enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,8248
EURO
53,4784
ALTIN
6.687,67
BIST
13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
24°C
İstanbul
24°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
26°C
Salı Parçalı Bulutlu
29°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
27°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
28°C

Ghostwire: Tokyo incelemesi

Genel olarak Bethesda oyunlarını severiz. Resident Evil, God Hand, Dino Crisis ve Vanquish klasiklerin geliştiricisi Shinji Mikami tarafından …

Ghostwire: Tokyo incelemesi
28.03.2022 23:08
52
A+
A-

Genel olarak Bethesda oyunlarını severiz. Resident Evil, God Hand, Dino Crisis ve Vanquish klasiklerin geliştiricisi Shinji Mikami tarafından 2010 yılında kurulan ve artık Xbox Game Studios çatısı altında bulunan Tango Gameworks’ün The Evil Within serisi de bunlar arasında yer alıyor. Stüdyo, 2019 yılında Ghostwire: Tokyo oyununu duyurduğunda ve ilk tanıtımları izlediğimizde ise doğruyu söylemek gerekirse biraz arada kalmıştık. Japon kültürü ile bir alıp veremediğimiz olmamasına rağmen mitolojiden gündelik yaşama kadar birçok alanda ağırlığını hissettiren korku öğesi ve ruhani varlıklara olan fazla bağlılık biraz sıkıcı olabiliyor.

İntikamcı ruhlar ve kötücül ruhlar ile dolu 90’lı yıllardaki Japon korku filmlerine biraz fazla maruz kalmış olmamızın da belki bu durumla bir ilgisi olabilir. Sonuç olarak çok fazla Japon temalı oyun oynamayı tercih etmiyoruz ama yine de The Evil Within’in hatırına Ghostwire: Tokyo’ya bir şans vermek istedik. Sonuçta Japon kültürüne hayran birçok okurumuz olduğunu da biliyoruz ve söz tarafsız olacağız.

Etraf ruhlarla dolu ama bu bir korku oyunu değil

Ghostwire: Tokyo’nun geliştirilmesi aslında The Evil Within’in yeni bölümü olarak başlamış ve sonradan bağımsız bir IP’ye dönüşmüş. Oyunda etraf ruhlarla (Yokai) dolu olmasına rağmen The Evil Within’in aksine Ghostwire: Tokyo’nun bir korku oyunu olmadığını da baştan belirtelim. Belirli sorumluluklar sırasında gerilim artsa da, oyunun herhangi bir yerinde bir “jumpscare” yok. Tango Gameworks’ün bu yeni IP’sinde, çok emek verdiği belli olan ve mükemmel görünen oyun dünyasını, oyuncuların çok fazla stres yaşamadan keşfedebilmeleri için aldığı bilinçli bir karar olduğunu düşünüyoruz. Gerçeği söylemek gerekirse keşif, Ghostwire: Tokyo’nun en iyi kısmı olabilir. Peki ya hikaye?

Benim bedenim, benim kararım!

Oyun, gizemli bir sisin etkisindeki Shibuya şehrinde, insan trafiği ile meşhur yaya geçitlerinin olduğu dört yol ağzında başlıyor. Feci bir trafik kazası yaşanmış ve herkesin şaşkın bakışları altında yerde yatan kişi ise tahmin edebileceğiniz aynıi kahramanımız Akito. Bu sırada nereden geldiği belli olmayan bir ruhun yok olmadan önce kalabalığın içinde kendine bir beden aradığına tanık oluyoruz. KK olarak adlandırılan bu ruh canlı vücutları kullanamayacağı için ölmüş olduğunu düşündüğü karakterimizi seçiyor ve böylece tüm oyun boyunca tanıklık edeceğimiz, Venom’un Japon versiyonu gibi müthiş ikili bir araya gelmiş oluyor.

Sis, yayıldıkça içinde kalan insanları yok ediyor ve geriye sadece kıyafetler ile eşyalar kalıyor. Kahramanımız Akito ise KK sayesinde bu sisten etkilenmiyor. Ek olarak bazı ilginç yeteneklere de sahip oluyoruz ve bu şekilde sisin içinden çıkıp gelen korkunç ruhani varlıkların ilk dalgasını da başarıyla savuşturmamız mümkün oluyor. Sonrasında ise olayları çözmek ve Tokyo’yu kurtarmak için Shibuya şehri sokaklarına dalıyoruz.

Çok detaylı olmasa da hikaye fena değil. Ancak yan görevlerin kesinlikle ana hikayenin önüne geçtiğini söyleyebiliriz. Bu hikayelerden bazıları çok iyi. Çeşitli pişmanlıklar ve bu dünyada tamamlayamadıkları bazı işler yüzünden takılıp kalmış ruhları özgürlüklerine kavuşturmaya çalışıyoruz. Bunlar oyunun kendini tekrar eden yapısını çeşitlendiren detaylar olmuş.

Sisin izin verdiği ölçüde açık dünya denebilir

Kız kardeşimizi görmek için hastaneye gittiğimiz çizgisel başlayan giriş bölümünden sonra, Japon başkentinin bu eşsiz ıssız versiyonunda az çok özgürce dolaşabiliyorsunuz. Oyun açık dünya olsa da, öncelikle ilerlemenize izin vermeyen sisi ortadan kaldırmak için Torii kapılarını temizlemeniz gerekiyor. Bu kapılar ayrıca hızlı seyahat noktaları olarak da kullanılabiliyor. Haritadaki bazı sisli alanlar ancak hikayede ilerledikten sonra arındırılabiliyor. Yapımcılar Tokyo’nun dikine mimarisinden tam anlamıyla yararlandıkları için oyunun seviye tasarımı gerçekten etkileyici ve belirli bir binaya nasıl tırmanacağınızı veya görünüşte kapalı bir ara sokağa nasıl erişebileceğinizi bulmaya çalışırken oldukça eğleniyorsunuz ve sonunda aldığınız ödül de buna değiyor.

