enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,2325
EURO
53,2503
ALTIN
6.832,25
BIST
14.917,43
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Az Bulutlu
22°C
Cuma Çok Bulutlu
25°C
Cumartesi Az Bulutlu
22°C
Pazar Az Bulutlu
23°C

Üniversiteliler Bile Bilmez: Mecmualardan Çıkan CD’lerden Demo Oyun Oynanan Efsanevi Dönem

Bugün internete girip herhangi bir şeyi bulup indirmek dakikalar alsa da geçmişte bu durum bu türlü değildi. Her ay mecmuaların verdiği CD’lerin içindeki demolar ve bedelsiz programlar ise bulunmaz nimetti. Gelin o periyoda birlikte bakalım.

Üniversiteliler Bile Bilmez: Mecmualardan Çıkan CD’lerden Demo Oyun Oynanan Efsanevi Dönem
11.08.2023 22:00
20
A+
A-

Ben de oradaydım okur, 3000 yıl önce, insanlar oyun ve bilgisayar mecmualarını alıp içindeki CD’lere düştüğünde… Teknolojinin ilerleme suratı sağ olsun, kendimizi 5000 yaşında elf gibi hissetmemizi sağlıyor. Bugün artık bilgisayarlarda CD şoförler için yer kalmazken, bir vakitler bu küçük disklerin neredeyse her şey olduğuna inanmak güç. 

İnternetin neredeyse olmadığı, olduğunda da bir şeyler indirmenin çok önemli şekilde ince okuyup sık dokumayı gerektirdiği bir periyotta ortamların kralı CD’ler idi. Bilhassa de oyun ve bilgisayar mecmualarının verdiği CD’ler, içlerinde yer alan demolarla ve bedelsiz programlarla adeta ufkumuzu açıyordu. O periyodun zorlukları içerisinde CD’ler büyük birer nimetti…

Öncelikle CD veren bir mecmua almak için markete gidilirdi.

O periyotta bu CD’li mecmuaların maliyeti hayli yüksekti. Bu durum mecmua fiyatlarına da yansırdı. Talebin çok titiz yönetilmesi gerekirdi. O yüzden her bakkala, markete, büfeye vs. mecmualardan birer tane gönderilir, iki-üç ay boyunca o bir adet satılmazsa ona göre birkaç ay oraya öbür mecmua gitmezdi.

Bu yüzden de dergileri bulmak da zordu, bilhassa küçük yerlerde. Bir de mecmuaların korunmadığı dükkanlara bir daha o mecmua kolay kolay yollanmazdı, poşetleri yırtıp içinden CD yürüten çoktu. 

Sonrasında o CD’ler evdeki bilgisayara takılırdı. Demolar yüklenirken mecmua okunurdu.

Bu mecmualarda reklamlar bitmezdi ancak bu durum pek de sorun teşkil etmiyordu. Çünkü meraklısı olduğumuz şeylerin reklamlarını görebildiğimiz çok kısıtlı alan vardı ve bu mecmualar de onlardan biriydi. Şimdiki gibi mağaza mağaza gezip elektronik aygıt inceleyemezdik. 

Sonrasında ekranda o büyülü yazılar belirirdi.

CD’sine göre değişmekle birlikte yükleme arayüzü, ekranımızı bir anda bayram yerine çevirirdi. Sonrasında en çok ilgimizi çekenden başlayarak bütün oyunları sırayla denerdik. Yapabileceklerimiz çok kısıtlı olurduolsun, demo oyun sıfır oyundan çoktu. Hem de o denli bu türlü çok değildi. 

Oyunlarda yapabileceklerimiz ise epey sonluydu.

FIFA 98’de sonsuza dek aynı ekiplerle, iki dakikalık maçlar yapıp durmak olsun, yarış oyunlarında aynı pistleri benzer arabalarla hatmetmek olsun, yahut belli sayıda kısmı artık speedrun yaparmış aynıi geçip sonrasında hiç adım atamamak olsun, bunlar demo oyun devrinin makus talihiydi. Hasbel mukadderat birisi demo oyunun tam sürümünü bulduysa herkese oyunun kalanını anlatmak onun görevi olurdu.

Bu demolar, oyun firmalarına olan sevgimizi de aslında önemli şekilde etkilerdi.

Şimdi şöyle düşünün, elinizde bir CD var ve önümüzdeki bir ay boyunca bu demoları oynayacaksınız. Bilhassa yaşınız küçükse zati korsan da olsa oyun bulma talihiniz yok. Oyunun tutorial kısmı biter bitmez demonun da bittiğini, oyunun yalnızca 10 dakikalık bir tecrübe sunduğunu ve bir kısım bile istediğiniz şekilde oynayamadığınızı düşünün.

Diğer yanda ise size tam oyunu sunmasa da yarım saat yahut 45 dakika oyunca istediğiniz hareket edebilmenizi sağlayacak bir oyun sunan bir yapımcının yahut bir oyunun gönlümüzdeki yeri farklı olurdu. 

Özel yer ayrılması gereken CD’ler:

National Geographic: Byzantine isimli oyunu 6 CD halinde tam sürüm olarak vermişlerdi. Düşünün, tek bir CD’den çıkan minik demoları bekleyen bir çocuksunuz ve bir mecmua, size tam 6 CD’lik oyunu veriyor. 

PC Oyun: Outlaws isimli oyun tam sürüm olarak verilmişti. O periyodun çok ilerisinde bir oyundu, pek çok kişi için oynanabilecek tek oyundu. LucasArts imzalı bir FPS idi. 

Chip: İstanbul Efsaneleri – Lale Savaşçıları: Türkiye’de yapılmış oyunlar arasında ortalığı ayağa kaldıran ilk oyunlardan birisi İstanbul Efsaneleri idi. Chip bu oyunu tam sürüm olarak vermişti. 

Level: Earth 2140 isimli oyunun çok tanınan olması lakin çok da ulaşılabilir olamaması üzerine Level, oyunu Türkçe olarak tam sürüm şeklinde okurlarına ikram etmişti. Çok kral hareketti.  

Üstünde “Tam Sürüm” yazan tüm CD’ler: Bilhassa azıcık elle tutulur bir oyunu tam sürüm olarak veren mecmuanın ismi X olsun. Mecmua geldikten sonra okula gidildiğinde şu diyalog geçerdi. “Oğluuum duydun mu X mecmuası tam sürüm oyun veriyor!”. O dönem yokluktan hepimiz minik sosyalistler olduğumuz için birimizin PC’si hepimizin PC’si idi. Toplanır, o arkadaşımıza masraf ve hep birlikte oyun oynardık. 

Özel anma: Kapağında 10’dan geriye sayarak yayın hayatına son veren Gameshow dergisi.

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.