1945 yılında iki denizaltı arasında yaşanan ve tek bir torpidoyla biten meşhur savaş, aradan geçen 80 yılın ardından devasa bir çevre krizine yol açtı. Norveç hükümeti, deniz tabanına sızan tonlarca zehirli maddeyi engellemek için Çernobil benzeri bir yöntemle mühürleme işlemine güveniliyor.
Elimizi suya soktuğumuzda ıslanma hissini hemen fark ederiz, ancak bu duyum aslında beynimizin yaptığı bir yorum. Peki, bu his nasıl ortaya çıkıyor ve neden bazen ıslak bir şeyin yokluğunda bile ıslaklık hissediyoruz?
Füzyon enerjisi üzerine çalışan bir girişim, cıva-198 izotopunu kullanarak altın üretmenin teorik olarak mümkün olduğunu savunuyor. Bu fikir, enerji üretiminin yanında ekonomik geri dönüş hedefini de gündeme taşıyor.
“Denizden babam çıksa yerim” diyenler burdaysa, onlara kötü bir haberimiz var. Ne yazık ki iklim değişikliği, deniz ürünleri tüketimini neredeyse 2 kat daha riskli hâle getiriyor.
Ton balıkları, çok süratli hareket etmeleriyle ve kendinden küçük balıkları avlamalarıyla bilinir. Fakat bu canlıların, bizi bir miktar endişelendiren bir özelliği vardır. O da yüksek oranda cıva içermeleri.
Üstte gördüğünüz bu uydu manzarası, Dünyamızı parıl parıl parlarken göstermesi açısından sizi büyülemiş olabilir. ama aslında bu manzaranın altında, büyük problemler ve büyük trajediler yatıyor.