Bilim insanları, ChatGPT’nin her bir karakteri yönettiği sanal bir dünyada yapay zekâyı teste soktu.

OpenAI’ın viral sohbet botu ChatGPT hala verdiği yanıtlarla bizi şaşırtmaya devam ediyor. Yapay zekâ robotunu çeşitli rollere sokabiliyor ve bu rol bağlamında kendisinden karşılıklar bile alabiliyoruz. Pekala, ChatGPT tarafından yönetilen sanal bir dünya nasıl gözükürdü?
Bu sorunun yanıtı, Stanford Üniversitesi ve Google araştırmacıları tarafından verildi. Bilim insanları, 25 sanal karakteri ChatGPT’nin idaresine bıraktı, bu karakterlerin her biri sanal bir dünya içinde bir gün yaşadı. Garip bir şekilde, ortaya çıkan sonuçlarda kaotik bir durum gözlemlenmedi.

Amacı “insan davranışının inandırıcı simülakrları” oluşturmak olan araştırmada görseller, karakterler arasında geçen konuşmaların görsel temsili. Bu dünyada karakterler fizikî hareket etmiyor, sadece metin ile olaylar gelişiyor.
ChatGPT’nin denetim ettiği 25 karakterin her biri kendi kişiliğine ve kimliğine sahip idi. Bu karakterler arasında John ve John’un oğlu Eddy gibi karakterler de yer aldı, karakterler arasındaki tüm sohbetler ChatGPT tarafından üretildi ve geliştirildi. Örneğin, John’un karakteri kendisine şu şekilde anlatıldı:
Her bir karakterin olay akışı da buna benzeyengirdilerle başlıyor. Daha sonrasında ChatGPT’den bir sonraki hareketin ne olacağını belirlemesi isteniyor. Bir sonraki hareket ChatGPT tarafından yazılıyor ve bu döngü böylelikle sürüyor.

John’un sabah 8’de uyandığı bilgisinin verildiği bir senaryoda ChatGPT, John’a önce dişlerini fırçalattırıyor, eşini öptürüyor, giydiriyor ve mutfağa götürüyor. John’un olay akışıyla eş vakitli olarak oğlu Eddy’nin de olay akışı geliştiriliyor. Eddy de kalkarak dişlerini fırçalıyor, mutfağa gidiyor.
İkisinin benzeyenortamda, yani mutfakta bulunmasıyla birlikte olayı takip eden deneysel altyapı, ChatGPT’ye bir karakterin bulunduğu ortamda bir öteki karakterin bulunduğunu da söylüyor. Bir sonraki aksiyon istendiğindeyse ortaya şöyle bir sohbet doğabiliyor:
Gün içindeki saat de ChatGPT tarafından her aksiyon sonrasında, o aksiyonun kestirimi mühleti ile ilerletiliyor. Her bir aksiyon sonrasında karakterlere buna aynı komutlar gönderiliyor:
Her bir karaktere verilen bu girdilerle gün tamamlanıyor. Yapılan simülasyonlarda şu an için sırf olumlu insan yansıları alınmış durumda.
Peki bu araştırma ne işimize yarayacak?

Bu sorunun karşılığı, bilim insanlarının araştırmasındaki giriş cümlesinde yatıyor: “İnsan davranışının inandırıcı temsilleri, sürükleyici ortamlardan kişilerarası iletişim için prova alanlarına ve prototip oluşturma araçlarına kadar uzanan etkileşimli uygulamaları güçlendirebilir.”
Bir diğer deyişle buna aynı teknolojilerin geliştirilmesi, hem gerçek hayat hem de sanal dünyada insan – yapay zekâ etkileşimlerini daha gerçekçi düzeye ulaştırabilir. The Simsi bir oyun oynarken tamamen doğal gelişen sohbetler, akıllı cihazlarınızla hakikaten sohbet etmek gibi örnekler verilebilir.