Teknoloji devleri arasında yer alan Samsung, geçmişten bugüne birçok yenilikçi teknolojiyi ve bu teknolojileri entegre ettiği aygıtlarını piyasa sürdü. Kullanıcılar da elbette bu nimetlerden faydalanarak, çok daha konforlu ve yenilikçi aygıtlar kullanmaya devam etti.

Peki Samsung, Galaxy S serisi ile hangi yenilikçi teknolojileri telefonlarına dahil etti? Kullanıcı tecrübelerini nasıl arşa çıkardı?
Gelin, dünden bugüne Samsung’un neler yaptığına bakalım.
2010: AMOLED Ekran

Samsung, AMOLED ekranını tanıtarak akıllı telefon sektöründe büyük ekran çağı trendini başlattı. Aktif Matris Organik Işık Yayan Diyot (AMOLED) teknolojisi kullanılarak geliştirilen bu ekran, birçok farklı özellik ile ön plana çıktı.
Bu özellikler arasında ise kendi kendine ışık yayma özelliği, net görüntü kalitesi ve daha büyük ekran boyutu var. O denli ki Samsung Galaxy S, daha az güç tüketen, daha canlı, daha keskin görüntü kalitesi sunan ve ultra ince bir ekran olan Üstün AMOLED ile piyasaya sürülen ilk telefondu.
2010‘da Galaxy S’in piyasaya sürülmesiyle birlikte kullanıcıların ilgi odağı, diğer telefonlardaki geleneksel 3 inçlik ekranlara kıyasla, AMOLED ekranlara kaydı. Bu ekranlar 4 ila 5 inç ortasındaydı.
Samsung’un bu yenilikçi teknolojisi, daha büyük ekranlarda kesintisiz kaydırma ve görüntüleme tecrübesini kullanıcılara sunmuş oldu.
2011: Galaxy Note: Dijital Aygıtlara Analog Dokunma Özelliği

2011’de S Pen ile donatılmış Galaxy Note’un piyasaya sürülmesiyle, kolay bir nottan gelişmiş bir çizime kadar her şeyi direkt akıllı telefonların ekranlarına kaydetmek ve paylaşmak mümkün hâle geldi.
Bundan yaklaşık 13-14 yıl önce Galaxy Note, aygıt ekranına 256 basınç düzeyini destekleyen bir S Pen ile piyasaya sürüldü ve o vakitten beri hem S Pen hem de Note ayrılmaz bir ikili hâline geldi. Seri geliştikçe de ikisinin gelişimleri devam etti.
Örneğin Samsung, Galaxy Note 3 için S Pen’leri ekran üzerinde gezdirdiklerinde kullanıcıların imza niteliğindeki S Pen özelliklerine basitçe erişmelerini sağlamak amacıyla Air Command özelliğini tanıttı.
Daha sonra Samsung, Galaxy Note 9 S Pen’e, Bluetooth Low Energy (BLE) teknolojisini de dahil etti. Böylelikle bu kalem, uzaktan kumanda fonksiyonu de görebildi.
2013: Samsung Knox: Muteber Taşınabilir Koruma

Galaxy Note 3’ten itibaren tüm Galaxy aygıtlarına yüklenebilen Samsung Knox, yonga setinden işletim sistemine kadar aygıtları adım adım muhafazaya devam etti. vakitte bilgisayar korsanlığını ve yetkisiz erişimin de önüne geçti.
Ayrıca Samsung, 2021’de bilgilerin korunmasını kapsamlı bir şekilde sağlamak için Galaxy S21 ile Samsung Know Vault’u piyasaya sürdü. Bu sistem kullanıcılara, kesimin en yüksek güvenliğe sahip yonga setini ve donanım seviyesindeki atakları önleyen inançlı bir işlemci sundu.
2014: Toz ve Suya Karşı Üstün Koruma

Samsung 2014’te Galaxy S5 ile su geçirmez ve toz geçirmez fonksiyonlarını nihayet kullanıcıların hayatına soktu. 2017’deki Galaxy S7’den itibaren de aygıtların performanslarını güçlendirmek maksadıyla en yüksek su ve toz geçirmezlik derecesi olan IP68’i uyguladı.
Yani Samsung kullanıcıları 2017’den beri, su ve toz geçirmezlik teknolojileri sayesinde akıllı telefonlarını büyük bir rahatlıkla kullanabiliyor.
2015: Samsung Hisse: Cep Telefonunda Taşınabilir Cüzdan

