Hepimizin bildiği gibi insanlarda ve hayvanlarda duyma, kulaklar ile sağlanıyor. Fakat bir hayvan hariç! Yunusların sırf kulaklarıyla değil,zamanda dişleri ile de duyabildiklerini söylesek?

Bu bilgi ilk etapta gerçek dışı gibi gelse de aslında doğru. Bilim insanlarının yaptığı uzun soluklu araştırmalar, yunusların yeni yeteneklerini gözler önüne seriyor.
Gelin, böyle bir şeyin nasıl mümkün olabildiğine bakalım.
Yunusların ağzındaki diş sayısı 240’a kadar çıkabiliyor.

Mesela katil balina ismiyle bilinen orkalar 40-56, şişe burunlu yunuslar ise 70-105 arasında gidip gelen diş sayılarına sahip. Bilim insanları ise bu memelilerin çok sayıda dişe sahip olmasının, dişlerinin yemek dışında farklı bir fonksiyonu olup olmadığını incelemeye değer buldu.
Araştırmalar sonucunda, yunusların diş yapısının diğer memelilerden oldukça farklı olduğu görüldü. Örneğin yunuslarda dişleri tutan alveol kemik, diğer hayvanlarda olduğundan daha süngerimsi bir yapıya sahip.
Ayrıca yunusların dişlerini tutan yuvalar da alışılmadık derecede daha büyük ve bu yuvalar, dişlerin daha gevşek durmasına imkan sağlıyor.
Öte yandan araştırmacılar, yunusların aynısiz bir bağ yapısına sahip olduğunu da tespit etti.

Bağın iç katmanındaki lifler, diğer memeliler gibi dişin kökünden yayılıyor fakat dış katmandaki lifler süngerimsi kemiğe, karmaşık bir şekilde nüfuz ediyor.
Yine bu iki katman arasında, öteki bir cinste rastlanmayan uzun hudut lifleri de mevcut. Birtakım liflerin ucundaysa duyusal reseptörlere benzeyen ve elektrokimyasal sinyallerin daha süratli iletilmesini sağlayan yapılar var.
Peki tüm bunlar ne manaya geliyor?

Bilim insanları bu bulgulara dayanarak yunus dişlerinin, çevredeki değişimleri algılamada önemli bir role sahip olduğunu gördü. Dişler, ses dalgalarını algılayan bir anten görevi görüyor ve bu da yunusların, su altında daha iyi duymasına imkan sağlıyor.
Özetle yunuslar, aslında sahip oldukları diş fizyolojisi sebebiyle sadece kulakları ile değil aynı vakitte dişleri ile de işitme duyularını güçlendiriyor.
İlginizi çekebilir: