Bilim insanları, geride kalan son 35 yılda Dünya ırmaklarında yaşanan şok edici değişiklikleri ortaya çıkardı.

Yeni bir araştırma, son 35 yıl içinde en büyük aşağı akışlı ırmakların yüzde 44’ünde, akan su ölçüsünde büyük değişiklikler olduğunu gösteriyor. Bu süratli değişikliklerinin sebebi olaraksa fosil yakıt kaynaklı iklim değişikliği ve insan faaliyetleri gösteriliyor.
Araştırma Aralık ayı başında Science mecmuasında yayımlandı. Fakat, değişimlerin sebebi çalışmanın ana odak noktası değildi. Araştırmacılar bunun yerine değişimlerin kendisine odaklanmak istediler. Afrika’nın Kongo Irmağı, Çin’in Yangtze Irmağı ve hatta Güney Amerika’nın Plata Irmağı gibi ırmakların son otuz beş yılda büyük düşüşler yaşadığını söylüyorlar.
Araştırmanın ortak muharrirlerinden Colin Gleason CNN’e verdiği demeçte, ırmaklardaki değişimlerle ilgili daha önce yapılan araştırmaların çoğunlukla en büyük ırmaklara odaklandığını, bunun da yalnızca belli yer ve zaman noktalarıyla sınırlı sonuçlar ürettikleri manasına geldiğini söyledi. Lakin bu yeni çalışma, anda tüm dünyadaki ırmak değişikliklerine bakarak daha derinlere indi.
En büyük ırmakların neredeyse yüzde 50’sinde farklılıklar görülürken, Gleason ve meslektaşları daha küçük yukarı akışlı ırmakların yüzde 17’sinde akış suratında bir artışi diğer önemli değişiklikler görüldüğünü söylüyor. Lakin genel olarak rapor, dünyadaki kimi ırmakların yılda yüzde 5 ya da 10 oranında değiştiğini ortaya koyuyor ki bu da Gleason’a göre “hızlı, çok süratli bir değişim.”
Bazı ırmaklarda görülen bu artan akış suratı, kar ve buz erimeye devam ettiğinden iklim değişikliğinden de kaynaklanıyor. Daha süratli akışların olumlu tesirleri de olabilir; daha fazla besin hususunun taşınmasına ve balıkların daha süratli göç etmesine imkan sağlar. Fakat ırmaklardaki tüm değişimler iyi değildir, zira daha süratli akış oranları tortu taşınımını kötüleştirir ve hidroelektrik planlarını sekteye uğratabilir.
Gleason, bundan sonraki adımlarının, ırmak akışlarının neden bu kadar süratli değiştiğini tam olarak belirlemek ve buna cevap vermenin bir yolunu bulmak olduğunu söylüyor. Şayet iyi bir karşılık bulamazsak, iklim değişikliği kötüleştikçe önümüzdeki birkaç yıl içinde daha da önemli değişiklikler görmeye devam edebiliriz.