enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,1848
EURO
53,0864
ALTIN
6.719,72
BIST
14.442,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
11°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
13°C
Pazar Hafif Yağmurlu
11°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
14°C

Geceyi haritadan silecek proje: Gökyüzüne 50 bin dev ayna fırlatmak istiyorlar

ABD’li bir girişim, yörüngeye yerleştireceği aynalarla güneş ışığını gece vaktinde yeryüzüne yansıtarak enerji krizini çözmeyi planlıyor. Ancak bilim insanları, karanlığın yok edilmesinin insan biyolojisi ve doğal yaşam üzerinde geri dönüşü olmayan hasarlar bırakacağı uyarısında bulunuyor.

Geceyi haritadan silecek proje: Gökyüzüne 50 bin dev ayna fırlatmak istiyorlar
08.04.2026 19:40
9
A+
A-

Gökyüzüne baktığımızda bizi karşılayan doğal karanlık, yakın gelecekte yerini devasa aynalardan yansıyan yapay bir gün ışığına bırakabilir. Kaliforniya merkezli Reflect Orbital adlı girişim, yörüngeye fırlatacağı 50 bin aynayla “talep üzerine güneş ışığı” satmaya hazırlanıyor.

Şirketin temel hedefi, güneş enerjisi santrallerinin gece de üretim yapmasını sağlamak, afet bölgelerini aydınlatmak ve sokak lambalarının yerini almak. Ancak bu iddialı plan, bilim dünyasından gelen sert uyarıları da beraberinde getirdi. Uzmanlar, projenin gezegen ölçeğinde bir uyku bozukluğuna yol açabileceğini ve ekosistemleri geri dönülemez şekilde sarsacağını savunuyor.

Şirket, yaklaşık 18 metre boyutundaki ilk prototip aynasını fırlatmak için izin alma aşamasına geldi bile. Planlara göre yerden 640 kilometre yükseklikte açılacak bu aynalar, yeryüzünde yaklaşık 5 kilometre genişliğindeki bir alanı aydınlatacak güce sahip. Yatırımcılardan şimdiden 28 milyon doların üzerinde fon toplayan girişim, güneş enerjisi sektöründeki “gece üretim yapamama” sorununu bu yöntemle kökten çözmeyi vadediyor. Öte yandan, 30’dan fazla ülkeden 2 bin 500 araştırmacıyı temsil eden uluslararası bilim toplulukları bu adıma karşı çıkıyor. ABD Federal İletişim Komisyonu’na gönderilen mektuplarda, girişimin biyolojik bir felakete zemin hazırladığı aktarıldı.

Biyolojik saat ve ekosistem tehlikede

Gece ve gündüzün birbirini takip etmesi sadece basit bir doğa olayı değil; yeryüzündeki yaşamın en eski ve en temel düzenleyici prensibi. Gökyüzünün yapay şekilde aydınlatılmasının, insanlarda ve hayvanlarda uyku düzenini kontrol eden biyolojik saatleri darmadağın edeceği vurgulanıyor. Bitkilerin de geceye ihtiyaç duyduğunu hatırlatan uzmanlar, bu müdahalenin gıda güvenliğini bile tehdit edebileceği konusunda hemfikir. Gece vaktinin ortadan kalkması; göçmen kuşların yollarını şaşırmasına, kış uykusundaki hayvanların vaktinden önce uyanmasına ve bitkilerin tozlaşma zamanlarını karıştırmasına sebep olabilir.

Mesele sadece biyolojik döngülerle de sınırlı kalmıyor. Gökbilimciler, yörüngedeki binlerce uydunun yarattığı ışık kirliliği nedeniyle uzayı gözlemlemenin zaten giderek zorlaştığını hatırlatıyor. SpaceX gibi devler uydularını daha karanlık hale getirmeye çalışırken, Reflect Orbital’ın mümkün olduğunca parlak araçlar fırlatmak istemesi astronomi dünyasında büyük endişe yarattı. Şirket, ışık hüzmesinin sadece belirli alanlara odaklanacağını iddia etse de atmosferdeki bulutlar ve moleküller bu ışığı dağıtarak tüm gökyüzünü yapay bir parıltıyla kaplayabilir.

Reflect Orbital, 2027 yılı sonuna kadar prototiplerini artırmayı ve 2035’e kadar 50 bin aynalık tam kapasiteye ulaşmayı planlıyor. Şirketin CEO’su Ben Nowack, fosil yakıtların yerini alacak bir enerji kaynağı inşa ettiklerini savunsa da doğanın milyonlarca yıllık dengesine yapılacak bu müdahale, teknolojik ilerleme ile ekolojik güvenlik arasındaki çizgiyi hiç olmadığı kadar gergin bir hale getirebilir.

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.