Apollo döneminden 50 yıl sonra Ay yüzeyine inecek astronotlar, modern teknolojinin gölgesinde beklenmedik bir yükle karşı karşıya. Tasarlanan yeni nesil zırhlar, Dünya ağırlığıyla 130 kiloyu aşarak efsanevi Armstrong kıyafetlerini bile geride bıraktı.
NASA, yıllardır süregelen katı kurallarını ve bitmek bilmeyen bürokrasiyi astronotların cebindeki teknoloji için esnetme kararı aldı. Artemis II ekibi, Ay yörüngesine giderken yanlarında kişisel akıllı telefonlarını da taşıyabilecek.
NASA, astronotların uzaya telefon götürmesine izin vermeye başladığını açıkladı. Martta 4 astronotu Ay yörüngesine götürecek Artemis 2 görevinde de astronotlar telefonlarını yanında götürüp fotoğraf ve video çekebilecekler.
Astronotların MR görüntülerini inceleyen bilim insanları, uzayda geçirilen sürenin beyin yapısını bozduğunu ve bu etkinin Dünya’ya dönüşten sonra da devam edebildiğini belirtiyor. Peki ama bu bulgu, Mars'ta koloni kurmak için hazırlandığımız bugünlerde planları nasıl etkileyecek?
50 yıl aranın ardından Ay'a gidecek ilk ekip, fırlatma provası için sahaya indi. Ancak asıl sürpriz, astronotları rokete taşıyan araçta yaşandı. NASA'nın elektrikli araç planı suya düşünce, devreye Amerikan uzay tarihinin tanıdık bir markası ve Boeing’in karavanı girdi.
Görev kontrolü, ISS'teki mürettebatı Güneş lekelerinden gelen parçacıkların yüksek radyasyon riskine karşı uyardı. Önleyici tedbir olarak, Rus kozmonotlar Oleg Platonov, Sergey Ryzhikov ve Alexey Zubritsky, fırtına süresince daha korunaklı bir alana yerleşti.
Uluslararası Uzay İstasyonu’nda mikrop sayısının olması gerekenden az olduğunu ve aslında bunun olumlu değil olumsuz bir şey olduğunu söylesek? İlk etapta kulağa hayli mantıksız gelse de bilim bu görüşleri aksine çeviriyor.
Boeing'in Starliner aracında yaşanan sıkıntılar sonrasında 9 ay uzayda mahsur kalan iki astronot, bu süre içinde bilimsel keşiflere çok önemli katkılarda bulundu. Şu Anda ise, uzun bekleyişin akabinde Uluslararası Uzay İstasyonu'ndan ayrıldılar ve Florida'nın sıcak topraklarına adım atmaya hazırlanıyorlar.
Uyumak, kahvaltı yapmak, elleri yıkamak, dişleri fırçalamak ya da tuvalete gitmek. Bunlar her birimizin gündelik en temel gereksinimlerinden ve alışkanlıklarından kimileri. Fakat astronotlar için tüm bunlar başlı başına zorlu.
Uluslararası Uzay İstasyonu'nun sterilize edilmiş ortamının, astronotların mikrobiyal çeşitlilikten mahrum kalmasına ve sağlık sıkıntıları yaşamalarına neden olabileceği hiç aklınıza gelir miydi?