Hâlihazırda sansür tartışmalarıyla bildiğimiz Çin, yapay zekâ araçları üzerindeki denetimini artırarak bilgi güvenliğini sağlamak istiyor. Ya da istemiyor (?).

Yapay zekâ araçları gündeme girdiği günden beri hem görsel hem de metin temelli olanlara düzenleme getirmek isteyen Çin, istediği düzenlemelerin daha çok ‘kısıtlama’ tarafına kaymasıyla sık sık tenkitlerin odağına geliyor. düzenlemeleri isteyen bir kesim yok demek de kusur olur tabii.
Bu sefer ChatGPT gibi sohbet botları Çin’in odağında. Söz konusu yapay zekâ botlarına bildiğimiz üzere çok büyük ölçüde bilgi akışı yapılıyor. Çİn de bu akışın denetim altında tutulabilmesini, bu sayede bilginin güvenliğini ve güvenilirliğini denetim altında tutabilmek istiyorlar. hoşunuza gitmeyebilecek ayrıntılar da var.
Bu düzenlemenin iki odağı var: Besleme gereci olan bilginin kendisi ve büyük lisan modelleri (LLM’ler)

Önergede yapay zekâyı besleyen gereçlerin telif hakkını ihlal etmemesi ve ferdî bilgi güvenliğini tehlikeye atmaması gerektiği söyleniyor. Tahlil olarak ise eğitim için verilecek bilgilerin ilgili kuruluş ve şahıslar tarafından incelenip onaylandıktan sonra yapay zekâya verilmesi öneriliyor.
Bunun haricinde Bard ve ChatGPT gibi LLM’lerin yetkililer tarafından lisanslanmış ve denetim edilmiş modeller üzerine kurulması isteniyor.
Ayrıca yüzde 5’in üzerinde yasa dışı ya da siber güvenlik kanunları tarafından ziyanlı görülen bilgiler saptanırsa bu bilgilerin kara listeye alınarak yapay zekâya verilmesinin engellenebilmesi isteniyor.
Burada yasa dışı kısmıyla kastedilen ise şiddet, pornografi, temelsiz söylenti ve yanlış bilgi ve batıl inançi şeyler. Tabii buna siyasi bilgilerin de dahil olduğu düşünülüyor. Bunun da ifade özgürlüğü benzeri hususların önünü kapatacağından tasa ediliyor.
Çin, önergede geliştiricilerin bu güvenlik unsurlarına dikkat etmesini ve kullanıcılar tarafından verilen bilgilerin güvenlik denetiminden geçmesi gerektiğini belirtiyor. Söz konusu önerge, 25 Ekim tarihine kadar geri dönüş bekleme aşamasında. Sizce hâlihazırda sansür tartışmalarıyla gündeme gelen Çin’de bu kararın tesiri ne olur?