Dünya turu yaparak tarihe geçen güneş enerjili uçak, katıldığı askeri görev sırasında fırtınaya yakalanarak sulara gömüldü. Müzede sergilenmesi beklenirken okyanusun derinliklerine karışan aracın sekiz günlük rekor uçuşu, havacılık dünyasında hem başarıyı hem de hüznü simgeliyor.

Havacılık tarihinin en özel araçlarından biri olan Solar Impulse 2, kariyerine hüzünlü bir sonla nokta koydu. Bir zamanlar dünyayı yakıtsız turlayarak herkesi kendine hayran bırakan bu devasa hava aracı, son yıllarda üzerine yüklenen askeri görevleri yerine getirirken sulara gömüldü.
Skydweller Aero tarafından insansız bir platforma dönüştürülen uçak, aslında ömrünü tamamladığında bir müzede sergilenerek gelecek nesillere ilham verecekti. Ancak Florida açıklarında yaşanan sert hava koşulları, bu planın suya düşmesine neden oldu. Sekiz gün süren rekor uçuşunun ardından enerji rezervleri tükenen araç, kontrollü bir iniş yapmasına rağmen okyanusun derinliklerine karıştı.
Efsanevi uçak, son yolculuğunda sadece bir test aracı değil, aynı zamanda operasyonel bir güç olarak kullanıldı. ABD Donanması’nın düzenlediği kapsamlı bir tatbikatta boy gösteren platform, uyuşturucu trafiğini izlemekten gemiler arası iletişimi sağlamaya kadar pek çok farklı görevi başarıyla yürüttü. Üzerindeki binlerce güneş hücresi sayesinde günlerce havada kalabilmesi, onu organize suç örgütlerine karşı mükemmel bir gözlemci haline getirdi. Dört gün boyunca tek bir an bile yere teker koymadan uçan dev dron, termal kameralarıyla denizdeki her hareketi saniye saniye takip etti. Bu süreçte savaş gemileriyle koordineli çalışarak deniz güvenliğine yönelik operasyonlarda aktif rol oynadı.
Rekorla gelen zorunlu iniş
Uçağın sonunu hazırlayan süreç, limitlerini zorladığı bir rekor denemesiyle eş zamanlı yaşandı. Tam 8 gün 14 dakika boyunca havada kalarak hem insanlı hem de insansız güneş enerjili uçuş rekorunu kırmayı başardı. Fakat Küba açıklarında aniden bastıran ekstrem hava olayları, uçağın teknik kapasitesini zorlayan bir düzeye ulaştı.
Normal yükselme hızının katbekat üzerinde seyreden dikey hava akımları, sistemlerin aşırı güç tüketmesine yol açtı. Yetkililer, gövdesi batmaz yapıda olmadığı için uçağın kurtarılamadığını belirtiyor. Müzede sergilenme hayali okyanus tabanında son bulsa da, bu uçuşta elde edilen veriler geleceğin dayanıklı havacılık teknolojileri için temel oluşturacak.