Yapay zekâ her geçen gün evrilmeye devam ederken, günümüzde bulunduğu durum içinde insan ve yapay zekâyı birbirinden ayıran en çok önemli faktör …

Yapay zekâ her geçen gün evrilmeye devam ederken, günümüzde bulunduğu durum içinde insan ve yapay zekâyı birbirinden ayıran en çok önemli faktör hala aşılamadı: Duygular. İnsanlığı birbirine kenetleyen bu faktör, günümüzde çok gelişmiş çeviri teknolojilerine karşın hala bilhassa edebi çevirilerde bir insan mütercim olması zorunluluğunu da oluşturuyor.
Peki, insansı robotlardan söz ettiğimiz şu günlerde robotların his durumları neler? Aslında yok diyecek kadar az. Çünkü robotlar, yalnızca insanların sunduğu girdilere ve bu girdiler sonucunda tasarladığımız hazır komutlara göre hareket ediyor. Robot teknolojisinde ön plana çıkan Japonya’daysa bilim insanları, bunu bir adım öteye taşıyacak yeni bir çalışmaya başladı.
Robotlar gülebilir mi? Kolay düzeyde evet, fakat bir insan kadar hayır:

Kyoto Üniversitesi’nden bilim insanları, ‘Erica’ isimli bir Android robot oluşturdu. Bu robotun oluşturulmasındaki ana sebep ise bir robota, yani yapay zekâya ‘gülmeyi öğretmek’ idi. Robot, insanın ‘mizah’ algısını anlamak ve duruma ve yerine göre farklı biçimlerde gülmek için eğitilmeye başladı.
Bilim insanları, Erica’ya gülmeyi öğretmek için ilk önce robotun insan kahkahalarına empatik bir tepki vermesini sağlayacak ‘paylaşılan kahkaha’ modelini geliştirdi. Bu modelde robotun uygun şekilde tepki verebilmesi için üç soru belli oldu: Kullanıcı güldü mü? Erica gülecek mi? Gülecekse, hangi çeşit kahkaha ile gülecek?

Erica’nın seçimine bırakılan kahkahalar, mizahın olmadığı durumlarda sohbeti doldurma görevi görecek kibar bir kıkırdama ve komik durumlarda kullanılacak neşeli bir kahkaha olarak belli oldu. Modelin faal bir şekilde kullanılabilmesi için de robot, 80 üniversite öğrencisiyle birlikte diyalog kurdu. Bu diyaloglarda iştirakçilerin ortaya çıkardığı kahkahalar, ‘tekli, sosyal ve neşeli’ olarak kategorilendirildi.

Bunun akabinde Erica’nın şimdi ilk adımı atılan mizah anlayışı, bir beşerle kimi konuşmalar için oturtularak test edildi. Her biri farklı bir kahkahaya yol açan dört farklı kısa diyalog hazırlandı. Bununla birlikte ekip, karşılaştırma yapmak için iki model daha oluşturdu. Bu modellerden birisi konuşma müddetinde asla gülmediği, ikincisiyse bağlam ne olursa olsun kişi güldüğünde sosyal kahkaha attığı bir model idi.
Robotun kurduğu diyalog ve verdiği reaksiyonlar, 130’dan fazla kişi tarafından empati, doğallık, insanilik ve anlayış başlıkları altında değerlendirildi. Erica’nın ilk geliştirilen kahkaha modeli, diğer iki modelden çok daha iyi sonuçlar elde etti. fakat bilim beşerlerine göre Erica, hala sosyal ve sevinçli kahkahalarla sınırlı durumda ve doğal, insan gibi konuşmalar yapmak için pek çok çeşitte eğitime ihtiyaç duyuyor.
Öyle ki çalışmanın başındaki isim olan Dr. Koji Inoue, robotların insani hisler gösterememesi hakkında “Bunun hiç de kolay bir sorun olduğunu düşünmüyoruz ve en nihayetinde bir robotla bir arkadaşımızla yaptığımız rahat bir sohbet yapabilmemiz 10 ila 20 yıldan fazla sürebilir.” Sözlerini kullandı.
Araştırma, Frontiers in Robotics and AI mecmuasında yayınlandı.