Netflix, Amazon Video, Disney+ aynıi online servisler artık hayatın bir gerçeği ve sinema salonlarının da en büyük rakipleri. Pekala bir sinema sineması, sinema salonlarından çıkıp online servislere girmeden önce ne kadar bekler? Bu süreyi kim ya da ne belirler?

Sinema sektörü artık, Netflix benzeri online akış hizmetleri olmadan anılmıyor. ama kimi yeni sinemalar üç haftadan kısa bir süre sonra akış hizmetlerinde yayına girerken, başkalarının yayına girmesi aylar alabiliyor. Pekibir sinemanın internette gösterilmeye ne zaman başlanacağına kim, neye göre karar veriyor?
Aslında Amazon Prime Video, Netflix ya da Disney+ yayın platformları sinemanın en büyük rakibi olurken, aynı vakitte kendi iç imal bütçeleriyle de sinemanın en büyük destekçisi konumundalar. Çünkü bu şirketler her sene onlarca milyar dolarlık yeni içerik üretmek zorundalar ki, abonelerini kaçırmasınlar.
On yıl önce, yeni bir sinemanın online servislere gelmesi ve hatta DVD olarak piyasaya çıkması bile aylarca sürebiliyordu. Lakin artık bu süre yalnızca haftalara düştü. 2010’larda bir sinemanın sinema perdesinden inmesini ortalama 70 gün bekleyen seyirciler, 2020’lerde artık en fazla 30 – 40 gün bekliyorlar.
2023’ün sonunda ortalama sinema müddeti 37 gündü. Fakat sayılar stüdyodan stüdyoya değişiyor. Disney, 2023’te ortalama 62 günlük bir aralık elde ederken, Warner Bros.’un ortalaması yalnızca 30’du. Universal’in penceresi, ortalama 27 gün ile tüm büyük stüdyolar arasında en kısa olanıydı. Ve tahmin edebileceğiniz aynıi, sinemaların internete gelmesi bu müddetlerin akabinde gerçekleşiyor.
Peki bu mühletleri kim belirliyor? Neye göre belirliyor?
Bir sinema sinemasının yayında görünmeden önce ne kadar süre beklediği sorusuna kesin bir yanıt olmasa da, kestirimler pek doyurucu. Sinema, büyük bir stüdyo tarafından piyasaya sürüldüyse ve sinemalarda gereğince ilgi görmediyse, muhtemelen birkaç hafta içinde online servislere indiğini görebilirsiniz. Büyük isimlerden birinin gişe rekorunu kırması durumundaysa muhtemelen birkaç ay daha bekleyeceksiniz. Zira insanlar hala sinemalara akıp bilet satın alarak sineması görmek isterken, stüdyolar o tatlı para akışını kesip sinemaları online servislere indirmek istemezler.
Öte yandan kimi sinemalar ise, hiç sinemaya çıkmadan, direkt online platformlara yönelik çekilirler. Bunlar büyük oranda online platformların kendi iç üretimleridir ve dahili üretim bütçeleriyle sipariş edilmiş filmlerdir. Sinemanın imalcileri da, gişe hasılatı beklemeden parasını en baştan aldığı için bu modeli elbette severler. Yeniden de sinema salonlarını öldüren bu modelin sinema sektörü içinde tenkit aldığını da unutmamak gerekiyor.