enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,1976
EURO
55,2771
ALTIN
6.536,63
BIST
12.374,26
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
22°C
İstanbul
22°C
Az Bulutlu
Perşembe Çok Bulutlu
20°C
Cuma Açık
22°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
24°C
Pazar Çok Bulutlu
22°C

Tibet buzullarının altında 128 bin yıllık bir iklim arşivi saklanıyor

Tibet’teki Guliya Platosu’ndan çıkarılan iki buz çekirdeği, bölgedeki buzun en az 128 bin yıl öncesine uzandığını ortaya koydu. Böylece kutup bölgeleri dışındaki en eski sürekli buz kayıtlarından birinin yaşı yaklaşık 100 bin yıl geriye çekildi.

Tibet buzullarının altında 128 bin yıllık bir iklim arşivi saklanıyor
07.10.2026 13:40
3
A+
A-

Tibet’teki Guliya Platosu’ndan çıkarılan buz çekirdekleri, bilim insanlarını daha önce ulaşamadıkları bir döneme götürdü. Yeni analizlere göre buradaki buz tabakalarının geçmişi en az 128 bin yıl öncesine uzanıyor. Böylece bölgedeki bilinen en eski buzun yaşı yaklaşık 100 bin yıl geriye çekilmiş oldu.

Kuzeybatı Tibet’te bulunan Guliya, kutup bölgeleri dışında bu kadar eski ve sürekli donmuş buz katmanlarının korunabildiği sıra dışı noktalardan biri. Buzun içine hapsolan gazlar ve kimyasal izler de Dünya’nın eski iklimine ilişkin ayrıntıları bugüne taşıyan doğal bir arşiv niteliğinde.

Ohio Devlet Üniversitesi’nden buzul bilimciler, 1992 ve 2015 yıllarında bölgeden çıkarılan yaklaşık 310 metre uzunluğundaki iki buz çekirdeğini inceledi. Buz içindeki oksijen izotoplarının dağılımı, çevredeki mağaralarda oluşmuş sarkıtlardan elde edilen kayıtlarla karşılaştırıldı. Sonuç, Guliya’daki buzun en az 128 bin yıl önce oluştuğuna işaret ediyor. Bu dönem aynı zamanda modern insanların Afrika dışına yayılmaya başladığı zaman aralığıyla örtüşüyor.

Kutup dışındaki en eski kayıtlardan biri

Guliya’yı önemli kılan yalnızca buzun yaşı değil. Kutup bölgeleri dışındaki dağlık alanlarda böylesine eski bir buz çekirdeği kaydı henüz başka bir yerde bulunmuş değil. Karşılaştırma için Peru’daki Huascarán buzullarından elde edilen kayıtlar yaklaşık 30 bin yıl öncesine kadar gidiyor. Guliya ise bunun çok daha ötesine geçerek son Buzul Çağı’nın öncesine ulaşan bir zaman dilimini kapsıyor.

Buz örtüsünün kenarlarından alınan örnekler de daha yakın geçmişe ilişkin izler taşıyor. Bu bölümlerde, yaklaşık 11 bin 700 yıl önce sona eren son Buzul Çağı’ndan kalma buz parçalarının hala korunduğu belirlendi.

41 bin yıl önceki manyetik değişimin izi de buzda

Buz çekirdekleri yalnızca sıcaklık değişimlerinin kaydını tutmuyor. Atmosferde meydana gelen bazı büyük olaylar da kimyasal izler bırakarak katmanların içine işlenebiliyor. Araştırmacılar 187 metre derinlikte berilyum-10 ve klor-36 adlı radyoaktif izotoplarda belirgin bir artış saptadı. Tarihlendirme, bu sıçramayı yaklaşık 41 bin yıl önce gerçekleşen Laschamp jeomanyetik olayıyla aynı döneme yerleştiriyor.

Laschamp sırasında Dünya’nın manyetik alanı ciddi biçimde zayıflamış, bunun sonucunda atmosfere ulaşan kozmik ışın miktarı artmıştı. Guliya buzundaki radyoaktif izotop artışı da bu olayın bıraktığı kimyasal kayıtlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Binlerce yıllık kayıtlar erime riski altında

Dünyadaki en eski buz Guliya’da bulunmuyor. Doğu Antarktika’daki Allan Hills bölgesinde yaklaşık 6 milyon yıllık buz örnekleri mevcut. Tibet’teki bulguların önemi ise kutup bölgeleri dışındaki buzullar arasında bu kadar eski bir kayda ulaşılmasından kaynaklanıyor.

Bu arşivlerin geleceği ise giderek daha da belirsiz bir hal almaya başladı. Artan sıcaklıklar, Guliya Platosu’ndan Alpler’e ve And Dağları’na kadar birçok yüksek dağ buzulunu hızla küçültüyor. Benzer bir tehlike California’daki Sierra Nevada’da da görülüyor. Yaklaşık 30 bin yıldır varlığını sürdüren bazı buzullar yok olma riskiyle karşı karşıya.

Buzullar eridiğinde kaybedilen yalnızca donmuş su olmayacak. İçlerindeki gaz kabarcıkları, izotoplar ve kimyasal kalıntılar da geçmiş iklimlere ait geri getirilemeyecek kayıtları beraberinde götürüyor.

ETİKETLER: , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.