Sigarayı bırakma umuduyla "daha güvenli" denilen elektronik cihazlara sığınanları büyük bir şok bekliyor. Sidney’den gelen son bilimsel veriler, bu buhar makinelerinin akciğer ve ağız dokusunda geri dönüşü olmayan hasarlar bıraktığını ve kanser hücrelerini doğrudan tetiklediğini kanıtladı.
1951 tarihli gizli bir belge, ABD istihbaratının Sovyetlerin kanser ve parazitler arasındaki benzerlikleri inceleyen araştırmalarını yakın takibe aldığını kanıtladı. Tümörlerin oksijensiz ortamda nasıl hayatta kaldığını açıklayan bu çarpıcı rapor, tıp dünyasında yeni bir tartışma başlattı.
Vücudun hemen her noktasında görülebilen kanser hücresi, neden kalbe uğramıyor? Tıp dünyasının yıllardır üzerinde durduğu bu durumun arkasında, kalbin hücre bölünme hızındaki şaşırtıcı bir detay yatıyor. İşte hayati organımızı koruyan o görünmez savunma hattı.
Yaklaşık 200 ülkede incelenen 19 milyon kanser vakası, teşhislerin üçte birinden fazlasının hep aynı nedenlerden ortaya çıktığını söylüyor. Ve bu nedenler, değiştirilebilir alışkanlıklarla doğrudan bağlantılı...
Robert Koch Enstitüsü, Dünya Kanser Günü öncesinde toplumun geleceğine dair sarsıcı rakamlar paylaştı. Almanya’da yaşayan erkeklerin neredeyse yarısı, kadınların ise büyük bir bölümü hayatının bir noktasında kanser tanısı alacak.
Yeni klinik veriler, kişiselleştirilmiş mRNA aşılarının yüksek riskli cilt kanserinde standart tedaviye eklendiğinde nüks ve ölüm riskini belirgin biçimde düşürdüğünü ortaya koyuyor. Gözler şimdi daha geniş çalışmalarda.
Yeni bir araştırmaya göre, saç kökleri maruz kaldığı strese göre ya beyazlayıp kontrolsüz çoğalmayı durduruyor ya da rengini koruyup kanserli tümör oluşumuna izin veriyor. Bu bulgu, saç beyazlamasını ve cilt kanserini birbiriyle bağlantılı olaylar olarak yeniden tanımlıyor.
Yeni araştırma, soya fasulyesi yağı, ördek eti ve kanola yağı dahil olmak üzere günlük beslenmemizde yer alan bazı gıdalarda kansere neden olan PAH kimyasallarının gizlendiğini ortaya çıkardı. Özellikle yüksek ısıda pişirme yöntemleri, tehlikeyi katlıyor.
Meme, böbrek ve lösemi gibi obeziteyle bağlantılı beş kanser türü, hem genç hem de yaşlı yetişkinlerde yükselişte. Bu durum, tüm nüfusu etkileyen ortak bir risk faktörüne odaklanılması gerektiğini, aksi takdirde yanlış hedeflere yoğunlaşılacağını gösteriyor.
Saç beyazlaması, yıllardır sadece estetik bir kaygı olarak görülüyordu, ancak yeni bir araştırma ezber bozdu. Kök hücrelerin DNA hasarına tepkisi incelendi ve grileşmenin, melanom gibi cilt kanseri riskine karşı vücudun uyguladığı doğal bir "tahliye" mekanizması olabileceği ortaya kondu.
Kanser alanındaki çalışmalar, son yılların en büyük atılımlarından birine imza attı. Yeni geliştirilen ve "süper adjuvan" olarak adlandırılan nanopartikül tabanlı aşı, bağışıklık sistemini iki farklı kolda birden aktive ederek, tümör öldürücü hücrelerin yoğun bir şekilde harekete geçmesini sağlıyor.