2015’te Samsung, bir insanın cüzdanındaki kredi kartı ya da nakitin yerini alan ve bir taşınabilir ödeme hizmeti olan Samsung Pay’i tanıttı. Galaxy S6 ile tanıtılan bu hizmet, toplu taşıma kullanırken ya da alışveriş yaparken kullanıcıların ödeme yapmak için cüzdanlarını çıkarmak zorunda kalmak yerine sırf akıllı telefonlarına dokunarak işlerini halletmelerine imkan sağladı.
2016: Gelişmiş Kamera Teknolojisi: Dünyanın İlk Çift Piksel Sensörü

Samsung bundan yaklaşık 9 yıl önce Galaxy S7 ile bölümün ilk çift pikselini takarak akıllı telefonlarda kamera işlevini yeni bir düzeye taşıdı. Bu aygıt ile hem ön hem de arka kameraların aldığı ışık miktarı artılarak, karanlık ortamlarda bile net fotoğraflar elde edilmeye başlandı.
Sonrasında Samsung, Galaxy S10’da ultra geniş açılı bir lensi ve akıllı SW’yi birleştirerek, kullanıcıların daha da keskin ve net fotoğraflar çekmesine imkan tanıdı. Tekrar Galaxy S20 Ultra ile de kullanıcıların, gece gökyüzünde net fotoğraflar çekmelerine imkân sağlayan ve 100 kata kadar yakınlaştırma yapılan Uzay Yakınlaştırma fonksiyonu devreye sokuldu.
2018: One UI

Samsung Galaxy’nin kullanıcı tecrübesini arşa çıkaran bir diğer özelliklerinden biri olan One UI, Kasım 2018’de tanıtıldı. One UI, kullanıcıların görüntüleme ve dokunma alanını bölerek, tüm işleri tek elle rahatça halletmesini sağladı.
Ayrıca geçtiğimiz yıl tekrar güncellenen One UI 4, bir aygıtın simgelerini, bildirimlerini, ekranını ve duvar kâğıtlarını, kullanıcıların kendi zevklerine göre dekore etmek için tamamen farklı bir renk paletini hayata geçirdi.
2019: Galaxy Z Serisi: Katlanabilir Akıllı Telefonların Başlangıcı

Samsung 2019’da 7,3 inçlik Infinity Flex Ekranla donatılmış, ilk katlanabilir akıllı telefon alanında öncü oldu. Samsung’un yeni geliştirdiği bu teknoloji, akıllı telefonu âdeta bir kitap tekrar açıp kapatmayı mümkün kıldı.
Ayrıca Samsung, bu teknoloji ile daha fazla kullanım senaryosuna imkan sağlayan Flex modu ve katlanabilir ekran için optimize edilmiş uygulamaları, anda açıp çalıştırarak bölünmüş ekran görünümü sağlayan Multi-Active Window gibi fonksiyonlarla yeni kullanabilirlik seçenekleri de sundu.
2021: Yapay Zekâ Dayanaklı Silgi: Fotoğraflardan İstenmeyen Objeleri Silme

Samsung’un yenilikçi yapay zekâ teknolojilerinin uygulama alanını tüm akıllı telefonlara genişletme misyonunu üstlenen şirket, fotoğraflardan istenmeyen nesnelerin tek bir dokunuşla kaldırılmasını sağlayan Obje Silgisi özelliğini tanıttı.
İlk olarak 2021’de Galaxy S21’de tanıtılan bu fonksiyon, yapay zekâyı kullanan bir fotoğraf düzenleme aracı. Bir fotoğraftan kaldırmak istediğiniz objeye dokunup, ‘nesneyi sil’ butonuna basmanız, farklı bir düzenleme programına gerek kalmadan objeyi siler.
Şu anda bu fonksiyon, Galaxy S20 ve Galaxy Z Fold 3 gibi One U1 3.1 ya da üzeri sürüme sahip akıllı telefonlarda mevcut.
2021: Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Plastik Azaltımı

Samsung, Galaxy S21 ambalajında kullanılan plastiklerin yüzdesini, toplam tartının yalnızca %4’ü oranında bıraktı. Bu da ambalaj ünitesi başına üretilen atığın, Galaxy S7’ye kıyasla %49 oranında azaltılması manasına geldi.
Ayrıca Galaxy S21’in ambalajı, Galaxy S7’de kullanılan kağıdın sırf %58’ini içerir ve bu da yılda ortalama 44.800 ağacın kurtarılmasına yardımcı olur. Yeniden marka, 2025 yılında da ürün ambalajlarından plastik materyalleri büyük oranda çıkarmayı ve MX kısmındaki tüm ürünlerine geri dönüştürülmüş materyaller kullanmayı planlıyor.
Özetle Samsung, 2010 yılından beri aslında bu kesime birçok yeniliği getirdi. O denli ki Samsung’un başlattığı bu teknolojiler ile birçok şirket de ürünlerine bunları dahil etti ve kullanıcı tecrübeleri yavaş yavaş arşa çıkmaya başladı.
İlginizi çekebilir: