Bugün derhal çabucak her köşe başında akaryakıt istasyonlarıyla hayat daha kolay. Lakin arabaların yollara ilk çıktığı vakitlerde akaryakıt almak o kadar da kolay değildi. Gerçi kolaylığı geçtik, günümüzden bakınca tuhaftı da.

Otomobillerin ilk günlerinde akaryakıt deposunu doldurmak için farklı yerlere gitmek gerekiyordu.
Yazımızı okumaya başlamadan önce aklınızdan bir geçirin bakalım nereleri olabilir. Varsayımları daha sonrasında yorumlara bekliyoruz.
Akaryakıt istasyonları daha ortada bile yoktu.

1913’ten önce insanların akaryakıtlarını doldurmaları için eczaneye gitmesi gerekiyordu. Eczane ne alaka? Çünkü o devirde akaryakıt, birçok eczane tarafından tıbbi tahliller için satılan bir kimyasaldı.
Eczanenin yanı sıra demirci dükkânı ve market gibi birtakım yerlerde de akaryakıt satışı yapılıyordu. Lakin bu satışlar, günümüzdeki aynıi kolay ve süratli değildi.
Benzin, cam şişelerde ya da teneke kutularda alınıyor, sonrasında titizce araçlara aktarılıyordu.
Akaryakıt istasyonları hayatımıza girmeye başladı.

İlk araç istasyonu 1913’te Pensilvanya’da açıldı. Bugünkü istasyonları da hayli benziyordu. Çatısıyla ile yağmura karşı müdafaa sağlıyordu ve yakıt ikmaliyle tamirlere destek olacak şahıslar de vardı.
Tabii ki ilk istasyonlar epey kolay yapıdaydı. Hatta pompa sistemleri bile yoktu; yakıt, bidonlardan manuel olarak dolduruluyordu. Ancak bu sistem, o günlerin koşulları için büyük bir yenilikti.

Geçmişten günümüze evrim geçiren sistemlerden biri de akaryakıt istasyonları oldu. Şimdilerde pompa sistemlerinin yanı sıra bilhassa yurt dışında self-servis hizmet bile var.
Tarihin bu şaşırtan ayrıntısı da otomobillerin geçirdiği evrimi ve çağdaş dünyanın hayatımızı ne kadar kolaylaştırdığını anlamamıza hoş bir pencere açıyor.
Bunları da inceleyebilirsiniz: