Hastaneye öksürük şikayetiyle getirilen bebeğin gözlerindeki değişim bir bilim kurgu filmini andırıyor. Doktorlar, kullanılan ilacın vücutta parçalanırken floresan etkisi yarattığını saptarken; ailelerin ve sağlık çalışanlarının bu tip şaşırtıcı durumlarda ne yapması gerektiği netleşti.

Tıp dünyası, bazen en bilinen tedavi yöntemlerinin bile öngörülemeyen sonuçlar doğurduğu vakalarla karşı karşıya kalabiliyor. Tayland’da yaşanan son olay, antiviral ilaçların insan fizyolojisi üzerindeki etkilerine dair çarpıcı bir örnek sundu.
Henüz 6 aylık olan bir bebek, yüksek ateş ve öksürük belirtileriyle başvurduğu hastanede tedavi altına alındı. Yapılan tetkikler sonucunda Covid-19 tanısı konulan minik hastaya, yaygın olarak kullanılan “favipiravir” isimli ilaç verildi. Tedavi sürecinin henüz ilk gününde, ailenin fark ettiği bir detaysa herkesi hayretler içinde bıraktı. Bebeğin doğal koyu kahverengi olan gözleri, ilacın verilmesinden kısa bir süre sonra parlak mavi-mor bir renge büründü.
Gün ışığında yapılan doktor muayenesi, bebeğin gözlerindeki değişimin sadece basit bir renk farkı olmadığını, korneanın adeta parladığını ortaya koydu. Vücudun geri kalanında, yani tırnaklarda ya da cilt yüzeyinde herhangi bir anormallik gözlenmedi. Uzmanlar, ilacın vücutta parçalanma sürecini incelediklerinde, bu durumun kimyasal bir reaksiyondan kaynaklandığını saptadı. Antiviral bileşenlerin işlenirken açığa çıkardığı floresan özellikli maddeler, gözün şeffaf tabakasında birikerek bu sıra dışı görsel etkiyi oluşturdu. Geçmişte Hindistan ve Türkiye’deki yetişkin hastalarda da benzer durumlar yaşanmıştı; özellikle ultraviyole ışık altında saçlarda ve tırnaklarda fark edilen bu parlamalar, ilacın karakteristik ancak nadir görülen bir özelliği olarak tanımlanıyor.
Tedavi sonrası normale dönüş süreci
Neyse ki bu görsel farklılık, hastanın sağlığı üzerinde kalıcı bir tehdit oluşturmuyor. Bangkok’taki vakada, virüsün etkileri azaldıktan sonra ilaç kullanımı beşinci günde kesildi. Bebeğin gözleri, ilacın bırakılmasını takip eden birkaç gün içinde kendiliğinden eski rengine döndü. Uzman doktorlar tarafından yapılan detaylı kontrollerde, bebeğin görme yetisinde veya göz yapısında hiçbir hasara rastlanmadı.
Renk değişiminin ortadan kalkma süresinin bebeklerde yetişkinlere göre biraz daha uzun olması ise tamamen metabolizma hızıyla açıklanıyor. Yaşanan bu durum, çocuk hastalarda belgelenen ilk “mavi göz” vakası olarak tıp literatürüne geçti ve ailelerin bu tip beklenmedik yan etkiler karşısında paniğe kapılmaması gerektiğini bir kez daha hatırlattı.