Türkmenistan’ın simgesi haline gelen dev ateş çukurunda alevler son bir yılda üç kat azaldı. Yarım asırdır geceyi aydınlatan bu devasa yangının zayıflaması sevindirici görünse de, bilim dünyası sönme ihtimalinin ardından gelecek tehlikeli gaz bulutu konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor.

Türkmenistan’ın uçsuz bucaksız Karakum Çölü’nde on yıllardır gökyüzünü kızıla boyayan devasa ateş çukuru, bugünlerde sessiz bir dönüşümün eşiğinde. Halk arasında “Cehennem Kapısı” lakabıyla anılan bu ikonik yapı, yarım asırdır kesintisiz devam eden görkemli ışıltısını kaybetmeye başladı.
Uzun yıllar boyunca durdurulamayan ve bölge turizminin merkezi haline gelen alevlerin sönmeye başlaması, ilk bakışta çevresel bir başarı gibi görünse de madalyonun öteki yüzünde görünmez bir tehlike saklı. Bu devasa kraterin hikayesi, aslında bir mühendislik hatasının mirası. 1971 yılında Sovyet uzmanların petrol arama çalışmaları sırasında zeminin çökmesi, yer altında biriken doğalgazı yeryüzüne çıkardı. Zehirli gazın çevreye yayılmasını engellemek isteyen mühendisler, ateşin birkaç haftada söneceğini tahmin ederek çukuru ateşe verdi. Ancak yerkürenin derinliklerinden gelen gaz akışı kesilmedi ve 70 metre genişliğindeki bu boşluk, elli yılı aşkın süredir yanan dev bir meşaleye dönüştü. Türkmenistan devlet yetkilileri, son dönemde kraterin eski parlaklığını yitirdiğini ve alev boylarının önemli ölçüde düştüğünü teyit ediyor.
Görünmez tehlike: Metan gazı sızıntısı
Devlet enerji şirketi Turkmengaz‘a göre, kraterdeki alevlerin şiddeti 2025 yılı verileriyle üç kat azaldı. Hükümet bu değişimi gaz tahliye kuyularına bağlasa da, uydu görüntüleri alevlerin bu müdahalelerden çok daha önce zayıfladığını işaret ediyor. Buradaki asıl problem, ateşin sönmesiyle birlikte ortaya çıkacak sızıntının niteliği. Krater yanarken metan gazı karbondioksite dönüşüyor; fakat ateş sönerse, atmosfere doğrudan ham metan gazı yayılmaya başlayacak. Metan gazı, güneş ısısını hapsetme konusunda karbondioksitten tam 30 kat daha etkili olduğu için bu sönme süreci küresel ısınmayı tetikleyebilir.
Şu anki ölçümler, çukurdan saatte ortalama 1300 kilogram metan sızdığını gösteriyor. Alevlerin tamamen yok olması, görsel bir şölenin sonu olduğu kadar kontrolü zor bir çevre felaketinin de başlangıcı anlamına gelebilir. Bilim insanları, çukurun tamamen sönmemesinin aslında gezegen için şu anki en güvenli senaryo olduğunu savunuyor. Bu nedenle Türkmenistan’ın çölde yaktığı bu dev meşale, sadece bir turist mıknatısı değil, aynı zamanda tehlikeli bir gazın filtrelenme yöntemi olarak varlığını sürdürüyor.