Togg’un 13,7 milyar TL zarar ettiği haberleri, sosyal medyada infial yarattı. Pekala Togg cephesinde neler yaşanıyor? Bu olay, neden hiç yok yere sosyal medya lincine dönüştü?

Türkiye’nin Arabası Teşebbüsü Grubu (Togg), geçtiğimiz günlerde çok önemli bir mesele ile gündem oldu. Oksijen’in yayımladığı özel habere göre Togg, 2024 yılında 13,7 milyar TL zarar etmişti. Bu dudak uçuklatan sayı, bilhassa de sosyal medyada herkesin kendi tezini ileri sürmesine neden oldu. Bazıları bu sayının abartılı olduğunu söylüyor, bazıları hükûmetin diğer ülkelere Togg T10X armağan etmesini sebep olarak gösteriyordu.
Peki Togg’un 2024’te 13,7 milyar TL zarar ettiği iddiası nitekim doğru olabilir mi? Sayı doğruysa neden bu türlü bir şey yaşanıyor? Gelin bu sıkıntıyı enine uzunluğuna irdeleyelim.
Togg’un bilanço ile ilgili resmî açıklaması yokken 13,7 milyar TL zarar nasıl tespit edildi?

Togg, halka arz edilen bir firma olmadığı için bilanço yayımlamıyor. Fakat Togg’un iştirakleri arasında yer alan Turkcell’in 2024 yılına ilişkin yayımladığı mali durum raporu, Togg’un finansal durumu ile ilgili bilgi edilmesini sağlamış durumda. Raporda Turkcell, 2024 yılında Togg faaliyetlerinden kaynaklı olarak 3 milyar 162 milyon 643 bin TL zarar etmiş aynıi görünüyor.
İşte Turkcell’in yayımladığı raporun ekran imgesi:

*Yukarıdaki tabloya buradaki ilişki üzerinden ulaşabilirsiniz.
Oksijen, yayımladığı haberde Togg’un yüzde 23’lük hissesinin Turkcell’de olduğunu belirtiyor. Buradan yola çıkarak da Togg’un 2024 yılındaki durumunun -13,7 milyar TL olduğu sonucuna ulaşıyor. Yapılan hesapta itiraz edilecek bir şey yok gibi görünüyor. Meslektaşlarımız, çok mantıklı açıklamalarla Togg’un ne kadar zarar ettiğini tespit etmiş durumdalar. Yani evet, Togg, bu hesaba göre nitekim 13,7 milyar TL zarar etmiş olabilir.
Ancak bu zarar, Togg batıyor demek değil!

Gelelim sosyal medyadaki Togg lincine. Açık konuşmak gerekirse Togg için bu türlü bir linç kampanyası yürütülmesine hiçhiç gerek yoktu. Zira otomotiv sektörü üzerine çalışan bir firmanın ilk yıllarında zarar etmesi, beklenen bir durumdur. Pekala neden? Gelin biraz Togg’un rakiplerine bakalım.
Önce Tesla’nın durumuna bakalım
Togg’un Türkiye pazarında en bilindik rakiplerinden birisi hiç elbet Tesla. Sonuçta her iki firma da doğuşlarından itibaren elektrikli arabalar üretmeyi amaçladılar. Tabii Tesla, 2003 yılında kuruldu ve geçen 22 senede çok çok önemli işler yaptı. Markanın 2008 yılında duyurduğu ilk arabası “Roadster“, o yıllar için yeni bir devranın başlangıcı olarak kabul edilmişti.

Ancak Tesla da Togg’un geçtiği yollardan geçti. Şirket, tam 10 yıl boyunca çok büyük ziyanlar etti. Ve bugün dünyanın dört bir yanında milyonlarca hayranı olan Tesla, kurulduktan 10 yıl sonra ilk defa kâr açıkladı. Mayıs 2013’te o yılın ilk çeyreğine ilişkin mali durum raporunu yayımlayan şirket, tarihinde ilk defa bir çeyrek dönemi kârla kapatmıştı. Tesla’nın o dönem açıkladığı kâr ise 11,2 milyon dolardı.
The Verge’ün o dönem Tesla için attığı manşet: “Tesla, 10 yıllık tarihinde ilk defa kâr etti”

