enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,0408
EURO
53,0791
ALTIN
6.409,16
BIST
13.694,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Az Bulutlu
Pazar Parçalı Bulutlu
27°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
26°C
Salı Parçalı Bulutlu
25°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
26°C

Apollo 11, iPhone’un 2 Milyarda Biri Kadar RAM’le Ay’a Seyahat Yapmayı Nasıl Başardı?

Apollo 11’in 1969’daki Ay’a yaptığı seyahat, insanlık tarihinin en büyük başarılarından biri olarak kabul ediliyor. Lakin, bu destansı vazifenin ardındaki teknolojiye bakıldığında günümüzdeki akıllı telefonların milyonda biri olduğu gerçeği bizleri şaşırtıyor. Sahi, bu kadar sınırlı teknolojiyle bu türlü büyük bir görevi gerçekleştirmek nasıl mümkün olmuş olabilir? Gelin anlatalım.

Apollo 11, iPhone’un 2 Milyarda Biri Kadar RAM’le Ay’a Seyahat Yapmayı Nasıl Başardı?
15.11.2024 10:40
19
A+
A-

Apollo 11, 20 Temmuz 1969’da insanlık tarihindeki ilk Ay’a inişi gerçekleştiren ilk uzay uçuşu olarak tarihe ismini yazdırmıştı.

Neil Armstrong’un Ay’a ayak basan ilk insan olarak tarihe geçmesi ve “Bu, bir insan için küçük, insanlık için büyük bir adım.” sözlerini söylemesiyle sonuçlanan Apollo 11 sahiden de insanlık için dev bir adım olsa da bilgisayarının kapasitesi farklı bir şekilde oldukça küçüktü.

 Şaşırtıcı şekilde, Apollo 11 misyonunda kullanılan Apollo Guidance Computer (AGC), sadece 4 KB RAM ve 32 KB ROM’a sahipti.

Bu miktar o kadar küçüktü ki, günümüz akıllı telefonlarının bellek kapasitesinin milyonda birinden bile daha azdı.

Hatta iPhone 16 Pro Max’in bellek kapasitesiyle kıyaslamak gerekirse AGC’nin kapasitesi iPhone 16 Pro Max’in yaklaşık 2 milyonda birine tekabül ediyor!

Bu kadar sınırlı bir RAM’e sahip olmasına karşın tekrar de bu bilgisayar, Neil Armstrong ve Buzz Aldrin’i inançlı bir şekilde Ay yüzeyine indirip geri getirebildi.

Peki yalnızca 4 KB RAM’e sahip olan bu bilgisayar ile nasıl Ay’a gitmek mümkün oldu?

Bu kadar kısıtlı bir bellekle bu türlü büyük bir muvaffakiyet elde edilmesinin sırrı, aslında mühendislerin hayli yalın ve verimli bir yazılım ve donanım sistemi geliştirmiş olmasıydı.

Ek olarak bilgisayar, en kritik süreçleri önceliklendirecek şekilde programlanmıştı ve şayet bilgisayar aşırı yüklenirse, gereksiz datalar atlanarak sırf en çok önemli sorumluluklar işleniyordu.

Ayrıca, AGC’nin sınırlı kapasitesi nedeniyle hesaplamaların büyük kısmı Dünya’da yapılıp astronotlara telsizle iletiliyordu ve bu iş birliği sayesinde düşük bellekle gerekli misyonların hayata geçirilmesi mümkün kılındı.

Manuel yönlendirme de yapılabiliyordu.

Görev bilgisayarı, uzay aracının pozisyonunu ve suratını hesaplayarak otomatik pilot sistemiyle yönlendirme yapıyordu ve buna ek olarak astronotların denetimi tamamen bilgisayara bırakmak yerine, gerektiğinde manuel müdahale yapabilecekleri bir sistem kurulmuştu.

Örneğin, iniş sırasında Armstrong’un iniş noktalarını daha iyi görebilmek ismine bilgisayarı devre dışı bırakıp elle denetim edebilmesi de misyonun bu kadar sınırlı kapasiteyle muvaffakiyete ulaşmasını sağlayan en çok önemli sebeplerden biriydi.

Özetle, Apollo 11 bu sayede sadece 4 KB RAM’e sahip olmasına rağmen Ay’a muvaffakiyetle ulaşarak tarihe geçti ve hem insanlığa hem de teknoloji dünyasına ilham veren bir dönüm noktası yarattı.

Kaynak: Digitech
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.