Bilim dünyasının yıllardır tamamen buharlaşıp yok olduğunu düşündüğü mikroskobik kara deliklerin ömrü hakkında şaşırtıcı bir gerçek ortaya çıktı. Fizikçilerin geliştirdiği yeni matematiksel modelleme, bu antik yapıların evrenden bile daha uzun süre hayatta kalabileceğini gösteriyor.
Teorik fizik kuralları, uzayda yalnız kalan bir astronotun kendi kütle çekimi sayesinde küçük nesneleri yörüngesinde tutabileceğini kanıtlıyor. Ancak bir kalemi kendinize arkadaş yapabilmek için saniyede milimetrenin milyonda biri kadar hassas bir hızı yakalamanız gerek.
Okulda öğrendiğimiz basit Güneş sistemi modelini bir kenara bırakın. Uzayın devi Jüpiter, devasa kütlesiyle fizik kurallarına meydan okuyor ve Güneş'in merkezini değil, boşluktaki görünmez bir noktayı takip ediyor.
Markarian 501 galaksisinin kalbindeki büyük gizem çözüldü. Onlarca yıldır tek bir enerji kaynağı sanılan yapının, aslında birleşmek üzere olan iki dev kara delik olduğu anlaşıldı. 100 yıldan az bir süresi kalan bu kozmik çarpışma, evrenin en şiddetli olayına sahne olacak.
Yerçekimi yasasının tüm dünyada eşit işlediğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bilim insanları, Dünya’nın farklı noktalarında yerçekimi kuvvetinin kütle dağılımına bağlı olarak değiştiğini kanıtladı.
Pamuk şeker gibi hafif görünen bulutların gerçek ağırlığı duyanları şaşırtıyor. Bilimsel veriler, başımızın üzerinde süzülen tek bir bulutun bile milyonlarca ton hava ve su kütlesi barındırdığını ortaya koydu. İşte gökyüzündeki o devasa dengenin merak edilen detayları.
Yerden sadece birkaç metre yükselmek bile zamanın akışını değiştiriyor. Colorado'nun en yüksek noktalarından birine kurulan optik atom saati, yerçekiminin zamanı nasıl büktüğünü kanıtlamak için evrenin yaşından bile daha hassas bir ölçüm yapmaya hazırlanıyor.
Çin'de yer altında kurulan dev nötrino detektörü JUNO, sadece iki ay çalışarak hayalet parçacıklar hakkındaki ölçüm hassasiyetinde yarım asırlık bilimsel veriyi geride bıraktı. Kütleye sahip tek Standart Model dışı parçacık olan nötrinoların sırrını çözmek, evrenin temel kurallarını baştan yazabilir
Galaksimizdeki en büyük ve en parlak yıldızlardan ikisi, Apep sisteminde üçüncü bir süper devle kütle çekimiyle bağlı. Bu devasa kütleler, saniyede binlerce kilometre hızla madde fırlatarak kendilerini yok etme yolunda ilerliyor; sonları ise muhtemelen gama ışını patlamasıyla sonlanan bir süpernova.
Yeni bir teori, madde ve antimadde yok olmasıyla enerji üreten "yamyam yıldızların" kısa süreliğine evreni aydınlattığını iddia ediyor. Bu egzotik yıldızların çoğu da kara deliğe dönüşerek kaybolmuş olabilir.
Gök bilimcilerin varlığını sadece tahmin ettiği Popülasyon III yıldızları, JWST sayesinde 13 milyar ışık yılı uzaklıkta gözlemlendi. Kütleçekimsel merceklenme ile görünür hale gelen ve her biri Güneş'in yüz katı kütleye sahip bu ilkel yapılar, galaksi oluşumunun en karanlık sır perdesini aralıyor.