İnsanlar olarak çoğunluğumuz kedileri sempatik buluyor lakin bunun arkasında bilimsel sebeplerin olduğunu biliyor muydunuz? Bakalım neymiş bu sebepler?

İster kedi insanı olun ister köpek insanı, kedilerin dayanılmaz bir tatlılığı olduğu inkâr edilemez bir gerçek. Yalnızca fotoğraflarını görmemiz bile içimizde bir şeylerin kıpır kıpır olmasına yetiyor.
Evet, sempatik bulduğumuz öbür hayvanlar da var fakat birçoğumuz özellikle kedilere karşı fazla sempati hissediyoruz ve bunun gerisinde birtakım sebepler yatıyor.
Kediler, “bebek şeması” teorisine uyuyor.
Avustralyalı Etolog Konrad Lorenz, 1943 yılında “bebek şeması” fikrini ortaya attı ve bu teoriye göre insanlar; içgüdüsel olarak büyük gözler, tombul yanaklar, küçük ağızlar ve burunlar gibi çocuksu özellikleri “sevimli” olarak algılıyorlar.
Bebekler aynıi kediler de beynimizin şirinlik tepkisini harekete geçiriyor. Onların da büyük gözleri, sempatik yanakları, küçük ağızları ve burunları var. Hatta bebekler ve kediler arasındaki birebirlik, fizikî özelliklerle de sınırlı kalmıyor.
Kişilik özelliklerinin bir kısmı, bebeklere benziyor.

Kedilerin oyun oynamayı sevmesi, meraklarının fazla olması, utanma hissine sahip olmaları, sakarlıkları ve sevgi dolulukları gibi çocuksu kişilik özellikleri var. Hatta insanlarla bağlantıya geçmek için çıkardıkları “miyav” sesi bile ağlayan bebek sesine benziyor.
Daha da ilginci, kedilerin evcilleştirilme sürecinde insanların dikkatini çekmek için bebek ağlama sesine yakın frekansta bir ses geliştirmiş olabileceği düşünülüyor. Böylelikle insanlar, kedilere daha süratli tepki verip muhtaçlıklarını karşılayabilir.
İşte bu hem fizilsel hem de karakteristik özelliklerinden ötürü kedileri sempatik duymaya meyilliz. İçeriğimizi, mottomuzla bitirelim: #satınalmasahiplen
Daha fazla kedi içeriği için: