Telefonların konuştuklarımızı dinlediğine dair yaygın bir kanı var. Pekibu ne kadar gerçek. İyi haber; hayır dinlemiyorlar. Kötü haberse, reklam göstermek için bizi dinlemeye gereksinimleri bile yok…

Muhtemelen hepimiz ne yesek diye konuşurken ya da çevremizdekilerle tatil planı yaparken, tam da konuştuğumuz bahis ile ilgili telefonumuzda bir bildiri ya da reklam görmüşüzdür. Bu “rastlantılar” arttıkça, doğal olarak, telefonlarımızın bizi gizlice dinlediklerine dair teoriler de artıyor.
Ancak emin olun, bu reklamları almanızın sebebi telefonunuzun sizi dinlemesi değil. Çünkü sizi dinlemesine gerek yok ve esasen sizin müsaadenizle gereğinden fazla bilgi alıyor.
Benzer bir olay, Twitter’da neden diş macunu reklamları aldığına dair açıklamasını Instagram’da paylaşılan Robert G. Reeve‘in de başına geldi. Zımnilik teknolojisi uzmanı, annesinin evinde bir hafta kaldıktan sonra, marka hakkında hiç konuşmamasına ya da Google’da arama yapmamasına karşın, kullandığı bir diş macunu markası için özel reklamlar almaya başladığını anlattı.
Birkaç gönderiye bölünmüş açıklamasında, tüm akıllı telefon uygulamalarınızın telefonlarımızdan büyük ölçüde bilgi topladığını ve veri toplayıcıların bunları bir araya getirmek için para ödediğini belirtiyor.
Bu bilgilerin arasında, örneğin konumunuz, demografik bilgileriniz, aynısiz aygıt kimliğiniz ve bir mağazada kullandığınız indirim kodu şeylerin bulunduğu muazzam bir data kümesi yer alıyor.
Hizmet kaideleri ve saklılık siyasetinde tüm data paylaşım şartlarını kabul etmenizin akabinde, satın aldığınız ya da kaydolduğunuz her şeyin birbirine bağlanması mümkün. Fakat, telefonunuz düzenli olarak öbür bir telefonla aynı GPS pozisyonundaysa, data toplayıcılar bunu da dikkate alıyor.
Ardından, düzenli olarak iletişim halinde olduğunuz bireylerin ağını yeniden oluşturmaya başlarlar ve reklam verenler, ilgi alanlarınız, satın alma ve tarama geçmişiniz ile etrafınızdaki bireyler arasında çapraz ilişki kurabilir.
Başka bir deyişle, aileniz, arkadaşlarınız ve hatta iş arkadaşlarınız etrafınızdaki insanlara göre size farklı reklamlar göstermeye başlar.
Bu yüzden, sizin ferdî olarak ilginiz olmasa da, o esere ilgi duyabilecek birini tanıdığınızı ve düzenli iletişim halinde olduğunuzu bildiği için size bu reklamları gösteriyorlar. Yani, aslında telefonlarımıza çok düşünmeden verdiğimiz bilgiler, doğru anda konuşmalarımızı dinleme yeteneğine göre çok daha ucuz ve çok daha güçlü.
Robert’in “defalarca çürütülmüş” bir “komplo teorisi” olduğunu söylediği şekilde sosyal medya uygulamalarımız bizi “dinlemek” yerine, “sadece” attığınız adımdan yaptığınız alışverişe kadar pek çok farklı bilgiyi içeren, bir araya getirdikleri meta dataları karşılaştırıyor.
Apple’ın iOS 14 özelliği artık mikrofonunuz ya da kameranız her açıldığında bunu bilmenizi sağlıyor. Telefonunuzun mikrofonuna yakın vakitte erişildiğinde, ekranın sağ üst köşesinde küçük turuncu bir nokta beliriyor. Kameranız kayıt yapıyorsa bu ışık yeşil yanıyor.
Uygulamalarınızın sizi dinleyemediğinden emin olmak istiyorsanız, ayarlar uygulamasını açın ve kapalılığa dokunun. Akabinde, mikrofona ya da kameraya tıklayın ve mikrofonu ya da kamerayı kullanmadığınız tüm uygulamalar için kapatın. Fikrinizi değiştirir ve müsaadesi geri vermek isterseniz, aynı adımları uygulamanız ve seçimlerinizi açmanız kâfi.
Android kullanıcıları ise şahsî, kapalılık ve güvenlik ve akabinde Uygulama İzinleri’ne dokunarak ayarlarınızda benzer adımları uygulayabilir.