Nerede olursanız olun bir markete girdiğiniz zaman şekerlemelerin, sakızların hep kasa yanında olduğunu görürsünüz. Bu durumun özel bir nedeni var mı?

Bu yalnızca marketlerde değil, mağazalarda da geçerli. Bir giysi aldınız ve kasaya doğru ilerlediniz, kasanın önünde küçük tokalar, fularlar, cüzdanlar durur.
Çoğu zaman bu yüzden hiç aklınızda olmayan bir eseri aldığınız bile olmuştur. Sebebini açıklıyoruz!
Kasada beklerken kendinizi ansızın bir sakız, çikolata ya da indirimde olan bir eseri almak isterken bulabiliyoruz.

Bu durum aslında mağazalarda ve marketlerde sıkça karşılaştığımız kasa önü satış stratejisinin tipik bir örneği. Bu strateji, sırf mağazalarda değil online alışveriş sitelerinde de karşımıza çıkmaya başladı. Sepete bir ürün eklediğimizdealtta “yanında bu eseri de alırsanız indirimden faydalanabilirsiniz” opsiyonunu görüyoruz.
Aslında bu ürünlerin sergilenmesi, tüketici üzerinde ruhsal bir tesir yaratıyor. Bu eserler, ekseriyetle alışveriş listemizde yer almayan eserler olduğu için pek fazla dikkat kesilmiyoruz. Lakin ödeme kısmına gelip biraz duraksayınca aklımıza birden “acaba” düşüyor.
Kasaya yaklaşınca irademiz zayıfladığı için abur cubur satın alma olasılığımız artıyor.

Aslında bu kasa önü satış stratejisi, alışveriş esnasında yaşadığımız yorgunluk ve karar verme kapasitemizdeki azalmanın tesirini kullanıyor. Bu stratejiyi sakız, şeker ve abur cuburla sınırlamamak gerekiyor.
Bilimsel araştırmalara göre tüketiciyi daha fazla para harcamaya teşvik eden bu prosedür, şahsa cazip gelen seçeneklerle dolu oluyor. Mesela 100 TL ve üzeri alışverişlerde belli bir ürünün yarı fiyatına düşmesi; yahut makul bir meblağı tamamladıktan sonra ikram çeki kazanılmasıi örnekleri çok fazla var.
Gelelim kasanın yanında bize göz kırpan şeker ve sakızlara.
Aslında aynı mantıkla konumlandırılan bu eserler, market alışverişlerimizde bir yer tutmuyor. Hatta çoğunlukla alışverişimiz bitince aklımıza geldiği için öylesine görüp alabiliyoruz. Bundan Ötürü ‘aramadan da görebileceğiz’ ürünleri kasanın önüne ve yanına eklemek, bir cins satış stratejisini destekliyor.
Peki ya neden kasanın yanı? Şayet görünürlükle alakalı bir durumsa, hemen girişe konumlandırılmaları gerekmez mi?
Burada da karşılık karar yorgunluğunda gizli. İrade gücümüz aslında bir kasidir, kullandıkça yorulmaya meyillidir. Beynimiz, o an içinde ne kadar çok karar vermek zorunda kalırsa o kadar yorulur. Şayet o sakızlar girişte olsaydı, şimdi karar yorgunluğu yaşamadığınız için iradenizi kullanarak almamanız daha muhtemeldi.
Ancak kasaya geldiğinizde artık bu yorgunluğun bir kesimi olduğunuz için eliniz düşünmeden şekerlemelere gidebilir. Artık alışveriş yaparken bu hileyi aklınızda bulundurun!