1960’lardan sonra bir daha Ay’a ayak basmayı başaramadıkfakat bilim insanları, şimdiden Ay’daki sarsıntıları tespit edebilmek için uydumuzu fiber-optik kablolarla örmenin peşine düştü.

1960’larda Ay’a insan indirmiş olmamıza karşın, uydumuz hakkında bildiklerimiz hala çok az ve daha garibi de, artık Ay’a insan indirecek teknolojimiz yok ve yenisini de geliştirmekte çok zorlanıyoruz. Lakin bilim insanları Ay’dan vazgeçmiş değil.
ABD’deki Woods Hole Oşinografi Enstitüsü araştırmacıları, sismik dalgaları tespit ederek doğal uydumuzun “içini” araştırmak üzere Ay’a fiber optik bir kablo ağı yerleştirilmesini öneriyor.
Seismological Research Letters isimli araştırma mecmuasında yer alan makalede, Ay’ın bileşimini ve iç yapılarını anlamanın, Dünya-Ay sisteminin ve diğer gezegenlerin kökenlerini ve evrimini ortaya çıkarmanın anahtarı olabileceği belirtiliyor. Sismologlar Dünya’da sismik dalgaları tespit etmek için halihazırda fiber optik kablolar kullandıklarından, “Ay’daki Fiber Sismik Ağ”ı teklif edenler, bu teknolojinin benzeyenamaçla Dünya’nın uydusuna da yerleştirilebileceğini düşünüyorlar.
1969-1976 yılları arasında Apollo astronotları tarafından Ay’a yerleştirilen sismometrelerin, Ay’ın Dünya’ya bakan yüzünde binlerce sismik olay tespit ettiği söyleniyor. Bunlar arasında sığ ve derin ay sarsıntılarının yanı sıra meteor çarpmaları da yer alıyor. Tekrar de Ay’ın iç kısmının durumu ve bileşimi birçok kritik soru, Apollo sismik sensörlerinin çok az sayıda olması ve sismik dalgaların Ay’ın üst katmanında güçlü bir şekilde saçılması nedeniyle çözülememiş durumda. Hasebiyle, Apollo dataları Ay’ın çekirdeği hakkında birtakım ipuçları verse de, çekirdeğin boyutu ve özelliklerine ilişkin detaylar hala bulanık. Velhasıl, içeride ne var, bilmiyoruz.
Şimdi ise bu gizemi çözmek için Ay’a fiber kablolar döşenmesi fikri gündemde ama bir sıkıntı var. Fiber-optik kabloların sağlıklı bilgi oluşturabilmesi için yüzlerce kilometre uzunluğunda kabloyu Ay yüzeyine sermek zorundayız. Pekala bunu kim yapacak? Bilhassa de Ay’a gidemediğimiz düşünülürse…