enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,2476
EURO
53,3467
ALTIN
6.902,16
BIST
14.917,43
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
22°C
İstanbul
22°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Çok Bulutlu
25°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C
Pazar Az Bulutlu
23°C
Pazartesi Çok Bulutlu
23°C

Bir Şeyi Düşünmek İstemedikçe Aklınıza İnatla Yalnızca Onun Gelmesinin Sebebini Açıkladık!

Bir kanıyı zihninizden atmak istediğinizde onu daha çok düşündüğünüz bir an oldu mu? Şu an bunu okurken bile başınızdan bir ton fikir geçtiğine eminiz. Bunun psikolojide bir ismi bile var: Beyaz ayı sendromu.

Bir Şeyi Düşünmek İstemedikçe Aklınıza İnatla Yalnızca Onun Gelmesinin Sebebini Açıkladık!
03.08.2024 05:40
6
A+
A-

Eğer düşünmemeniz gereken bir şeyi kendinize koşullarsanız daha fazla fikirlere dalıyorsunuz.

Peki bu düşünceden nasıl kurtulabiliriz?

Öncelikle “beyaz ayı sendromu” neymiş bir bakalım.

Düşünce dünyasında dolaşırken bazen bir kanıyı bastırmaya çalışırken ona daha çok odaklanıyoruz. Bu durumla Tolstoy’un bir oyununda ve Dostoyevski’nin yapıtlarında karşılaşıyoruz: Beyaz ayı sendromu.

Tolstoy oyununda, kardeşine beyaz bir ayıyı düşünmemesini söylüyor. Kardeşi ise bunu söylediği andan itibaren daima bu ayıyı düşündüğünü itiraf ediyor. Tekrar şekilde Dostoyevski’nin “Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları” isimli yapıtında de okuyucunun kutup ayısını düşünmemesi istense de bu talep, fikrin daha sık akla gelmesine yol açmıştı.

Bu paradoks, düşünmemeyi düşünmenin aslında kendi içinde bir çelişki barındırdığını gösteriyor.

Psikologlar, buna düşünme gayretlerinin neden olduğunu anlamak için birçok deney gerçekleştirdi. Daniel Wegner, bu mevzuyu derinlemesine inceledikten sonra bugün kullandığımız bu meşhur “beyaz ayı sendromu” terimini ortaya atan kişi oldu.

Wegner, insanların makul bir niyetten kaçınmaya çalışırken aslında bu niyetin daha da güçlendiğini ve zihinlerinde sıkışıp kaldığını gördü. Zihin, muhakkak bir fikirden kaçınmaya çalışırken bu kanıyı bastırma eforuyla karmaşık bir hâle gelir ve bu da kişinin hafızasında bir kısır döngü oluşturuyor.

Sendromun arkasında yatan neden, zihin üzerinde denetim kurma uğraşının paradoksal tesiridir.

Düşünmemeyi düşündüğünüzde, o niyet daha bariz hâle geliyor. Kişi, istenmeyen bir niyetle bire bir kaldığında bu kanıyı olabildiğince bastırmaya çalışıyor ve böylelikle niyet daha da güçlenmiş bir hâle bürünüyor.

Peki nasıl geçecek?

Aynı anda birçok iş yapmak yerine tek bir şeye odaklanarak bu kısır döngüyü kırmak mümkün olabilir.

Düşünceyi şuurlu bir şekilde düşünmek ve bu düşünceye denetimli yaklaşmak da yararlı olabilir. Sendromun tesirlerinden kurtulmak için niyetin odağını değiştirmek ve istenmeyen fikirleri daha az düşünmek bu bahiste yardımcı olacaktır.

Kaynaklar: GulfNews, Big Think, Simply Psychology
ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.