Genel olarak oyun boyunca ruhlarla savaşmadığımız anlarda; sis tarafından dönüştürülen ruh kümelerini kurtarmak, oyunun para birimi olan meikaları toplamak, HP’yi geri yüklemek ve geçici güçlendirmeleri elde etmek için yiyecek, su bulmak ve kediye benzeyen oyun içi satıcılar, Nekomata Yokai’lere hatırı sayılır bir ücret karşılığı satabileceğimiz koleksiyon parçalarını bulmaya çalışıyoruz.

Özel yetenekler için özel Yokai’lerin peşine düşün

Oyun ağırlıklı olarak Yokai mitolojisine dayandığından, şehrin farklı bölgelerine özgü çeşitli ruhlar da karşımıza çıkıyor. Örneğin, Ittan-Momen’ler binaların tepesine takılmayı severken, Kappa’lar çoğu zaman suyun yakınında, Zashiki-warashi evlerin içinde ve Kodama da antik ağaçların yakınında bulunuyor. Bir Yokai’yi yakalamak, güçlerini Magatama boncuklarına çekmenizi sağlıyor.

Kodama ve Kappa’lar hariç Yokai’lerin çoğu türü için aynı yakalama ritüeli olması biraz sıkıcı olsa da en güçlü yeteneklerin bazılarının kilidini açmak için Magatama toplamak şart. Bu yüzden yapmanızı öneririz. Özellikle yüksek binaların tepesine kolayca çıkmanızı sağlayan Tengu’ları çağırma yeteneği çok fazla işinize yarayabilir.

Ethereal Weaving, Kuji-kiri tekniğinden esinlenilmiş

Ghostwire dövüşler, yavaş yavaş geliştirdiğimiz, Kuji-kiri’nin gerçek hayattaki tekniğinden esinlenen Ethereal Weaving adı verilen bir teknik aracılığıyla gerçekleşiyor. Rüzgar, Su ve Ateş elementlerini kullanabiliyoruz. Tek sahip olduğumuz fiziksel silah ise yine hayalet bir yay oluyor. Ayrıca oyun boyunca ziyaretçileri sersemletebilecek veya iç çekirdeklerini daha savunmasız hale getirebilecek birkaç kullanışlı tılsıma da sahip olabiliyorsunuz. Ne yazık ki saldırılardan kaçmak için oyunda bir savuşturma mekaniği yok. Tek çare koşarak geri geri uzaklaşmak oluyor.

Hikayenin ilerleyen bölümlerinde KK’dan ayrılmak zorunda kaldığımız anlar da oluyor. Bu durumda elinizde sadece hayalet yay kalıyor. Diğer taraftan oyunda gizlilik de kullanılabilecek iyi bir mekanik olduğu için tavsiyem mümkün olduğunca Yokai’lere arkadan gizlice yaklaşıp gafil avlamanız olacak. Uçanlar ve en güçlü Ziyaretçiler hariçhepsinden bu şekilde kolayca kurtulabilirsiniz. Hatta bazı tılsımları gizlenme çalıları oluşturmak veya Ziyaretçilerin dikkatini dağıtmak için bazı sesler çıkarmak için bile kullanabilirsiniz.

Genel olarak, tam anlamı ile etkileyici olmasa da, dövüş mekaniklerinin sorunsuz olduğunu söyleyebilirim. ama zaten Ghostwire: Tokyo, dövüşten çok keşfin daha ön plana çıkarıldığı bir aksiyon macera oyunu olmuş. Kesinlikle zor bir oyun değil ve sanki daha fazla Boss görebilseydik daha iyi olabilirmiş.

Grafikler göz kamaştırıyor

Oyun Bethesda ve Sony’nin anlaşması gereği 1 yıl boyunca sadece PC ve PS’e özel olarak kalacağı için Xbox sahiplerinin beklemesi gerekecek. Bu yüzden biz de oyunu şimdilik PC üzerinde denedik. Işın izleme teknolojisi sayesinde Tokyo sokaklarının neon ışıklar altında göz alıcı göründüğünü söylemem gerek. Ghostwire: Tokyo, Nvidia tarafında DLSS, AMD tarafında FSR ve Unreal motorunun TSR özelliğini desteklediği için performans konusunda başarılı bir iş çıkarıyor. Ryzen 7 4800H ve RTX 2060’lı sistemimizde FullHD olarak maksimum değerlerle en ufak bir performans sorunu olmadan oynadık.

Sonuç

Genel olarak, Tango Gameworks, modern ortam ve Japon mitolojisinin kusursuz karışımıyla genişlemeye açık yeni bir dünya yaratmış. Mükemmel Tokyo manzarası eşliğinde farklı Yokai’leri avlayabileceğiniz, ana hikayesi çok derin olmasa da ilginç yan görevlerle çeşnilendirilmiş 15-20 saat arası sıkılmadan bitirebileceğiniz bir aksiyon macera oyunu olmuş. Hele ki Japon kültürüne ilginiz varsa mutlaka değerlendirin.

80

Geliştirici           Tango Gameworks
Yapımcı              Bethesda
Tür                       Aksiyon/FPS
Platform             PC/PS5/PS4
Web                     https://bethesda.net/en/game/ghostwire-tokyo

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.