İzlediğimiz bir şeyden yahut herhangi birinden korktuğumuz zaman, yüzümüz farklı farklı formlara girer. Lakin kimilerimiz endişe dolu bir ifade sergilemek yerine kahkaha atmayı tercih eder. Pekala bunun nedeni nedir?

Korku duygusu, her beşerde farklı yansılara yol açar. Bu türlü bir durumda kahkaha atmak kulağa epeyce garip gelse de aslında rastlanan bir durum.
Gelin, korktuğunuzda neden kahkaha attığınıza bakalım.
Aslında bilim insanları korktuğumuzda bizi neyin güldürdüğünden hâlâ emin değiller fakat hayli ikna edici teorileri var.

En tanınan teorilerden birincisi, gülmenin tabiatı gereği sosyal olduğu varsayımına dayanır. Yani güldüğümüzde esasen çevremizdeki insanlara bir mesaj iletiriz. Uzmanlara göre dehşetli kahkaha, bir teslimiyet ifadesi.
Çünkü bir şeylerden korktuğumuzda ve kahkaha atmaya başladığımızda, aslında teslimiyetçi beden hareketleri sergilemeye başlarız. Ayrıyeten kahkaha, kaygıyı kabul etmek ve çatışmadan kaçınma isteğini iletmenin bir yolu niteliğinde.
İkinci teoriye göre kaygı dolu kahkaha, dehşetin inkarını temsil etmekte.

Yani bir şeylerden korkuyoruz lakin kendimizi ve etrafımızdaki insanları korkmadığımıza, her şeyin yolunda olduğuna ikna etmeye çalışıyoruz. Bunu da istemsizce kahkaha atarak yapıyoruz.
Fizikçi Alex Lickerman’a göre “Kendimize, az önce karşılaştığımız vahim şeyin aslında göründüğü kadar korkunç olmadığını ve buna inanmak için can attığımızı göstermeye çalışıyoruz.”
Lickerman buna, “olgun bir savunma mekanizması” ismini verdi ve bir travmanın o anında ya da sonrasında gülebilmenin hem kendimize hem de diğerlerine, onu kaldırabileceğimize inandığımızı işaret ettiğini ifade etti.
Peki siz de korktuğunuzda kahkaha atan biri misiniz?