Bilim dünyası, yaşamın kökenine dair dev bir adım attı. Japon uzay aracının Ryugu asteroidinden getirdiği örnekleri inceleyen uzmanlar, DNA ve RNA'nın tüm temel yapı taşlarını ilk kez bir arada buldu. Bu bulgu, "Hepimiz birer uzaylı mıyız?" sorusunu yeniden gündeme taşıyor.
100 binden fazla kişinin verisiyle yapılan araştırma, doğru beslenme modelinin yaşam süresini 3 yıla kadar uzatabileceğini ortaya koydu. Ama kadınlar ve erkekler için önerilen diyetler birbirinden oldukça farklı.
Yeni bir araştırma, uzun yaşamın sanıldığından çok daha büyük ölçüde genlerimiz tarafından belirlendiğini gösteriyor. Kopenhag Üniversitesi’ne göre yaşam süresinin yüzde 55’i genetik mirasla şekilleniyor, yaşam tarzının etkisi ise düşünüldüğünden daha sınırlı.
Yanardağ patlamasının ardından 1.000 derecelik sıcaklıkla tamamen sterilize olan topraklar, sanıldığı kadar uzun süre boş kalmıyor. Bilim insanları, katılaşan lavların üzerinde sadece birkaç saat içinde kolonileşmeye başlayan gizemli mikropların izini sürdü.
Bilim dünyasının en prestijli isimlerinden biri, 50 yıl içinde uzaylıların varlığına dair somut kanıta ulaşacağımızdan emin. K2-18b ve Mars’tan gelen son veriler, evrenin derinliklerinde saklanan sırrın aslında çok yakında gün yüzüne çıkacağını mı gösteriyor?
İtalya’da yürütülen kapsamlı araştırma, neden bazı insanların çok daha uzun ve sağlıklı yaşadığına ışık tutuyor. Mezolitik dönemden kalan antik mirasın günümüzdeki etkileri, tıp dünyasının uzun yaşam konusundaki tüm teorilerini yeniden şekillendirebilir.
NASA ve Çin'in robotları, Kızıl Gezegen'deki yaşam arayışında "Özel Bölgeler" olarak adlandırılan alanlara inemiyor. Bu yasağın arkasında, Dünya'dan taşınacak mikropların Mars'taki potansiyel yaşam kanıtlarını yok etme riski ve yanlış tespit endişesi yatıyor.
Bennu'dan gelen örneklerin incelenmesiyle, DNA ve RNA'nın yapı taşları olan beş nükleobaz ve fosfatlara ek olarak şekerlerin de varlığı kanıtlandı. Peki bu yeni keşif ne anlama geliyor?
NASA’nın Bennu asteroitinden getirilen örneklerde hem yaşam için kritik şekerler hem de daha önce uzayda hiç görülmemiş “polimer benzeri bir madde” bulundu. Bilim insanları, bu bulguların Güneş Sistemi’nin en erken dönemlerine ışık tuttuğunu söylüyor.
Dünya'nın erimiş, ilkel aşaması olan Proto-Dünya'nın Theia çarpışmasıyla yok olduğu düşünülüyordu. Yeni analizler, en derin katmanlarda çarpışmadan etkilenmemiş orijinal malzemelerin izlerini ortaya çıkardı. Bu, yaşam için gerekli su ve gaz rezervlerinin kökenini yeniden düşünmemizi sağlıyor.