enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
47,2348
EURO
53,9422
ALTIN
6.202,27
BIST
14.128,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
26°C
İstanbul
26°C
Açık
Cuma Az Bulutlu
27°C
Cumartesi Yağmurlu
22°C
Pazar Parçalı Bulutlu
27°C
Pazartesi Açık
30°C

Gitmeniz Gereken Bir Randevu İptal Olunca Seviniyorsanız Bu Çok Kötü Bir Şey Olmayabilir: İşte Yapılan Araştırmanın Değişik Sonuçları!

Arkadaşlarınızla yaptığınız bir plan iptal olduğunda içten içe “Oh be!” diyorsanız bu içerik tam size göre. Sosyal ömründe kaçıngan davranmak ile ilgili yapılan bilimsel araştırmanın sonuçlarını bu içerikte anlatıyoruz.

Gitmeniz Gereken Bir Randevu İptal Olunca Seviniyorsanız Bu Çok Kötü Bir Şey Olmayabilir: İşte Yapılan Araştırmanın Değişik Sonuçları!
19.07.2024 03:00
13
A+
A-

2023 yılında yayımlanan “JOMO: Joy of missing out and its association with social media use, self-perception, and mental health” (JOMO: Bir şeyleri kaçırmanın verdiği sevinç ve bunun sosyal medya kullanımı, öz algı ve ruh sıhhatiyle ilişkisi) isimli yeni bir makale ilgi alımlı sonuçlara ulaştı.

Bir olayı yahut durumu kaçırma korkusu manasına gelen FOMO (fear of missing out) kavramının tersine, kaçırmaktan zevk alma manasına gelen JOMO (joy of missing out) kavramına odaklanan bu çalışma, sıra dışı bir perspektifle bu olgunun tesirlerini araştırıyor.

JOMO kavramına daha yakından bakmak için aşağıdaki içeriğimizi okuyabilirsiniz.

İlk olarak çalışmanın metodolojisini inceleyelim.

Araştırma kapsamında iki farklı çalışma gerçekleştiriliyor ve farklı gruplara ayrılan iştirakçilerin, JOMO, FOMO, sosyal medya kullanımı, hayat memnuniyeti, sosyal telaş, kendine şefkat, dışa dönüklük, depresyon, anksiyete, gerilim, benlik algısı ve kişilik özellikleri, yalnızlık ve farkındalık değişkenler inceleniyor.

Bu doğrultuda, birinci çalışmaya 507, ikinci çalışmayaysa 488 katılımcı dahil ediliyor. Ek olarak iştirakçilerin büyük çoğunluğunun Amerika’dan olduğu ifade ediliyor.

Birinci çalışmadaki iştirakçilerin %59.3’ünün erkek, %40.5’inin kadın olduğu belirtiliyor. İkinci çalışmadaysa, iştirakçilerin %55.5’inin erkek ve %44.1’inin kadın olduğu görülüyor.

Peki bulgular neyi işaret ediyor? JOMO ve FOMO arasında pozitif bir ilgi var!

Kulağa epeyce akademik gelen bu cümleyi basitçe açıklayalım.

JOMO (kaçırmaktan zevk alma), FOMO (kaçırma kaygısı) kavramlarının birbirine zıt görünseler de birbirlerine benzer özellikler taşıyabileceği tespit ediliyor.

Yani, kişi bir olayı kaçırmaktan korkuyor yahut kaçırmaktan keyif alıyor da olsa, sosyal etkileşimlere verdiği değer derecesininolabileceği görülüyor.

Ek olarak, bir olguyu kaçırmaktan keyif alan (JOMO), bireylerin her ne kadar sosyal olgulara daha kaçıngan yaklaştığı düşünülse de, sosyal medyayı düşük seviyede kullanma eğiliminde olmalarına rağmen tekrar de sosyal medya aktivitelerine katılım gösterdikleri görünüyor.

Sosyal durumlara karşı daha kaçıngan davranan şahısların iç dünyaları daha sağlıklı olabilir!

Araştırma bulgularına göre, JOMO kavramının bireylerin kendi iç dünyalarıyla temas kurmalarına ve kendilerini daha iyi hissetmelerine yardımcı olabileceği görülüyor.

Sonuçlara göre bu bireylerin yaşam memnuniyetleri ve öz hürmetlerinin daha yüksek olduğu görülüyor.

 Ek olarak, araştırmacılar yalnızlık ve sosyal tasaya dikkat çekerek, yüksek seviyede kaçırmaktan zevk alma (JOMO) durumunun bireylerin ruh sağlığı sıkıntıları yaşama mümkünlüğünü artırabileceğine de vurgu yapıyor.

Ayrıca yapılan çalışmalar kapsamında, yüksek JOMO ve yüksek sosyal medya kullanımı olan kümenin, yüksek ömür memnuniyeti bildirdiği, fakat zamanda en yüksek depresyon, anksiyete ve gerilim seviyelerine sahip olduğu görülüyor.

Araştırmacılar, bunu sosyal medyanın birtakım bireyler için hem olumlu hem de olumsuz tesirleri olabileceği şeklinde yorumluyor.

Tabii çoğu zaman yaptığımız gibi, bu araştırmanın da kimi kısıtları olabileceğini ve kendi örneklemi kapsamında genele mal etmenin daha doğru olacağını hatırlatarak içeriğimizi noktalayalım.

Kaynak: Elsevier
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.