Su sesi duyunca tuvalet ihtiyacı gelmeyen kişi çok azdır. Bilhassa uyku sırasında yapılan bu “eşek şakası” pek çok insanın uykularını bölmüş bile olabilir.

Peki sizce neden su sesi tuvalet muhtaçlığımızı bir anda getiriyor olabilir?
Aslında bu durumun biyolojikten fazla psikolojik sebepleri var. İçeriği okurken de gereksiniminize pürüz olamayabilirsiniz, aman dikkat!
Su sesi aynıi dış uyaranların tuvalet gereksinimini tetiklemesinde çok önemli birkaç sebep var.
İlki elbette şartlı reflekstir. Zamanla su sesi ile tuvalet ihtiyacı arasında bir bağ kuruyoruz. Çocuklukta sıkça tuvalette su sesiyle karşılaşmak, suyun sesiyle idrar yapma arasında şartlı bir refleks geliştirilmesine neden oluyor.
Bu durumu Pavlov’un köpek deneyine benzetebiliriz. Bu da aslında şekilde bir çeşit öğrenilmiş reaksiyondur.
İşin psikolojisini de unutmamak gerek.
Su sesi, her ne olursa olsun ebediyen rahatlama hissi ile ilişkilendiriliyor. Hepimizde de sakinleştirici bir tesiri bulunan su sesi, yarattığı rahatlama hissinden ötürü bedenin mesane boşaltma olağan fonksiyonlarını harekete geçirebiliyor.
Tabii bilhassa mesanenin dolu olduğu durumlarda su sesi, tuvalet gereksinimini olabildiğince hızlandırıyor. Bu ses, idrarın akışını çağrıştırarak mesanedeki baskıyı artırıyor ve beynin boşaltma komutunu vermesini hızlandırıyor.

Bazen de hiç tuvalet gereksiniminiz olmasa bile yalnızca bu “rahatlatıcı” hissi ile özdeşleştirdiğimiz su sesini duyar duymaz beynimiz, rahatlama muhtaçlığını hissederek güya gereksinimimiz “varmış” bize oyun oynayabiliyor. Tüm bu sebeplerin akabinde biz de kolay bir su sesinin tuvalet gereksinimimizi doğurduğunu düşünüyoruz.