Bizi diğer tüm canlılardan, hatta en yakın akrabalarımız Neandertallerden bile ayıran tek bir kemik çıkıntısı var: Çenemiz. Ancak bilim insanlarının son araştırması şaşırtıcı bir gerçeği ortaya çıkardı; bu benzersiz yapının aslında hiçbir işlevi yok ve tamamen bir yan ürün olarak yüzümüzde belirdi.
Oregon’daki bir otoyolun kenarında, sonbaharda belirginleşen dev bir gülen yüz dikkat çekiyor. İlk bakışta bir göz yanılması gibi duran bu görüntünün arkasında ise yıllar önce planlanmış yaratıcı bir ormancılık fikri var.
Yaklaşık 100 yıldır kimsenin dikkatini çekmeyen bakır alaşımlı bir nesne, antik Mısırlıların ileri düzey delme mekanizmaları kullandığını ortaya çıkardı. Bulgular, mühendislik ve kronolojiye dair yerleşik kabulleri de baştan sorgulamamıza neden oluyor.
Batı Avustralya'da gün yüzüne çıkarılan 4,4 milyar yıllık minik kristaller, gezegenimizin oluşum hikayesini baştan yazıyor. Bilim dünyasının uzun süredir "lav denizi" olarak tasvir ettiği o ilk dönemde, aslında kıtaların ve dağların çoktan yükseldiği ortaya çıktı.
EMO adlı insansı robot, bir ayna karşısına geçip kendi yüzünü izleyerek dudak ve mimik kontrolünü öğrendi. Sonuç, farklı dillerde konuşmaları gerçekçi biçimde taklit edebilen bir yüz oldu.
Çin'in Ay'ın uzak tarafından getirdiği ilk toprak örnekleri, uydumuzun neden iki farklı yüzü olduğunu açıklayabilir. Kayalarda bulunan nadir izotoplar, geçmişte yaşanan devasa bir felaketin uydunun kimyasını nasıl sonsuza dek değiştirdiğini ilk kez kanıtlıyor.
Sağlıklı yaşam dendiğinde akla gelen bitkisel diyetler, asırlık bir çınar olma yolunda sanıldığı kadar etkili olmayabilir. Çin'de 5 binden fazla yaşlı üzerinde yapılan dev araştırma, et tüketenlerin 100 yaşına ulaşma şansının veganlardan çok daha yüksek olduğunu kanıtladı.
Yüz milyonlarca yıl boyunca üç büyük kitlesel yok oluşu atlatan ammonitler, dünyayı sarsan son büyük felaketi de atlatmış görünüyor. Peki, okyanus kimyası normale dönmüşken ve rakipleri ortadan kalkmışken bu dirençli tür neden sadece 200 bin yıl içinde tamamen silindi?
Çoğu yanardağ yüzyıllarca sessizliğe gömülürken, Stromboli milattan öncesinden beri lav püskürtmeye devam ediyor. Geceleri gökyüzünü turuncuya boyayan bu bitmek bilmeyen havai fişek gösterisinin ardında, aslında tarihin en yıkıcı patlamalarından biri ve büyük sırlar yatıyor.