*İlgili habere ulaşmak için buradaki ilişkiyi kullanabilirsiniz.
Peki sonra ne mi oldu dersiniz? Tesla, 2013’ün ilk çeyreğinden sonra zarar açıklamaya devam etti. Şirket, yıllık bazda hep para kaybediyordu. Ta ki takvimler, 2020 yılını gösterene kadar. Tesla, 2020 yılında ilk defa bir yılın tamamını kârla kapatmıştı. 2019 yılının tamamında 862 milyon dolar zarar eden Tesla, 2020 yılını 721 milyon dolar kârla kapatmayı başarmıştı.
The Wall Street Journal’ın Tesla manşeti: “Tesla, ilk defa tam yıl kâr etti”

*İlgili habere ulaşmak için buradaki ilişkiyi kullanabilirsiniz.
Şimdi tüm bunları bir kenara bırakalım ve kısaca Cybertruck’a bakalım. Firmanın 2023 yılının sonlarında resmî olarak satmaya başladığı araba, 2024’ün üçüncü çeyreğinde ilk defa kâr eder hâle geldi. Yani hâlihazırda kâr eden bir firma, ürettiği yeni bir model nedeniyle bile pekâlâ zarar edebiliyor.
Bir de BYD’nin durumunu konuşalım

Bugün dünyanın en çok elektrikli araba satan firmalarının başında gelen Çinli BYD, 1995 yılında kuruldu. O periyotlar daha çok şarj edilebilir batarya işi ile uğraşan BYD, 2005 yılında ilk içten yanmalı arabası F3’ü piyasaya sürdü. Şirketin elektrikli araba teşebbüsleri ise 2008 yılı itibarıyla resmen başladı. O yıl Warren Buffett’ın yatırım şirketi Berkshire Hathaway’den 230 milyon dolar yatırım toplayan firma, buna paralel olarak ilk şarj edilebilir hibrit otomobili F3DM’yi piyasaya sürdü. Firmanın Togg’a kıyasla ne kadar büyük olduğunu oturup düşünmek gerek…
Xiaomi’de de durum farklı değil!

Elektrikli araba sektöründe çok yeni olan Çinli teknoloji devi Xiaomi de herkesi mest eden arabası SU7 nedeniyle zarar eden firmalardan bir tanesiydi. Hatta şirket, geçtiğimiz yıl bu husus ile ilgili bir açıklama yapmış ve sattığı her bir SU7’den 9.200 dolar zarar ettiğini duyurmuştu.
Xiaomi’nin açıklamasını ayrıntılıca incelemek isterseniz:
Peki araba üreten firmalar, neden başlangıçta zarar ediyorlar?
Otomotiv sektörü üzerine çalışan firmaların bu ortak mukadderatı yaşamaları, aslında bu sektörün kendisiyle ilgili. Bir araba üretiminin en zor olduğu dönem, hiç elbet başlangıç periyodudur. Çünkü firmalar, üretime başlayana kadar esasen çok büyük paralar dökmek zorundadırlar. Fabrikaların yapılması ve üretim sınırlarının kurulması, milyonlarca dolara mâl olan süreçlerdir. Tabii işin bir de Ar-Ge boyutu var. Bugün neredeyse her kesimdeki en büyük sarfiyat kalemi Ar-Ge’den kaynaklanır.

Öte yandan; firmaların bu bölüme girdiği ilk zamanlardaki tüketici davranışlarını da göz gerisi etmemeliyiz. İnsanlar, yeni kurulan ya da ülkemize yeni gelen markalara ilk evrede aralı oluyorlar ki burada da yadırganacak bir şey yok. Vatandaşların ekmek alır otomobil alma lüksleri olmadığından bakım maliyetleri, servis ağı yaygınlığı, kolay satabilme gibi kriterleri göz önünde bulundurdukları gerçeğinden uzaklaşmak, doğru bir yaklaşım değil. Ve elbette Togg, doğuştan elektrikli. Şimdi pek çok kişi, yerli bile olsa elektrikli arabalara sıcak bakmıyorlar.
Tüm bunları bir araya getirdiğimizde Togg’un zarar etmesinin şaşırtan olmadığını, hatta bunun yıllar boyunca sürebileceğini rahatlıkla dile getirebiliriz. Hâl böyleyken firmaya sosyal medya linci başlatmaya hiç gerek yok.