Doğu Asya kökenli Joro örümcekleri, rüzgarı kullanarak kilometrelerce uçabiliyor. ABD'de hızla yayılan ve insan eli büyüklüğüne ulaşan bu canlılar, dondurucu soğuklara bile direnç göstererek yeni bölgeleri ele geçiriyor. Peki, bu dev istilacılar insanlar için gerçekten tehlikeli mi?
Birçok insan için kabusa dönüşen örümcek korkusunun arkasında yatan biyolojik gerçekler gün yüzüne çıktı. Yapılan araştırmada, insanların akrep ve kırkayak gibi canlılara bakabildiği ancak örümcek gördüğünde bakışlarını hemen kaçırdığı ve ağdaki örümceği daha güvenli bulduğu saptandı.
Dev altın ipek örümceklerinin ağları, insan yapımı malzemelerden bile daha sert ve esnek bir iplikten oluşuyor. Bu ağlar, küçük kuşları değil, yarasaları yakalayacak kadar güçlü. Bilim insanları, bu olayın diğer omurgalıları avlayan büyük örümcekler düşünüldüğünde o kadar tuhaf olmadığını söylüyor.
Büyüklüklerinin beş katı avları hedefleyebilen "balıkçı örümcekler", yalnızca su yüzeyindeki titreşimleri algılayarak pusu kuruyor. Antarktika dışında her kıtada varlıkları kanıtlanan bu türlerin, balığı neden tercih ettiği sorusu ise hala bilim dünyasını meşgul ediyor.
Örümceklerin kısa ömürlü canlılar olduğu düşünülür, ancak Avustralya'da yaşayan bir dişi tuzak kapılı örümcek, bu bilgiyi tamamen altüst etti. "16 Numara" adıyla bilinen bu örümcek, öldüğünde inanılmaz bir rekor kırdı.
Her fosil bir hikaye anlatır, ama bu hikaye gerçekten sıradışı. Milyonlarca yıl önce Avustralya'nın yeşil ormanlarında yaşayan dev bir örümcek, şimdi bilim dünyasına kendi varoluş gizemini fısıldıyor. Peki bu dev yaratık bize neyi anlatmaya çalışıyor?
Tabiatta o denli canlılar var ki sadece hayata tutunmakla kalmıyorlar. Bunun yanında bilim beşerlerine ilham veriyor ve geleceğin teknolojilerinin şekillenmesine katkı sağlıyorlar. Pekala nasıl? dediğinizi duyaryiz.
Bilim insanları, Kuzey İrlanda'da örümceklerin beyinlerini ele geçiren ve onları zombileştiren yeni bir mantar keşfettiler. Bu mantar cinsine "Gibellula attenboroughii" ismi verildi.
Tabiatın en küçük lakin en tesirli mimarlarından olan örümcekler, farklı formlarda ve boyutlarda ağlar örme yeteneğine sahip. Pekala bu ağlar ile ilgili daha önce hiç duymadığınız birtakım gerçekler olduğunu söylesek?
En son bir örümceğin insanı öldürmesi hadisesi, 1981’de kayıtlara geçti. Bunun yanı sıra örümcekler pullu, yapışkan, fazla tüylü de değiller. Tüm bunlara karşın neden onlardan korkuyoruz? Yanıtı, tahmin ettiğinizden çok daha eskiye dayanıyor.