar geliştirdi. Elde edilen sonuçlar, gezegen şekilleriyle ilgili yerleşik kabulleri de sarsacak gibi görünüyor.
Yeni keşifler, süper Dünya kategorisindeki gezegenlerin yalnızca yıldızlara yakın değil, uzak yörüngelerde de bulunabileceğini gösterdi. Evren, düşündüğümüzden daha fazla süper Dünya barındırıyor.
Diyelim ki diğer bir gezegendeyiz yahut Ay’dayız, canımız da sıkıldı, zıplamaya başladık. Sizce ne kadar yükseliriz? Mars, basketbol oynamak için iyi bir seçenek olabilir mi?
Bilim insanları, gezegenimizden 100 ışık yılı uzaklıkta teorik olarak var olabileceği düşünülse de daha önce hiç gözlemlenemeyen güneş sistemi keşfetti. Bu sistemde yer alan 6 gezegen de milyarlarca yıldır değişmeden, kusursuz bir harmoni içerisinde hareket ediyor.
Montreal Üniversitesi'ndeki astronomlar, yoğunluğu diğer gezegenlerden farklı 2 gezegen keşfetti. Verilere göre bu gezegenlerin yarısından fazlası sudan oluşuyor olabilir.