Çocuklarımız patır patır yataktan düşerken biz yetişkinler nasıl oluyor da en derin uykumuzda bile yataktan düşmüyoruz. Kimilerimiz hariç tabii.

Zaman zaman yataktan düştüğümüz olsa da genellikle düşmemek üzerine kurulu bir sistemimiz mevcut.
Çocukların da zamanla öğrendiği bu tecrübenin gelin açıklamasına bir arada bakalım.
Beynimizin gizemli gece nöbeti

Günlük yaşamamızın kaçınılmaz kesimi uyku sırasında beynimiz ve bedenimiz dinlenmeye geçiyor. Fakat bu dinlenme hâli, tamamen hareketsiz kaldığımız manasına gelmiyor. Tam bilakis beynimiz gece boyunca aktif nöbet tutuyor. Uyurken yataktan düşmeme yeteneğimiz de bu etkin nöbetin bir kesimi.
Propriyosepsiyon: bedenimizin içsel GPS’i
Beynimizin, uyurken bile bedenimizin durumunu bilmesine yardımcı olan bir sistem var. İsmi da propriyosepsiyon aslında buna bir nevi altıncı his de diyebiliriz. Propriyosepsiyonu ise bedenimizin uzaydaki pozisyonunu ve hareketini algılamamızı sağlayan içsel bir duyu sistemi olarak açıklayabiliriz.
Sistem, kaslarımızdaki ve eklemlerimizdeki özel sensörler aracılığıyla çalışıyor. Beyin, bu sensörlerden gelen bilgileri daima olarak değerlendiriyor ve bedenimizin istikrarını koruyor.
Uyku basamaklarının kendine has beyin aktiviteleri var.
Derin uyku (NREM) ve REM uykusu olarak bilinen bu etaplar, bedenimizin farklı formlarda dinlenmesini sağlıyor. Derin uyku sırasında, beden tamamen gevşiyor ve kaslar neredeyse hiç hareket etmiyor. Bu etapta, propriyoseptif sistem daha az etkin lakin beyin yeniden de bedenin konumunu denetim ediyor.
REM uykusu sırasında ise hayal görüyoruz ve beyin daha faal. Bu kademede, beynin birtakım bölgeleri, bilhassa motor denetim bölgeleri, daha fazla çalışıyor ve bu da yataktan düşmeyi önlüyor.
Çocuklar yataktan düşmemeyi ne zaman öğreniyor?
Bebeklik döneminde, propriyoseptif sistem şimdi tam olarak gelişmemiş olduğundan çocuklarımız yataktan daha sık düşüyor. Fakat büyüdükçe ve sinir sistemleri olgunlaştıkça yatakta daha güvende kalmayı öğreniyorlar. Bu süreç, hudut sisteminin ve beynin adaptif yeteneklerinin bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor.
Düşmemeyi etkileyen bir diğer faktör ise uyku tertibi ve çevresel şartlar.
Rahat ve inançlı bir yatak da düşme riskini azaltıyor. Düzenli uyku alışkanlığı edinerek de bedenin uyku sırasında kendini daha iyi denetim etmesini sağlayabilirsiniz. Gerilim ve yorgunluk gibi faktörler, uyku kalitesini etkileyerek yataktan düşme mümkünlüğünü arttırabiliyor.
Uyku, gizemli ve büyüleyici bir dünya iken beynimizin bu dünyadaki rolü de her geçen gün bizi daha fazla şaşırtıyor.
İncelemek isteyebileceğiniz diğer içeriklerimiz: