Bir kanıyı zihninizden atmak istediğinizde onu daha çok düşündüğünüz bir an oldu mu? Şu an bunu okurken bile başınızdan bir ton fikir geçtiğine eminiz. Bunun psikolojide bir ismi bile var: Beyaz ayı sendromu.

Eğer düşünmemeniz gereken bir şeyi kendinize koşullarsanız daha fazla fikirlere dalıyorsunuz.
Peki bu düşünceden nasıl kurtulabiliriz?
Öncelikle “beyaz ayı sendromu” neymiş bir bakalım.

Düşünce dünyasında dolaşırken bazen bir kanıyı bastırmaya çalışırken ona daha çok odaklanıyoruz. Bu durumla Tolstoy’un bir oyununda ve Dostoyevski’nin yapıtlarında karşılaşıyoruz: Beyaz ayı sendromu.
Tolstoy oyununda, kardeşine beyaz bir ayıyı düşünmemesini söylüyor. Kardeşi ise bunu söylediği andan itibaren daima bu ayıyı düşündüğünü itiraf ediyor. Tekrar şekilde Dostoyevski’nin “Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları” isimli yapıtında de okuyucunun kutup ayısını düşünmemesi istense de bu talep, fikrin daha sık akla gelmesine yol açmıştı.
Bu paradoks, düşünmemeyi düşünmenin aslında kendi içinde bir çelişki barındırdığını gösteriyor.
Psikologlar, buna düşünme gayretlerinin neden olduğunu anlamak için birçok deney gerçekleştirdi. Daniel Wegner, bu mevzuyu derinlemesine inceledikten sonra bugün kullandığımız bu meşhur “beyaz ayı sendromu” terimini ortaya atan kişi oldu.
Wegner, insanların makul bir niyetten kaçınmaya çalışırken aslında bu niyetin daha da güçlendiğini ve zihinlerinde sıkışıp kaldığını gördü. Zihin, muhakkak bir fikirden kaçınmaya çalışırken bu kanıyı bastırma eforuyla karmaşık bir hâle gelir ve bu da kişinin hafızasında bir kısır döngü oluşturuyor.
Sendromun arkasında yatan neden, zihin üzerinde denetim kurma uğraşının paradoksal tesiridir.
Düşünmemeyi düşündüğünüzde, o niyet daha bariz hâle geliyor. Kişi, istenmeyen bir niyetle bire bir kaldığında bu kanıyı olabildiğince bastırmaya çalışıyor ve böylelikle niyet daha da güçlenmiş bir hâle bürünüyor.
Peki nasıl geçecek?
Aynı anda birçok iş yapmak yerine tek bir şeye odaklanarak bu kısır döngüyü kırmak mümkün olabilir.

Düşünceyi şuurlu bir şekilde düşünmek ve bu düşünceye denetimli yaklaşmak da yararlı olabilir. Sendromun tesirlerinden kurtulmak için niyetin odağını değiştirmek ve istenmeyen fikirleri daha az düşünmek bu bahiste yardımcı olacaktır.