Araba seven herkesin en az bir defa karşılaştığı bir modelden bahsedeceğiz bugün. Üretildiği 1997-2007 arasına damga vuran Alfa Romeo 156 hakkındaki gerçekler, bu içeriğimizin konusu.

Alfa Romeo’nun 10 yıl boyunca üretmeye devam ettiği 156 ile ilk defa 1997 Frankfurt Araba Fuarı’nda tanıştık. İlk çıktığı günden bu yana dizaynıyla hafızalara kazınan 156, 2002 ve 2003 yıllarında da makyajlandı.
O zaman lafı daha fazla uzatmadan Alfa Romeo 156 hakkındaki enteresan gerçeklerle sizi bire bir bırakalım ve bu İtalyan efsanesini daha yakından tanıyalım.
Aslında onu çok öteki bir isimle tanıyacaktık…

Alfa 156’nın tasarım aşamasında, proje üzerinde çalışanlar araca “Giulietta” ismini verdiler. Lakin bu isim, Alfa’nın diğer modellerinin isimlendirme sistemiyle çakışıyordu, bu yüzden firmanın yönetimi, diğer modellerin isimlendirilmesindeki geleneği sürdürerek 156 ismini tercih etti. Daha sonra Alfa Romeo Giulietta ile 2010 yılında tanıştık. Yani neredeyse 156’ya Giulietta diyecekmişiz…
Hem kendisi hem de dizayncısı ödül kazandı.

Dünyaca ünlü İtalyan dizayncı Giorgetto Giugiaro tarafından tasarlanan Alfa Romeo 156, dizaynıyla bir ikon hâline geldi. Araba, piyasaya sürüldüğü yıl olan 1997’de “Yılın Otomobili” mükafatını de kazandı. (Modeli tasarlayan Giugiaro’nun da 1999 yılında ‘Yüzyılın Araba Tasarımcısı’ mükafatını aldığını hatırlatalım.)
Gizlenmiş kapı kolları…

Alfa Romeo 156’nın en dikkat çeken tasarım özelliklerinden biri de arka kapı kollarının üst çerçeveye gizlenmiş olmasıydı. Bunun altında yatan emel, otomobilin daha akıcı bir görünüm kazanmasıydı. Yani Alfa Romeo bir sedan olmasına rağmen güya bir coupe benzeri görünüyordu.
250 beygirlik bir spor modeli vardı.

Alfa Romeo 156’nın spor versiyonu 156 GTA, 2002 yılında hayatımıza girdi. Yüksek performanslı bu versiyon, 3.2 litre V6 motoruyla 250 beygirlik güç üretebiliyordu.
Satış başarısı, Alfa Romeo açısından çok değerliydi.

Alfa Romeo 156, piyasaya sürüldüğü 1997’den üretiminin sona erdiği 2007’ye kadar olan süreçte, dünya çapında yaklaşık 680 bin adet satıldı. Bu, Alfa Romeo için inanılmaz bir başarıydı ve markanın Avrupa’da ve küresel pazarda tutunmasını sağladı. vakitte yeni modeller için bir basamak görevi gördü.
Bizim unuttuğumuz lakin sizin eklemek istediğiniz bir şey var mı? Ortamızda Alfa Romeo 156 kullanmış şahıslar de varsa görüşlerini yorumlara bekliyoruz 🙂
Benzer içeriklere de göz atabilirsiniz: