enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,2476
EURO
53,3467
ALTIN
6.902,16
BIST
14.917,43
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
22°C
İstanbul
22°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Çok Bulutlu
25°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C
Pazar Az Bulutlu
23°C
Pazartesi Çok Bulutlu
23°C

Kimi Kuş Tipleri Neden Uçamaz?

Uçamayan kuş cinslerinden kalan fosillerin DNA’ları incelendiğinde, bu kuşların 66 milyon yıl önce soyu tükenen dinozorlardan sonra evrimleştiği …

Kimi Kuş Tipleri Neden Uçamaz?
21.09.2022 18:27
39
A+
A-

Uçamayan kuş cinslerinden kalan fosillerin DNA’ları incelendiğinde, bu kuşların 66 milyon yıl önce soyu tükenen dinozorlardan sonra evrimleştiği sonucuna ulaşıldı. Yani yırtıcı hayvanların soyu tükendiği için bu kuşlar daha fazla enerji ve yağ toplamak istediler ve beslenmek için daima toprakla haşır neşir oldular.

Böylece bu kuşlar, aslında uçma yetilerini unuttular. Uçamayan kuşların soyu ise Mezozoik Çağ’a kadar dayanıyor. Haydi gelin, bu farklı kuş çeşitlerini birlikte inceleyelim.

Ratitler: Uçamayan kuşların en eski ataları

Devekuşları, doruklu devekuşları (cassowaries), nandular (rheas), kiviler, moalar ve emular ratitlerin üyeleridir. Bu kuşların uçamamalarında anatomik yapılarının etkisi de epey büyüktür. Mesela uçabilen kuşların göğüs kaslarına bağlı olan omurga kemiği, bu kuşlarda yoktur. Bu nedenle ratitlerin göğüs kemiği düz, kanatları da epeyce küçüktür. Ayrıyeten buna aynı kuşların gövdeleri, kanatlarına göre de aşırı büyüktür. Bundan ötürü bu sempatik canlılar, kendilerini kaldıracak gücü maalesef ki kanatlarında bulamıyorlar. Sözün özü; beden yapıları onları gökyüzü kuşu değil, yeryüzü kuşu olmaya uygun kılıyor.

Ratit familyasından olduğu düşünülen kuşların hepsi, aslında soy ağacına mensup değil.

Moa Kuşu

Günümüze kadar çoktan soyu tükenmiş olan “moa”ların, uçamayan kuşların bir diğer atası olduğu yapılan bilimsel araştırmalarca tespit edildi. Mesela moalara tinamou kuşları da tam olarak ratitlerin özelliklerini taşımıyordu. Göğüslerinin omurgalı olması, bu kuşları diğer uçabilen kuşlarla kılsa da damak bölgelerinin kemik yapısı ratitlere benziyordu. Aslında bu kuşlarda, fizyolojik farklılıklar olduğu aynıi uçamamaya doğru evrimleşme süreçlerinde de farklılıklar var.

İşte uçamayan kuşlar:

18 tane penguen çeşidi vardır ve hiçbiri uçamaz. Kanatlarının diğer kuşlara göre çok kısa, kalın ve güçlü olması onlara suda yüzme konusunda bir muvaffakiyet verir. Onlar da yüzmek için paytak paytak suya doğru yürüyüp tatlı bir görüntü verirler.

 

Vapur ördekleri kümesinde 3’ü uçamayan, 4 adet cins vardır. Kimileri uçsa bile genelde erkek olanları çok şişman oldukları için uçma konusunda şanssızdır. Wekalar, Yeni Zelanda’da yaşayan, tavuğa benzeyen kuşlardır. Başları ve bacakları uçabilen kuşlar olsa da kanatlarında uçma yetisi olmadığı için yürümeye meyillilerdir.

Kivi Kuşları

Gel gelelim kivi kuşları, kanatları köreldiği için uçamaz. Kakapo, yani baykuş papağanları ise dünyadaki tek uçamayan papağanlar olarak literatüre girmiştir. Devekuşları ise saatte yaklaşık 72 kilometre sürat yapsalar bile üstte da bahsettiğim gibi vücut yapıları nedeniyle uçamazlar. Takaheler, yalnızca eş bulmak için kanatlarını kullanır lakin uçmaları mümkün değildir. Bu kuşların kuşağının, şimdiye kadar tükendiği biliniyordu; ta ki 1948 yılında tekrar keşfedilene kadar. Doruklu devekuşlarının tüyleri, kendileri için esirgeyici bir kalkan olsa da o kalkan maalesef uçuş moduna geçemiyor.

Peki neden soyları, diğer kuşlara göre bu kadar çabuk tükendi?

Buzul çağları ve volkanik patlamalar, her zamanbirçok hayvanın soyunun tükenmesine yol açsa da bu kuşların cinslerinin yok olmasındaki en büyük insanların. Fakat yapılan araştırmalarda, uçma yeteneğini kaybeden kuşların, uçabilen kuşlara göre nesillerinin tükenmeye daha yatkın olduğu söyleniyor. Son 126.000 yılda 581 kuş tipinin soyu tükendi. Günümüzde ise yalnızca 60 tane uçamayan kuş çeşidi kalmıştır.

Şimdi soy tükenme probleminin sebeplerine daha ayrıntılı baktığımızda, öncelikle bu kuşlar için adalarda yaşamanın hiçbir zaman inançlı olmadığını söyleyebiliriz. Zira insanların adalara yerleşmeye başlaması ile birlikte ekosistem bu kuşlarımızın aleyhine değişmişti. Bu kuşlar, insanlardan korkmayı bile bilmedikleri için insanlara ve insanların evcil hayvanlarına yem oldular.  

Dodo Kuşu

Mesela dodolar, kolaylıkla av olmaya müsait kuşlar olduğu için soyları çabuk tükendi. Mauritius ormanlarında yaşayan bu kuşlar, Hollanda ve Portekizli insanlar adayı keşfettiğinde insanlar ve onların getirdiği domuzlar için besin kaynağı olmuştu. Yeniden benzeyenşekilde fil kuşları yaklaşık 1.500 yıl öncesine kadar Madagaskar’da mutlu mesut yaşayan kuşlardı lakin bu kuş cinsleri de kentleşme kaynaklı oluşan ormansızlaşmaya kurban gitti. Bir öteki örnek olan büyük auk kuşları, 1800’lü yıllarda Kuzey Atlantik kıyılarında gezerken, insanlar tarafından yakalanmaya başladıkları için 1844’te kuşakları tükendi.

Nesli tükenme tehlikesi altında olan Cassowary kuşu

Aslında işin değişik yanı; uçamayan kuşlar, yırtıcı hayvanların olmadığı bir ortamda evrimsel olarak uçamama tepkisini geliştirmişlerdi. Yeniden enteresan şekilde sırf bu özellikleri nedeniyle soyları tükendi. Yani aslında onlar için tek tehlike yırtıcılar değildi. İnsanlar, domuzlar, fareler ve daha kaç farklı canlı çeşidi bu kuşlar için tehlikeliydi. Uçamamaları, onları uçan kuşlara göre daha savunmasız hale getirdiği için de yok olup gittiler. Gördüğümüz gibi her canlı, kendi tabiatına uygun davranmadıkça doğal seçilim devreye giriyor ve bazılarının elenmesi de böylelikle kaçınılmaz oluyor.

Kaynaklar: Science ABC, Science ABC 2, New Zealand Geographic, Live Science, The New York Times

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.