Xiaomi, geçtiğimiz ay duyurduğu elektrikli spor arabası SU7 Ultra ile yeni bir rekor kırdı. Ayrıyeten yeni otonom sürüş sistemi duyuruldu.

Elektrikli araba dünyası günden güne büyümeye devam ederken, Çinli şirketlerin pazardaki hissesini göz arkası etmemek mümkün değil. Bilhassa Xiaomi tarafından geliştirilen ve tanıtılan Xiaomi SU7 modellerine ek olarak duyurulan SU7 Ultra, yüksek performansı ve spor görünümü ile beğenileri kazandı. Bugün Xiaomi CEO’su Lei Jun tarafından yapılan açıklamalarla birlikte aracın kendi rekorunu kırdığı belirtildi. İşte Xiaomi SU7 Ultra rekor ayrıntıları.
Xiaomi SU7 Ultra, 359.71 km/s sürate ulaştı
Geçtiğimiz ay resmi tanıtımı yapılan ve yaklaşık 10 dakika içerisinde 3 bin 680 iade edilebilir ön satışa ulaşan SU7 Ultra, Guangzhou Oto Fuarı’nda Lei Jun’un açıklamalarına göre yeni bir rekor sürate ulaştı. CATARC Yan Cheng Automotive Proving Ground’da yapılan testlerle birlikte SU7’nin azamî suratı 359.71 km/s olarak belli oldu.
Lei’ye göre bu oran SU7 Ultra’nın gerçek azamî suratı değil test alanındaki suratı olarak kayda geçti. Yani bu açıklamalardan anladığımız üzere Xiaomi’nin sunmak istediği gerçek sürat daha da yükseklere ulaşması olacaktır. Firmanın planlarına göre önümüzdeki yıl elektrikli spor araç, Çin’deki yarış pistlerine katılacak.
Ayrıca SU7 Ultra’nın Almanya’nın meşhur Nürburgring pistinde de uzunluk göstermesinin planladığı duyuruldu. Aracın prototipinin altı dakika ve 46.874 saniye içerisinde bir çeşidi tamamladığı yerde totalde 324 kilometre sürate ulaşmayı başarmıştı. Yani yeni süratle birlikte kendi rekorunu kıran araç, önümüzdeki yıl yapılacak denemelerde daha yüksek suratlara ulaşacaktır.
En süratli dört kapılı araç olarak kayıtlara geçen araçla birlikte fuarda Xiaomi tarafından yeni teknolojilerden biri daha tanıtıldı. Lei Jun’un yaptığı açıklamalarla birlikte Hyper-Autonomous Driving (HAD) sistem yani otonom sürüş sistemi de duyuruldu. 16 Kasım itibariyle testlere başlanacak sistemin önümüzdeki ay sunulması planlanıyor.
Xiaomi, yeni sistemin dar alanlar, ağır kavşaklar, ve engelli yollar benzeri karmaşık ortamları algılayıp şoföre bildirdiğini belirtiyor. “Görüntü-Dil Modeli” (VLM) aracılığıyla da yeni otonom sürüş sistemi, engebeli yol yüzeyleri, inşaat bölgeleri ve T kavşakları benzeri alanlarda daha iyi performans gösterecek.
Peki siz bu husus hakkında neler düşünüyorsunuz? Niyetlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.