enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,5854
EURO
52,9076
ALTIN
6.532,86
BIST
14.029,54
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
20°C
İstanbul
20°C
Hafif Yağmurlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
20°C
Cuma Hafif Yağmurlu
22°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
21°C
Pazar Hafif Yağmurlu
21°C

154 yıllık Hayalet Gemi gizemi çözüldü: Mürettebata aslında ne oldu?

Denizcilik tarihinin en büyük gizemlerinden biri olan kayıp mürettebat vakasında, gemide neden hiçbir hasar oluşmadığı çözüldü. Manchester Üniversitesi araştırmacılarının gerçekleştirdiği deney, okyanusun ortasındaki panik anını ve görünmez tehlikeyi kanıtlıyor.

154 yıllık Hayalet Gemi gizemi çözüldü: Mürettebata aslında ne oldu?
20.05.2026 03:00
2
A+
A-

Atlantik Okyanusu’nun dalgaları arasında, 5 Aralık 1872 günü tamamen sessizliğe bürünmüş bir ticaret gemisi ilerliyordu. Dei Gratia adlı İngiliz gemisinin mürettebatı, Azores Adaları yakınlarında başıboş şekilde süzülen bu teknede ters giden bir şeyler olduğunu hemen fark etti.

Yaklaştıklarında karşılaştıkları manzara, Mary Celeste isimli bu Amerikan gemisinde tek bir insanın bile kalmadığı yönündeydi. Kaptan Benjamin Briggs, eşi, küçük kızı ve yedi kişilik deneyimli mürettebat arkalarında hiçbir iz bırakmadan yok olmuştu. Güverteye ayak basan denizciler, geminin kargosunun açılmamış olduğunu ve insanların özel eşyalarının yerli yerinde durduğunu gördü. Herhangi bir çatışma ya da arbede izine rastlanmaması, bu insan gizemini daha da derinleştirdi. Denizciler sanki bir anda ortadan kaybolmayı seçmişti.

Bu ürpertici olay, yıllar boyunca denizcilik efsanelerinin en popüler malzemesi haline geldi. Akla gelebilecek her türlü ihtimal masaya yatırıldı; isyanlar, salgın hastalıklar, acımasız korsanlar ve hatta doğaüstü varlıklar bu kayboluşun sorumlusu olarak gösterildi. Ancak popüler hikayelerin ötesine geçen modern bilim, yakın zamanda bu asırlık bilmeceyi çözebilecek oldukça mantıklı bir fiziksel açıklama getirdi. Cevap, gizemli güçlerde değil, geminin ambarında saklıydı.

Varillerden sızan tehlike

New York limanından ayrılan Mary Celeste, Avrupa’ya ulaştırmak üzere 1.700’den fazla saf etanol varili taşıyordu. Olay sonrasındaki inceleme kayıtları, bu varillerden dokuz tanesinin tamamen boşaldığını açıkça ortaya koyuyor. Portekiz yakınlarındaki daha sıcak sulara ulaşıldığında, New York’un dondurucu havası geride kalmıştı. Havanın ısınmasıyla birlikte, fırtına endişesiyle sıkı sıkıya kapatılan ambardaki ahşap varillerden sızan yaklaşık 300 galon uçucu etanol, kapalı alanda ölümcül bir gaz bulutuna dönüştü. Çünkü bu madde, 13 dereceyi geçen sıcaklıklarda havayla temas ettiğinde kolayca parlayabilen bir karaktere sahipti. Artık patlamayı tetiklemek için ambar içinde ufak bir kıvılcım bile yeterliydi.

Geçmiş dönemlerde uzmanlar, gemide veya varillerde hiçbir yanma, is ya da kömürleşme izi bulunmadığı için bu ihtimali tamamen reddetmişti. Fakat laboratuvar ortamında gerçekleştirilen yeni araştırma sonuçları bu yaklaşımı temelden değiştirdi. University College London bilim insanlarının 2006’daki çalışmalarının ardından, Manchester Üniversitesi araştırmacıları da gerçek ahşap ve etanol kullanarak bu koşulları yeniden simüle etti.

Okyanus şartlarının ve sıcaklığın birebir uygulandığı bu güncel maket deneyinde, ambarda biriken gazın ateşlenmesiyle saniyeler içinde 2.000 derecelik mavi bir alev topu oluştu ve aynı hızla yok oldu. Tıpkı modern mutfaklarda şeflerin yemekleri yüksek ateşle anlık olarak parlatması gibi, bu yangın da sadece havadaki gazı yaktı. Bu yüzden ahşap yüzeylerde en ufak bir tahribat oluşmadı, geride hiçbir is lekesi bile kalmadı.

Araştırma ekibi, karanlık ambarda aniden parlayan bu devasa mavi ışığın ve basınçla yerinden fırlayan ağır ambar kapaklarının gemidekileri dehşete düşürdüğüne inanıyor. Ne olduğunu kavrayamayan ve geminin havaya uçacağını düşünen Kaptan Briggs ve ekibi, panik içinde hemen kurtarma filikasına bindi. Büyük ihtimalle, ana gemiye bağladıkları halatın kopması sonucu okyanusun ortasında çaresiz kaldılar ve dalgaların arasında kayboldular.

Bilim dünyası yeni bulgular gelene dek temkinli kalmayı seçse de, Mary Celeste efsanesinin arkasında doğaüstü güçlerin değil, ambar tabanındaki kimyasal bir sızıntının olduğu ihtimali artık çok daha güçlü.

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.